commute
/kəˈmjuːt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"commute" kelimesinin Türkçesi: değiş tokuş etmek mübadele etmek, deiştirmek veya hafifletmek (cezayı), toptan daha ucuza almak (aylık tren bileti v.b'ni), karşılığını ödemek, yerini tutmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldeğiş tokuş etmek mübadele etmek
Geneldeiştirmek veya hafifletmek (cezayı)
Geneltoptan daha ucuza almak (aylık tren bileti v.b'ni)
Genelkarşılığını ödemek
Genelyerini tutmak
Genel(elek) cereyanın yönünü değiştirmek her gün iş ile ev arasında gidip gelmek. commuter her gün işi ile evi arasında gidip gelen kimse.
Tanım
•a regular journey of some distance to and from your place of work
•exchange or replace with another, usually of the same kind or category
Diğer Dillerde
Fransızcacommuter, faire la navette, trajet
İspanyolcaconmutar, distancia pendular, indultar, ir / acudir regularmente, movilizarse a y de la chamba, pendular
İtalyancacommutare, fare il pendolare
Rusçaе́здить, коммутировать, смягчать наказание
Felemenkçependelen
Portekizcecomutar, fazer a jornada (de trabalho)
Japonca通う, 通勤する
İsveççekommutera, pendla, pendling
Lehçedojeżdżać do pracy
Fincekäydä töissä, kommutoida, lieventää, maksaa kerralla, muuntaa, suorittaa kertamaksu
Rumenceface naveta
Macarcaingázik, kommutál, pendlizik
Dancakommutere, pendle
Bulgarcaзаменям, разменям
Katalancacommutar
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *ḱe? Proto-Indo-European *ḱóm Proto-Italic *kom Proto-Italic *kom- Latin con- Latin mūtō Latin commūtōbor. English commute Borrowed from Latin commūtō.
Kelime Ailesi
anticommute
commutability
commutable
commutant
commutation
commutative
commuter
commutive
counter-commute
postcommute
reverse commute
reverse-commute
telecommute
uncommuted
Örnek Cümleler
Screen Daily.
"'The Commuter': Review".
Müzeden bir görünüm
Front of commuter train locomotive with engineer's instruments inside in the Istanbul Railway Museum
Ofise otobüsle gider.
He commutes to his office by bus.
Tom trenle gidip gelir.
Tom commutes by train.
Ben trenle gidip geliyorum.
I commute by train.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.
Five hour commute to work.
Tom okula trenle gidip geliyor.
Tom commutes to school by train.
Okula gidişiniz ne kadar sürer?
How long is your commute to school?
Tom işe otobüsle gidip geliyor.
Tom commutes to work by bus.
Otobüsle ve trenle seyahat ederim.
I commute by bus and train.
Tom işe motorsikletle gidip geliyor.
Tom commutes to work on a motorcycle.
Banliyö treni olarak hizmet ederler.
They serve as commuter trains.