Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bickering

bickering

3 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

a quarrel about petty points

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bütün bu çekişmelere son verelim.
Let's end all this bickering.
Bütün bu sürtüşmeden bıkıp usandım.
I'm sick and tired of all this bickering.
Siz ikiniz atışmaktan vazgeçer misiniz?
Would the two of you quit bickering?
Gerçekten ihtiyacım olan şey sürtüşmeleri bırakmanız.
What I really need is for everyone to just stop bickering!
Şöyle ifade edilir: "Bir hurdalıkta birçok hurda malzeme bulunmaktadır.
‘And,’ he adds, ‘many a hote bickering there was between them thereupon’.
Sırbistan, siyasi çekişmelerin yanında, önemli sorunlarla karşı karşıya.
Apart from political bickering, Serbia faces significant problems.
Bunun yanında grupta iç sürtüşmeler yaşandığı da gelen haberler arasında.
In addition, the group has reportedly been experiencing internal bickering.
Derin bir deneyim olabilecek bir olay yeni bir siyasi çekişme kaynağı oldu.
What could have been a profound occasion instead became another source of political bickering.
Bu tür çekişmelerin sonuçları seçmenler seviyesinde daha belirgin görülüyor.
The consequences of such bickering are mainly at the level of electorate.
Ezeli rakipler olan partiler, aralarındaki siyasi çekişmeyle bölgeye zarar vermişlerdi.
The parties, bitter rivals, have scarred the region with their political bickering.
Türkiye, sürtüşme halindeki iki taraf arasında arabuluculuk faaliyetlerinde lider rol oynadı.
Turkey has played a leading role in mediating between the two bickering sides.
Belgede, siyasi partiler arasındaki sürtüşmelerin diğer hazırlıkları da engellediği belirtildi.
Bickering between political parties had hampered other preparations, it said.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod