be bored

EN → TR

Diğer Dillerde

Almancasich langweilen
Fransızcas'ennuyer
İspanyolcaaburrirse
İtalyancaannoiarsi
Rusçaскуча́ть
Azericedarıxmaq
Felemenkçezich vervelen
Portekizceentediar, estar entediado
Yunancaβαριέμαι
İsveççeha tråkigt, ledas
Lehçenudzić się
Ukraynacaнуди́тися, ну́дитися, нудьгува́ти, скуча́ти
Rumencea se plictisi
Macarcaun, unatkozik
İbraniceהשתעמם
Katalancaavorrir-se
İrlandacabheith dubh dóite
İzlandacaleiðast
Belarusçaнудзі́цца

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
bored
dull
stare at the wall
tire
watch grass grow
watch paint dry
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom çok sıkılacak.
Tom is going to be bored stiff.
Bence Tom sıkılacak.
I think Tom will be bored.
Sıkılmak bir günahtır.
To be bored is a sin.
Tom sıkılmış olabilir.
Tom may be bored.
Sen sıkılmış olmalısın.
You must be bored.
Cemaat sıkılmayacaktır.
The congregation won't be bored.
Tom çok sıkılmış olmalı.
Tom must be bored half to death.
Tom muhtemelen sıkılacak.
Tom is likely to be bored.
Sen sıkılmış görünüyorsun.
You seem to be bored.
Tom sıkılmış görünmüyordu.
Tom didn't seem to be bored.
İçerde oturmaktan sıkıldım
I'll be bored to death here
Eğer gidersen sıkılacaksın.
You're going to be bored if you go.