acquittal
/əˈkwɪ.t(ə)l/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"acquittal" kelimesinin Türkçesi: beraat., suçsuzluk hükmü. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelberaat.
Genelsuçsuzluk hükmü
Tanım
•a judgment of not guilty
Diğer Dillerde
AlmancaFreispruch
Fransızcaacquittement, relaxe
İspanyolcaabsolución
İtalyancaassoluzione
Rusçaоправда́ние, освобожде́ние
Arapçaتَبْرِئَة
Farsçaبرائت
Felemenkçevrijspraak
Portekizceabsolvição
Korece무죄 선고, 무죄 판결
İsveççefrikännande, frikännande dom
Lehçespłacenie, uiszczenie, umorzenie, uniewinnienie
Ukraynacaви́правдання
Fincemitätöinti, vapauttava tuomio, vapautus, velan maksu
Rumenceachitare
Macarcafelmentés, felmentő ítélet, kártalanítás, teljesítés, visszafizetés
İbraniceזיכוי
Norveççefrifinnelse, frifinnelsesdom, frikjennelse
Endonezcebebas, pembebasan
Bulgarcaоправда́ване
İzlandacasýknudómur
Ermeniceարդարացում
Tagalogcapawalansala
Belarusçaапраўда́нне
Faroecefrídøming
Etimoloji
Etymology tree English acquit Proto-Indo-European *h₂el-der.? Proto-Italic *-ālis Latin -ālisbor. Old French -albor. ▲ Latin -ālis Old French -elbor. ▲ Latin -ālisbor. Middle English -al English -al English acquittal From acquit + -al.
Kelime Ailesi
nonacquittal
postacquittal
preacquittal
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
ICTY savcılığı Haradinay'ın beraatine itiraz etti
ICTY prosecution appeals Haradinaj's acquittal
Bu beraat, Ağustos 2013'te Yargıtay tarafından devrildi.
This acquittal was overturned by the Court of Cassation in August 2013.
@Balciceki: Pınar selek'e 3 kez beraattan sonra müebbet!
Life sentence for Pınar Selek after three acquittals.
Her ikisi de adil bir hüküm, beraat beklediğini söyledi.
Both said that they expect a just verdict -- acquittal.
Türk temyiz mahkemesi akademisyenlerin beraat kararını bozdu
Turkish appeals court overturns academics' acquittals
Savcılar, BM mahkemesi tarafından beraatine itiraz ediyorlar.
Prosecutors are appealing his acquittal by the UN court.
Hırsızlıkla suçlanan iki kişi beraat etti ve serbest bırakıldı.
Two men accused of a burglary won their acquittal and release.
Bebek Davası,13 dava içerisinde beraat ile sonuçlanan tek davadır.
The "Baby Case" is the only case that resulted in acquittal in 13 cases.
Caesar Ligarius'u affetse de onun Roma'ya geri dönmesini yasaklar.
The acquittal allowed Ligarius to return to Rome.
Kehoe de mahkemeden beraat kararı çıkmasına kesin gözüyle bakıyor.
Kehoe too is sure of an acquittal.
Bu sanıklar 2002'de beraat etmelerinden bu yana kaçak durumundalar.
They have been on the run since their 2002 acquittal.
Arnavut milletvekilinin beraati dokunulmazlık tartışmalarına yol açtı
Acquittal of Albanian MP spurs debate on immunity