yetkinlik
TR → EN
"yetkinlik" kelimesinin İngilizcesi: competence, competency. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcompetence
Genelcompetency
Tanım
•isim: olgunluk
Diğer Dillerde
AlmancaBefähigung, Befugnis, Einkommen, Kompetenz, Können, Sachkunde (dişil) /bəˈfɛːɪɡʊŋ/
ability, competency
çekim: çoğul Befähigungen · tamlayan Befähigungen
köken: befähigen + -ung
Und es ist ein starkes und bestärkendes Werkzeug. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Fransızcacompétence (dişil) /kɔ̃.pe.tɑ̃s/
competence, ability, skill · talent, capability
çekim: çoğul compétences
köken: Borrowed from Late Latin competentia.
Nous recherchons des compétences, de la discipline, de l'endurance et de la force. — Yetkinlik, disiplin, dayanıklılık ve güç arıyoruz.
exiger des compétences
İspanyolcacompetencia, competenza (dişil) /kompeˈtenθja/
competence, expertise · jurisdiction, purview · competition
çekim: çoğul competencias
eş: competición
köken: Borrowed from Late Latin competentia.
aile: a competencia
Y es una - es una herramienta poderosa, que nos da poder. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Rusçaсовершенство (nötr) /səvʲɪrˈʂɛnstvə/
perfection, consummation, fineness, polish
çekim: çoğul соверше́нства · tamlayan соверше́нства
eş: безукоризненность, безупречность, совершенность
köken: совершенный (soveršennyj) + -ство (-stvo)
Это могущественный инструмент, который наделяет силой. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Felemenkçebekwaamheid, bevoegdheid, competentie (dişil) /bəˈkʋaːmˌɦɛi̯t/
competence, capability, skill, adeptness · legal capacity
çekim: çoğul bekwaamheden
köken: From bekwaam + -heid.
We zijn op zoek naar bekwaamheid, discipline, uithoudingsvermogen en kracht. — Yetkinlik, disiplin, dayanıklılık ve güç arıyoruz.
Portekizceaptidão, competência, qualificação (dişil) /ap.t͡ʃiˈdɐ̃w̃/
aptitude, fitness, ability, capability
çekim: çoğul aptidões
köken: Semi-learned borrowing from Medieval Latin aptitūdinem.
Mas depois, onde diz "classe social baixa", trata-se de trabalhos manuais não especializados. — Ama, sonra, "düşük sosyal sınıf" denince, yetkinlik gerektirmeyen elle yapılan meslekler kastediliyor.
İsveççeduglighet
capability, competence, fitness, usefulness
çekim: tamlayan duglighets
köken: duglig + -het
Information om fristående examenfinska _ svenska _ engelska — Mesleki Yetkinlik Sınavı Hakkında BilgilerFince _ İsveççe _ İngilizce
Lehçekompetencja (dişil) /kɔm.pɛˈtɛn.t͡sja/
competence, competency, capability
çekim: çoğul kompetencje · tamlayan kompetencji
eş: umiejętność, wiedza, zdolność, uprawnienie, domena, dziedzina
köken: Borrowed from German Kompetenz, from French compétence, from Late Latin competentia.
Szukamy kompetencji, dyscypliny, wytrzymałości i siły. — Yetkinlik, disiplin, dayanıklılık ve güç arıyoruz.
Ukraynacaкомпете́нтність, компете́нція
І це - це могутній та серйозний інструмент. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Hintçeदक्षता (dişil) /d̪ək.ʂə.t̪ɑː/
efficiency, competence, skill
köken: From दक्ष (dakṣa) + -ता (-tā).
Fincekielitaito, kompetenssi, pätevyys /ˈkie̯liˌtɑi̯to/
language skills · language proficiency
çekim: çoğul kielitaidot · tamlayan kielitaidon
köken: Compound of kieli (“language”) + taito (“skill”).
aile: kielitaidoton, kielitaitoinen, kielitaitoisuus, kielitaitovaatimus
Tietoa näyttötutkinnostasuomi _ ruotsi _ englanti — Mesleki Yetkinlik Sınavı Hakkında BilgilerFince _ İsveççe _ İngilizce
Macarcahozzáértés /ˈhozːaːjeːrteːʃ/
competence, expertise, skill
çekim: çoğul hozzáértésünk
zıt: hozzá nem értés
köken: hozzá + értés, from ért + -és
Ez egy nagyon erőteljes szerszám, mely hatalmassá tesz. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Ability, capability, power: the ability to do something. · Ability, capability, power: something that one is able to do.
çekim: çoğul יְכוֹלוֹת
זהו כלי חזק ומעצים. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Dancakompetence, kompetens (nötr)
competence, competency
çekim: çoğul kompetencer · tamlayan kompetences
zıt: inkompetence
köken: From French compétence.
aile: inkompetence
Og det er et -- det er et stærkt og styrkende værktøj. — Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
Norveççekompetanse
Bulgarcaавторите́тност, вещина, компетентност, мерода́вност, правомощие, способност (dişil) /vɛʃtiˈna/
skill, competence, experience, proficiency
köken: вещ (vešt) + -ина́ (-iná)
Ние търсим компетентност, дисциплина, издръжливост и здравина. — Yetkinlik, disiplin, dayanıklılık ve güç arıyoruz.
Katalancacompetència (dişil) /kom.pəˈtɛn.si.ə/
competition · competence
çekim: çoğul competències
zıt: incompetència
köken: Borrowed from Late Latin competentia.
Galiçyacaautoridade, competencia, facultade, postestade (dişil) /awtoɾiˈdade/
authority
çekim: çoğul autoridades
köken: From Old Galician-Portuguese autoridade, borrowed from Latin auctōritās, auctōritātem.
Gürcüceკომპეტენტურობა /kʼo̞mpʼe̞tʼe̞ntʼuɾo̞bä/
competence, the state of being competent
çekim: çoğul კომპეტენტურობები · tamlayan კომპეტენტურობის
köken: From კომპეტენტური (ḳomṗeṭenṭuri) + -ობა (-oba).
Bengalceআহলিয়াত
competence, qualification
çekim: tamlayan আহলিয়াতের
köken: Borrowed from Arabic أَهْلِيَّة (ʔahliyya).
উনার আহলিয়াত থাকার কারণে উনি আহলে জবানের মতো বাংলা বলেন।
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleryetkinlik ile daha fazla örnek cümle →
GHKO'nun Yetkinlikleri
Competences of GPCO
Yetkinlik için güçlü bir dürtüsü vardır.
He has a strong drive for competence.
2001'de Humana, bir Yetkinlik kurucusuydu.
In 2001, Humana was a cofounder of Availity.
Ve çok etkili ve yetkinlik kazandıran bir alettir.
And it's a powerful and empowering tool.
Yetkinlik, disiplin, dayanıklılık ve güç arıyoruz.
We're looking for competence, discipline, endurance, and strength.
Yetkinlik: özelleşmiş hücre tiplerine farklılaşabilme yetisi.
Potency: the capacity to differentiate into specialized cell types.
Emmy Noether Fransızca ve İngilizcede erken yetkinlik gösterdi.
Noether showed early proficiency in French and English.
Avrupa Birliği ve bu sözleşmenin konusu, 27 Üye Devletleri payı yetkinlik.
The European Union and its 28 Member States share competency on the subject of this convention.
İçinde ne yazdığını fark etmez Yetkinlik çerçeve etik ya da bir şey hakkında.
It doesn't matter what it says in the competence framework about ethics or anything.
Beceriler, yetkinlikler ve tavırlar üzerinde çalışırken, bunlardan her biri ayrı bir zorluk demek.
Working on skills, competencies and attitudes each presents a different set of challenges.
İlgili Sorular
Dört farklı yetkinlik seviyesi hangileridir?
Yetkinlik düzeyleri dört aşamaya ayrılıyor; bunlar neler?
Yetkinlik seviyeleri dört katmanda bulunur; bu katmanlar nedir?
Yetenek, yetkinlik ve beceri kavramlarını tanımlayan bir açıklama verir misiniz?
Bir kişinin yetkinlik düzeyleri dört seviyeye bölünür; bu seviyeler nelerdir?