yenidoğan
/jeˈni.do.an/
adj
TR → EN
"yenidoğan" kelimesinin İngilizcesi: newborn, newborn, newborn, newborn. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnewbornadj
Genelnewbornnoun
Genelnewborn
Genelnewborn
Görsel


Çekim Tablosu
Belirtme (-i)yenidoğanı
Yönelme (-e)yenidoğana
Bulunma (-de)yenidoğanda
Çıkma (-den)yenidoğandan
Tamlayan (-in)yenidoğanın
Çoğul (-ler)yenidoğanlar
Tanım
•Manisa ili Akhisar ilçesine bağlı bir köy.
•Ankara ili Polatlı ilçesine bağlı bir köy.
•Aydın ili Söke ilçesine bağlı bir belde.
•Aydın ili Söke ilçesine bağlı bir belediye.
•Batman ili Kozluk ilçesine bağlı bir köy.
•Bitlis ili Mutki ilçesine bağlı bir köy.
•Diyarbakır ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
•Diyarbakır ili Silvan ilçesine bağlı bir köy.
Diğer Dillerde
newborn
köken: From neu- + geboren.
Geschichte der Hautkrankheiten in der neueren Zeit. — Yenidoğan Dönemi Endokrin Hastalıkları.
Fransızcanouveau-né, nouveau-née, nouvelle-née /nu.vo.ne/
newborn
çekim: çoğul nouveau-nés
eş: neuf, nouveau, récent
köken: From nouveau + né.
Cet aspect est fréquent chez le nouveau-né et les enfants. — Yenidoğan ve çocuklarda daha sık görülür.
İspanyolcaneonato, recién nacido (eril) /neoˈnato/
newborn
çekim: çoğul neonatos
eş: recién nacido
köken: Borrowed from New Latin neonātus, influenced by Italian neonato.
aile: neonatología
Los tres primeros meses de embarazo. — Yenidoğan dönemi=Doğumu takiben ilk 4 hafta.
İtalyancaappena nato, neonata /ne.oˈna.ta/
feminine singular of neonato
Molti di questi decessi si verificano nel periodo neonatale. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Rusçaноворождённый /nəvərɐʐˈdʲɵnːɨj/
newborn
çekim: çoğul новорождённые · tamlayan новорождённого
eş: младенец, именинник
köken: но́вый (nóvyj, “new”) + -о- (-o-) + рождённый (roždjónnyj, “born”)
Новорождённые киты длиной 2,4—2,8 метров. — Yenidoğan yavrular 2.4 - 2.8 m dir.
Arapçaمَوْلُود حَدِيث, مَوْلُودَة حَدِيثة
لذا هذه وحدة العناية المكثفة لحديثي الولادة في كاتماندو، نيبال. — Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.
newborn child
çekim: çoğul çağalar · tamlayan çağanın
köken: From Proto-Common Turkic *čāqa.
Felemenkçeboreling, neonaat, neonatus, nieuwgeborene, pasgeboren, pasgeborene (eril) /ˈboː.rəˌlɪŋ/
a newborn child, a newborn
çekim: çoğul borelingen
eş: zuigeling, baby, wurm, kindje
köken: From geboren + -e- + -ling.
De meesten overlijden binnen het eerste levensjaar. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Portekizcerecém-nascido (eril) /ʁeˌsẽj̃.naˈsi.du/
newborn (recently born)
çekim: çoğul recém-nascidos
Muitas dessas mortes ocorrem no período neonatal. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Yunancaνεογέννητος, νεογνό /ne.oˈʝe.ni.tos/
newborn
eş: αρτιγενής
köken: Learned borrowing from Byzantine Greek νεογέννητος (neogénnētos) with semantic loan from French nouveau-né in non-literal contexts. By surface analysis, νεο- (neo-) + γεννη- (stem of γεννώ (gennó)) + -τος (-tos).
Πολλοί από αυτούς τους θανάτους καταγράφονται κατά τη νεογνική περίοδο. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
baby, infant, newborn
eş: 赤子, 乳飲み子, 乳児, 幼児
誕生日は春の4日で、最初。 — Yenidoğan dönemi=Doğumu takiben ilk 4 hafta.
newborn (a new born baby)
köken: 갓 (gat) + 난 (nan) + 아기 (agi)
여기는 네팔의 카트만두에 있는 어떤 신생아 중환자실이에요. — Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.
İsveççenyfödd
newborn, recently born
köken: ny + född
Nyfödda ungar är 2,4 till 2,8 meter långa. — Yenidoğan yavrular 2.4 - 2.8 m dir.
en nyfödd bebis
nowo narodzony (wyłącznie o Jezusie jako dziecięciu)
Pierwszy miesiąc życia dziecka jest okresem noworodkowym. — Yenidoğan dönemi, bebeklik sürecinde bir dönemdir.
Ukraynacaновонаро́джена, новонаро́джений
«Півде́нний За́хід. — Yenimahalle Yenidoğan Mh.
Hintçeनवजात /nəʋ.d͡ʒɑːt̪/
newborn
çekim: çoğul नवजातों
köken: Borrowed from Sanskrit नवजात (navajāta).
aile: नवजातक
Fincevastasyntynyt /ˈʋɑstɑˌsyntynyt/
newborn (recently born)
çekim: çoğul vastasyntyneet · tamlayan vastasyntyneen
köken: vasta- (“newly”) + syntynyt (“born”)
Kuten edellisenä vuonna, nytkin jouduttiin auringonpaisteen kanssa ongelmiin. — Daha sonraki zamanlarda yenidoğan güneş ile ilişkilendirilmiştir.
Çekçenovorozeně, novorozenec, novorozený (nötr) /ˈnovorozɛɲɛ/
newborn
çekim: çoğul novorozeňata · tamlayan novorozeněte
eş: novorozenec
köken: From nový + -o- + rozený + -ě.
K mnoha těmto úmrtím dochází v novorozeneckém věku. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Rumencenou-născut, nou-născută (eril)
newborn
çekim: çoğul nou-născuți
Multe dintre aceste decese au loc la nou-născuți. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Macarcaújszülött /ˈuːjsyløtː/
newborn (recently born)
çekim: çoğul újszülöttek
köken: új (“new”) + szülött (“born”)
Az újszülőtt borjak 2,4 - 2,8 méter hosszúak. — Yenidoğan yavrular 2.4 - 2.8 m dir.
İbraniceיִלּוֹד
זהו חדר תינוקות במרכז רפואי בקטמנדו, נפאל. — Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.
Dancanyfødt /ˈnyˌføˀd̥/
newborn, newly born
köken: From ny (“new”) + født (“born”).
Nakskovfjord.dk Vejlø Ølejr — Yenimahalle Yenidoğan Mh.
Vietnamcamới sinh, trẻ sơ sinh /t͡ɕɛ˧˩ səː˧˧ sïŋ˧˧/
a newborn
köken: trẻ + sơ sinh.
Nhiều trong số các ca tử vong này xảy ra trong thời kỳ sơ sinh. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Bulgarcaновороде́н, новороде́но
Много от тези смъртни случаи настъпват през периода непосредствено след раждането. — Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Slovakçanovorodenec, novorodeniatko, novorodený
Galcenewydd-anedig
Etimoloji
Compound of yeni (“new”) + doğan (“born”)
Örnek Cümleler
Yenidoğan komplikasyonları
Neonatal complications
13 saatlik bir yenidoğana ait mekonyum.
Meconium from 13-hour-old newborn.
Yenidoğan dönemi=Doğumu takiben ilk 4 hafta.
It develops most commonly in the first 4 weeks after birth.
Yenidoğan dönemi, bebeklik sürecinde bir dönemdir.
The age of onset is in a child's infancy.
Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.
Many of these deaths occur in the newborn period.
Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.
So this is a newborn intensive care unit in Kathmandu, Nepal.
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.
And they said, "Let's work on newborn jaundice."
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.
Jaundice affects two-thirds of newborns around the world.
Fetus ölümü yenidoğan sepsisi (bebeğin kanına mikrop karışması)
Fetal death Neonatal sepsis
Hipertansiyon, yüksek risk taşıyan yenidoğanlarda daha yaygındır.
Hypertension is more common in high risk newborns.
Yenidoğanda kabızlık ebeveynler ve bebek için çok üzücü olabilir.
Constipation in a newborn can be very upsetting for the parents and the baby.
40 tane yenidoğan bebeğin olduğu bir odada hiçbir bebek ağlamıyordu.
In a room of 40 newborns, not one of them was crying.