yedirmek

/je.diɾˈmec/
verb
TR → EN
"yedirmek" kelimesinin İngilizcesi: grub. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgrub

Çekim Tablosu

Geniş zamanyediremem
Şimdiki zamanyedirebiliyor
Gelecek zamanyedirecek
Geçmiş zamanyedirdi
Şartyediremese
Gereklilikyedirememeli
Emiryedir

Tanım

•Yemesini sağlamak
•Ağzına yiyecek vermek, karnını doyurmak; beslemek
•Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek
•Bir fazlalığı göze çarpmayacak, dikkat çekmeyecek şekilde kullanmak
•Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak
•mecaz: Bir kimseye rüşvet vermek

Diğer Dillerde

Dinge, die gegessen werden können
Sie beschuldigten ihn, die Richter bestochen zu haben. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Fransızcabouffe, larve (eril) /buf/
singer of comic operas (bouffes) · comic opera
çekim: çoğul bouffes
köken: Borrowed from Italian buffo.
aile: opéra bouffe
Ils l'ont accusé d'avoir payé les juges. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
İspanyolcacondumio, larva, manduca, manducatoria, morfe, morfi (eril) /konˈdumjo/
nosh, grub (food)
çekim: çoğul condumios
eş: pitanza
Le acusaron de sobornar a los jueces. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
İtalyancabruco, sbobba (eril) /ˈbru.ko/
grub, caterpillar
çekim: çoğul bruchi
eş: larva, verme, lombrico, baco, magagna, tarlo
köken: Borrowed from Late Latin brūchus, from Ancient Greek βροῦκος (broûkos). Compare Portuguese bruco.
Lo accusarono di aver corrotto i giudici. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Rusçaнакормить, снабжать, насыщать /nəkɐrˈmʲitʲ/
to feed · to keep, to maintain
çekim: geçmiş накорми́вший · ortaç накорми́вший
köken: на- (na-) + корми́ть (kormítʹ)
Они обвинили его в подкупе судей. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Ученики Его отвечали Ему: откуда мог бы кто взять здесь в пустыне хлебов, чтобы накормить их?
Arapçaيَرَقَة
وبأنه قدم الرشوة للحكام — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Felemenkçeazen, jagen, larf, scharrelen, voer, vreten /ˈaː.zə(n)/
to predate · to long, to desire
çekim: geçmiş aasden · ortaç geaasd · şimdiki aast · ulaç azend
köken: From Middle Dutch asen. Equivalent to aas + -en.
Ze beschuldigen hem ervan de jury te hebben omgekocht. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Portekizcegororoba (dişil) /ɡo.ɾoˈɾɔ.bɐ/
farrago; hodgepodge; jumble (collection of miscellaneous things) · bad food; slop · any meal, especially a simple one
çekim: çoğul gororobas
eş: grude
köken: Uncertain. Possibilities include: * From Old Tupi karu (“meal”) + roba (“sour”). * From Kongo ngolobo (“snail”). First attested in 1788.
aile: goyroroba
Acusaram-no de subornar os juízes. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Yunancaκάμπια, μάσα, τρώω (dişil) /ˈkambʝa/
caterpillar
çekim: çoğul κάμπιες · tamlayan κάμπιας
köken: Inherited from Ancient Greek κάμπη (kámpē).
Κατηγορήθηκε για δωροδοκία των κριτών. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
人や動物が群れ集まる。
驚くことに スペイン政府が関与していたというのです — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Korece유충 /jut͡ɕʰuŋ/
larva
eş: 애벌레
köken: Sino-Korean word from 幼蟲 (“larva”)
에두아르도는 심사위원에 대한 뇌물 수수 혐의를 받았습니다. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
İsveççekäk, larv (nötr) /ɕɛːk/
food, grub
çekim: tamlayan käks
köken: Deverbal from käka.
De anklagade honom för att muta domarna. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Har ni fixat käk?
Lehçerobak, żarcie (eril) /ˈrɔ.bak/
worm · cerebellar vermis · insect, invertebrate, especially oval-shaped and soft-bodied
çekim: çoğul robaki · tamlayan robaka
eş: czerw, glista, insekt, larwa, zgryzota, zmartwienie
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xrobakъ Polish robak Inherited from Proto-Slavic *xrobakъ.
aile: przeciwrobaczy, robaczy, robakowaty, robactwo, robaczyca, robakomat
Oskarżyli go o przekupienie sędziów. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
food
çekim: çoğul safkat · tamlayan safkan
köken: Borrowed from Russian за́втрак (závtrak, “breakfast”). Compare also sapuska; the words have likely influenced each other in some way.
aile: safkata, safkis
He syyttivät häntä tuomariston lahjomisesta. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Çekçebašta, dlabanec, hrabat se, ponrava, prohrabat, prohrabávat (dişil) /ˈbaʃta/
bastion · hut on a pond dam
çekim: çoğul bašty · tamlayan bašty
köken: Inherited from Old Czech bašta, from Italian bastia.
aile: baštýř
Obvinili jej, že podplatil porotu. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Rumencea cauta prin gunoaie, a curata (solul de radacini), larvă (dişil)
larva, grub
çekim: çoğul larve · tamlayan larve
köken: Borrowed from French larve.
Îl acuzau că a mituit juriul. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Macarcaguberál, kaja, lárva, pajor /ˈkɒjɒ/
grub, chow
çekim: çoğul kaják
köken: Back-formation from kajál.
aile: kajás
A bírák lefizetésével vádolták meg. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
İbraniceדֶּרֶן, מזון (eril)
food, nourishment
çekim: çoğul מְזוֹנוֹת
aile: בִּרְכַּת הַמָּזוֹן, מְעַבֵּד מָזוֹן
הם האשימו אותו במתן שוחד לשופטים. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
Latinceterēdō
Norveççematbete, matbit
Vietnamcaấu trùng /ʔəw˧˦ t͡ɕʊwŋ͡m˨˩/
larva
köken: Sino-Vietnamese word from 幼蟲 (“larva”).
Bulgarcaкльопа́чка, ла́рва, ровя /ˈrɔvʲɐ/
to dig, to unearth · to mine · to burrow
çekim: geçmiş none · ortaç ро́вен · şimdiki ро́ви · ulaç ро́вещ
köken: Inherited from Proto-Slavic *roviti.
aile: доровя, доравям, заровя, заравям, изровя, изравям, отровя, отравям, поровя, поравям
Обвиниха го, че е подкупил журито. — Jüriye para yedirmekle suçladılar.
ровя дупка
ровя се в нечие минало
Estoncatõuk /ˈtɤu̯k/
larva, maggot (the worm-like larva of beetles and other insects, which usually has a head and three pairs of thoracic legs)
çekim: çoğul tõugud · tamlayan tõugu
köken: From Proto-Finnic *toukka. Cognates include Finnish toukka and Votic tõukkõ.
aile: sääsetõuk, üraskitõuk, tõugukäik, tõugurike, tõugustaadium
Taycaตัวอ่อน /tua̯˧.ʔɔːn˨˩/
larva; caterpillar
Galcesgram (eril/dişil)
feast, good meal · tasty morsel · grub, chow
çekim: çoğul sgrams
köken: Borrowed from English scran, with alteration of the final consonant.
İzlandacaæti, lirfa, maðkur, matur, róta, róta í /ˈaiːtɪ/
something to eat, food, feed
çekim: tamlayan ætis
köken: From Old Norse æti.
Ermeniceթրթուր /tʰəɾˈtʰuɾ/
caterpillar, grub · caterpillar track
çekim: çoğul թրթուրներ
köken: Inherited from Old Armenian թրթուր (tʻrtʻur).
aile: անվաթրթուր, թրթրակեր, թրթրանիվ, թրթրուկ, թրթուրակեր, թրթուրային, թրթուրանիվ, թրթուրանման, թրթուրասպան, թրթուրավոր
Malaycalundi, tempayak

Etimoloji

ye- (“to eat”) + -dir (causative suffix).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Jüriye para yedirmekle suçladılar.
They accused him of paying off the judges.
Kıtlık zamanında yemek yedirmektir.
Or to feed in times of famine
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.
It's much better to feed it to pigs.
Veya açlık gününde yemek yedirmektir,
Or to feed in times of famine
Herkese yedirmek için yeterli sandviç yaptı.
Tom made enough sandwiches to feed everyone.
Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,
Or to feed in times of famine
Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Nor do you urge one another to feed the poor,
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
Nor do you urge one another to feed the poor,
yedirmek ile daha fazla örnek cümle →