sealing, seal · waterproofing
çekim: çoğul Abdichtungen · tamlayan Abdichtungen
🔊 Deshalb waren die Kabel nicht isoliert. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
present participle of isoler
çekim: çoğul isolants
eş: analytique
zıt: conducteur
🔊 Alors les fils n'ont pas été isolés — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
insulation
çekim: çoğul aislaciones
köken: From aislar + -ción.
🔊 Así que los cables estaban sin aislar. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
insulation (the act and effect of insulating a material etc.)
çekim: çoğul coibentazioni
köken: coibentare (“to insulate”) + -zione (“-tion”)
🔊 Quindi i cavi non erano isolati. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
isolation · insulation
çekim: çoğul изоля́ции · tamlayan изоля́ции
🔊 Поэтому провода остались неизолированными. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
insulation (the act of insulating)
çekim: çoğul insulações
🔊 As paredes espessas são ótimas para o isolamento. — Kalın duvarlar yalıtım için çok iyi.
insulation
çekim: çoğul μονώσεις · tamlayan μόνωσης
aile: απομόνωση, ηλεκτρική μόνωση, ηχητική μόνωση, θερμική μόνωση, μονωτικός
🔊 Οι χοντροί τοίχοι είναι ιδανικοί για μόνωση. — Kalın duvarlar yalıtım için çok iyi.
🔊 I Finland finns exakta bestämmelser till exempel om hurdant tätskikt ett badrum ska ha. — Finlandiya’da örneğin banyolarda rutubet yalıtımının nasıl olması gerektiği hakkında sıkı talimatlar vardır.
isolation (state of being isolated) · isolation (act of isolating) · isolation (separation of a patient from others)
çekim: çoğul izolacje · tamlayan izolacji
eş: odosobnienie, separacja, termoizolator
köken: Etymology tree French isolationbor. Polish izolacja Borrowed from French isolation.
aile: izolacyjny
🔊 Nie było więc izolacji. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
verbal noun of eristää · silent treatment (social sanction) · solitary confinement
çekim: çoğul eristämiset · tamlayan eristämisen
köken: eristää + -minen
🔊 Joten johdot olivat suojaamattomia. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
isolation
çekim: çoğul izolări · tamlayan izolări
köken: From izola + -re.
🔊 Aşa că firele nu au fost izolate. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
insulator: a substance that does not transmit heat (thermal insulator), sound (acoustic insulator) or electricity (electrical insulator)
çekim: çoğul isolator-isolator
zıt: konduktor
köken: From Dutch isolator.
🔊 Jadi kabelnya tidak dilapisi isolator. — O yüzden kablolar yalıtımsızdı.
isolation (state of being isolated) · insulation (state of being insulated, isolation)
eş: izoleco, izoliteco
köken: Etymology tree Esperanto izoli Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Latin -ātus Latin -atader. Occitan -adader. French -adebor. Esperanto -ad- Esperanto -o Esperanto -ado Esperanto izolado From izoli + -ado.
isolation · insulation
çekim: çoğul изолации