uğraş

C2 seviye
TR → EN

Görsel

Kaldırımdaki bisiklet tamir standında gravel bisikletiyle uğraşan şapkalı genç

Tanım

•bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele
•bir kişinin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet
•insanın yaptığı veya eğlendiği iş veya meslek, iş güç, meşguliyet
•uğraşmak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi
•Bir insanın yaptığı iş veya meslek
•Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılan zorlu çalışma

Diğer Dillerde

Almancaprofession (dişil)
profession
çekim: çoğul Professionen · tamlayan Professionen
eş: Beruf, Berufung, Gewerbe, Handwerk, Metier
köken: From Middle French profession.
- Hey, hör auf... es ist heiß. — Uğraşma benimle.
Rusçaборьба, занятие, дело (dişil) /bɐrʲˈba/
struggle, fight, conflict, combat · wrestling
çekim: tamlayan борьбы́
eş: схватка, ристание, противоборство, противостояние, противодействие, борение
köken: Inherited from Proto-Slavic *borьba. By surface analysis, боро́ться (borótʹsja) + -ьба (-ʹba).
aile: кла́ссовая борьба́, РЭБ
Лучше не начинай. — Uğraşma benimle.
борьба́ за справедли́вость
борьба́ с бе́дностью
наро́дная борьба́ в тылу́

Örnek Cümleler

Tom ile uğraşma.
Don't mess with Tom.
Benimle uğraşma.
Don't mess with me.
Bizimle uğraşma.
Don't mess with us.
Uğraşma benimle.
Don't start with me.
Hâlâ uğraşıyorum.
I'm still trying.
Benimle uğraşma !
Don't trouble me
Çok fazla uğraşma!
Don't try too hard!
Boşa uğraşıyorsun.
You're flogging a dead horse.
Bu yerle uğraşamam.
I can't deal with this place.
Tom'la uğraşamadım.
I couldn't fight Tom.
Ne ile uğraşıyoruz?
What are we dealing with?
Hiç boşuna uğraşma!
Don't even bother!
uğraş ile daha fazla örnek cümle →