Ana içeriğe geç
Sözlük
/
torun

torun

/toˈɾun/
name
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"torun" kelimesinin İngilizcesi: granddaughter, grandchild, grandson, descendant, grandchild. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgranddaughternoun
Genelgrandchildnoun
Genelgrandsonnoun
Geneldescendant
Genelgrandchild
Genelgranddaughter
Genelgrandson
Genelgrandchild
Genelgranddaughter
Genelgrandson
Genelgrandchild
Genelgranddaughter
Genelgrandson

Görsel

Kırmızı Şapkalı Büyükanne ve Torununun Yılbaşı Mutfak MutluluğuBüyükanne ve Torunu Yılbaşı Mutfağında Birlikte Kurabiye YapıyorBüyükanne ve Torunu Yılbaşı Mutfağında Birlikte Tatlı HazırlıyorMumlarla Aydınlatılmış Antika Uçak Motorunun İhtişamlı Detayları

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)torunu
Yönelme (-e)toruna
Bulunma (-de)torunda
Çıkma (-den)torundan
Tamlayan (-in)torunun
Çoğul (-ler)torunlar

Tanım

isim: Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu
mecaz: Aynı soydan gelenlerden her biri
mecaz: Takip eden, benimseyen, seven kimse
argo: Acemi er

Diğer Dillerde

Almancaenkel (eril) /ˈɛŋkl̩/
ankle
çekim: çoğul Enkeln · tamlayan Enkels
eş: Enkelkind, Kindeskind, Enkelsohn, Großsohn, Tichter, Grosskind
köken: From Middle High German enkel, from Old High German enkil, enchil, Proto-West Germanic *ankil, *ankul, from Proto-Germanic *ankulaz (“ankle”). Cognate with Dutch enkel, English ankle.
aile: Enkelkind, Enkelsohn, Enkeltochter, Urenkel
2O Enkel.20 torun.
Fransızcapetit-fils, petite-fille (eril) /pə.ti.fis/
grandson
çekim: çoğul petits-fils
köken: Inherited from Middle French petit fils, petit filz.
aile: arrière-arrière-petit-fils (2 arrières), arrière-petit-fils (1 arrière)
Elle aime beaucoup ses neveux.Torunlarını da çok sever.
İspanyolcanieta, nieto (dişil) /ˈnjeta/
granddaughter
çekim: çoğul nietas
köken: Inherited from Late Latin nepta, from Latin neptis.
aile: nieta política, sobrina nieta
Veinte nietos.20 torun.
İtalyancanipote /niˈpo.te/
grandchild, grandson, granddaughter · nephew, niece, nibling · descendants
çekim: çoğul nipoti
eş: discendente
köken: From Latin nepōtem, from Proto-Italic *nepōts, ultimately from Proto-Indo-European *népōts. Compare French neveu, Romanian nepot, Catalan and Occitan nebot, Sicilian niputi and Persian نوه.
Motore dei dati PIM di AkonadiNameAkonadi PIM veri motoruName
I nonni sono gli angeli custodi dei nipoti.
Aveva regalato alla sua nipote un abito nuovo per l'evento.
На сегодняшний день у неё семнадцать внуков.17 tane de torunu var.
محرك بيانات إدارة المعلومات الشخصية اكونداNameAkonadi PIM veri motoruName
Azericenəvə /næˈvæ/
grandchild
çekim: çoğul nəvələr · tamlayan nəvənin
zıt: baba, nənə
köken: From Persian نوه (nave).
grandchild (grandson, granddaughter)
çekim: çoğul немерелер · tamlayan немеренің
köken: From Persian نبیره (nabire, “great-grandson”).
Özbekçenabira, nevara
Felemenkçekleinkind (nötr) /ˈklɛi̯n.kɪnt/
grandchild
çekim: çoğul kleinkinderen
köken: Compound of klein (“small, junior”) + kind (“child, descendant”), formed after kleinzoon and kleindochter.
2O Enkel.20 torun.
Portekizceneta, neto (dişil) /ˈnɛ.tɐ/
granddaughter, female grandchild
çekim: çoğul netas
köken: From Old Galician-Portuguese neta, from Late Latin nepta, from Latin neptis (“granddaughter”).
aile: bisneta, tataraneta, tetraneta, trineta, trisneta
Tem dois netos.İki torunu vardır.
Yunancaεγγονή, εγγονός (dişil) /eŋ.ɡoˈni/
granddaughter
çekim: çoğul εγγονές · tamlayan εγγονής
köken: Inherited from Byzantine Greek εγγονή (engonḗ), from Koine Greek ἐγγόνη (engónē) with shift of tone from paroxytone to oxytone, synchronically analyzable as the feminine form of εγγονός (engonós, “grandson”).
Ο εγγονός μου είναι γιός του γιού μου.Torunum, oğlumun oğludur.
Japonca孫娘, 孫息子 /ma̠ɡo̞mɯ̟sɨme̞/
granddaughter
köken: From 孫 (mago, “grandchild”) + 娘 (musume, “daughter”).
ケンヂの姪。Kanna'nın torunudur.
Korece손녀, 손자, 외손녀, 외손자 /sʰo̞nɲʌ̹/
granddaughter
köken: Sino-Korean word from 孫女, from 孫 (“grandchild”) + 女 (“female”)
조카를 매우 아낀다.Torunlarını da çok sever.
a granddaughter (the daughter of one's daughter)
çekim: çoğul dotterdöttrar · tamlayan dotterdotters
köken: From Old Swedish dottordottir, equivalent to dotter + dotter. Compare Icelandic dótturdóttir.
Akonadi datagränssnitt för personlig informationNameAkonadi PIM veri motoruName
Lehçewnuczek, wnuczka, wnuk (eril) /ˈvnu.t͡ʂɛk/
diminutive of wnuk; grandson
çekim: çoğul wnuczkowie · tamlayan wnuczka
eş: wnusio
köken: Etymology tree Polish wnuk Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Old Polish -ek Polish -ek Polish wnuczek From wnuk + -ek.
Bardzo kocha swoje wnuczki.Torunlarını da çok sever.
У них тепер 17 онуків.17 tane de torunu var.
daughter's daughter; granddaughter
çekim: çoğul नातिनें
köken: From नाती (nātī) + -इन (-in).
grandchild (child of someone’s child)
çekim: çoğul lapsenlapset · tamlayan lapsenlapsen
köken: lapsen (“child's”, genitive) + lapsi (“child”)
aile: lapsenlapsenlapsi
20 lastenlasta.20 torun.
Çekçevnučka, vnuk (dişil) /ˈvnut͡ʃka/
granddaughter
çekim: çoğul vnučky · tamlayan vnučky
eş: vnuka, vnukyně
köken: Inherited from Old Czech vnučka. By surface analysis, vnuk + -ka. Replaced Old Czech vnuka.
aile: pravnučka
Dohromady pak mají 5 vnoučat.Ayrıca beş torunu vardır.
Rumencenepoată, nepot (dişil) /neˈpo̯atə/
granddaughter · niece
çekim: çoğul nepoate · tamlayan nepoate
köken: Inherited from Latin nepōs, nepōtem, possibly through Vulgar Latin *nepōta (“niece”, root). Compare Aromanian nipoatã, Venetan neoda, Catalan neboda and Occitan neboda.
Douãzeci de nepoþi.20 torun.
Macarcalányunoka, unoka /ˈunokɒ/
grandchild · collateral relative (a blood relative who is not a direct descendant)
çekim: çoğul unokák
köken: Borrowed from a Slavic language. Compare Serbo-Croatian unuk (“grandson”), unuka (“granddaughter”), Polish wnuk (“grandson”), Russian внук (vnuk, “grandson”), внучка (vnučka, “granddaughter”). As a prefix in compound words, it was created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: dédunoka, unokabátya, unokafivér, unokahúg, unokanéne, unokanővér, unokaöcs, unokatestvér, ükunoka
17 unokájuk van.17 tane de torunu var.
unokatestvér
יש לה חמישה נכדים חורגים.Ayrıca beş torunu vardır.
Latincenepos, nepōs, nepota, nepta, neptis, profilia (dişil) /ˈnɛ.poːs/
a grandson · a granddaughter · a nephew
çekim: çoğul nepōtēs · tamlayan nepōtis
köken: From Proto-Italic *nepōts, from Proto-Indo-European *népōts.
aile: abnepōs, pronepōs, nepōtor
Hun har to børnebørn.İki torunu vardır.
Han var barnebarn til Den gule keiser.İmparatorun evlatlık kızıdır.
Endonezcecucu /ˈt͡ʃut͡ʃu/
grandchild (child of someone’s child)
çekim: çoğul cucu-cucu
köken: From Malay cucu, from Proto-Malayic *cucuʔ, probably from duplication of Proto-Mon-Khmer *cuuʔ (“grandchild”).
Selain itu ia memiliki 7 cucu.17 tane de torunu var.

Örnek Cümleler

Torun istiyorum.
I want grandkids.
Torunlarım nerede?
Where are my grandchildren?
Torunların var mı?
Do you have grandchildren?
Torunların nerede?
Where are your grandchildren?
Kim senin doktorun?
Who's your doctor?
Senin doktorun kim?
Who's your doctor?
Tom komşumun torunu.
Tom is my neighbor's grandson.
Doktorun ne söyledi?
What did your doctor say?
Doktorunuza danışın.
Consult your doctor.
Üç tane torunum var.
I have three grandchildren.
Tom'un üç torunu var.
Tom has three granddaughters.
Tom'un bir torunu var.
Tom has a grandson.
torun ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod