Ana içeriğe geç
Sözlük
/
paylaşan

paylaşan

C2 seviye
TR → EN
"paylaşan" kelimesinin İngilizcesi: participant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelparticipant

Görsel

Spor Salonunda Takım Ruhunu Paylaşan Genç Basketbol Oyuncuları

Diğer Dillerde

AlmancaTeilnehmer, Teilnehmerin (eril) /ˈtaɪ̯lˌneːmɐ/
agent noun of teilnehmen; participant
çekim: çoğul Teilnehmern · tamlayan Teilnehmers
eş: Teilnehmender
köken: From teilnehmen + -er.
Diese hier bemitleidet dich. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Fransızcaparticipant (eril) /paʁ.ti.si.pɑ̃/
participant
çekim: çoğul participants
Celle-ci compatis avec vous. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
İspanyolcaparticipante, partícipe /paɾtiθiˈpante/
participating
çekim: çoğul participantes
köken: From participar + -ante.
Esta se compadece de nosotros. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
İtalyancache partecipa, partecipante /par.te.t͡ʃiˈpan.te/
present participle of partecipare
çekim: çoğul partecipanti
Questa è una pagina dispiaciuta per voi. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Rusçaуча́стник, уча́стница
Множество других людей делают то же самое. — Öykülerini paylaşan pek çok insan var.
Arapçaمُشَارِك, مُشَارِكَة
تلك الصفحة التي سوف تواسيك — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Farsçaشِرْکَتکُنَنْدِه, شَریک
Azericeiştirakçı
participant, partaker
çekim: çoğul iştirakçılar · tamlayan iştirakçının
köken: Etymology tree Arabic اِشْتَرَكَ (ištaraka) Arabic اِشْتِرَاك (ištirāk)bor. Azerbaijani iştirak Azerbaijani -çı Azerbaijani iştirakçı From iştirak + -çı.
aile: iştirakçılıq
Kazakçaқатынасушы, қатысушы
Özbekçeqatnashuvchi
participant
Felemenkçedeelnemer (eril) /ˈdeːlˌneː.mər/
participant
çekim: çoğul deelnemers
köken: From deelnemen + -er.
aile: deelnemersveld
Dit is er een die met je meevoelt. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Yunancaμετέχων, συμμέτοχος
που μετέχει, παίρνει μέρος ή μερίδιο
Αυτή συμπάσχει μαζί σας. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Japonca参加者, 関与者 /sã̠ŋka̠ɕa̠/
participant (person)
köken: 参加(さんか) (sanka, “participation”) + 者(しゃ) (-sha, “-er; -ant; person”)
これは あなたを責めるページ — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Korece참가자 /t͡ɕʰa̠mɡa̠d͡ʑa̠/
participant
köken: Sino-Korean word from 參加者, from 參加 (“participation”) + 者 (“-er”).
이 페이지는 당신에게 동정을 표합니다. (Bummer: 실망스러운 일) — Bu sizin kederinizi paylaşan.
İsveççedeltagare
participant
çekim: çoğul deltagares · tamlayan deltagares
köken: deltaga + -are
aile: cirkeldeltagare, debattdeltagare, deltagarantal, deltagaravgift, deltagarland, deltagarlista, festdeltagare, konferensdeltagare, kongressdeltagare, kursdeltagare
Det finns många människor som faktiskt delar samma dröm. — Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.
Lehçeuczestniczka, uczestnik (dişil) /u.t͡ʂɛstˈɲit͡ʂ.ka/
female equivalent of uczestnik (“participant”) (person who participates) · female equivalent of uczestnik (“associate, partner”) (person performing functions in an organization) · female equivalent of uczestnik (“member”) (person who belongs to a group)
çekim: çoğul uczestniczki · tamlayan uczestniczki
köken: Etymology tree Polish uczestnik Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish uczestniczka From uczestnik + -ka.
Ta wam współczuje. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Ukraynacaуча́сник, уча́сниця
Ця вам співчуває. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Hintçeभागिनी, भागी /bʱɑː.ɡiː/
sharing in; participating in. · involved in; party to (an act, event, or responsibility).
çekim: çoğul भागियों
köken: Borrowed from Sanskrit भागिन् (bhāgin). By surface analysis, भाग (bhāg, “share”) + -ई (-ī).
aile: भागीदार, भागीदारी
Finceosallistuja, osanottaja /ˈosɑlːistujɑ/
participant
çekim: çoğul osallistujat · tamlayan osallistujan
köken: osallistua + -ja
aile: osallistujalahja, osallistujamäärä
Ystävillämme ja meillä on yhteinen tavoite. — Bunlar aynı amacı paylaşan dostlarımız.
žena či dívka, která se něčeho účastní
Tato, která s vámi soucítí. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Rumenceparticipantă (dişil)
female equivalent of participant
çekim: çoğul participante · tamlayan participante
Acesta este unul care simpatizează cu tine. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Macarcarésztvevő /ˈreːstvɛvøː/
partaker, participant
çekim: çoğul résztvevők
köken: From részt (accusative singular of rész) + vevő (present participle of vesz). Compare részt vesz (“to attend, participate”).
Ez együttérez velünk. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
İbraniceמִשׁתַתֵף
זה אחד שמשתתף בצערכם. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Latinceparticeps /ˈpar.tɪ.kɛps/
sharing, partaking, participant, participating
çekim: çoğul participēs · tamlayan participis
zıt: expers
köken: From pars (“part”) + -ceps (“taker”). See participō.
Dancadeltager /ˈdelˌtæˀjʌ/
a participant
çekim: çoğul deltagere · tamlayan deltagers
köken: From deltage (“to participate, take part”) + -er (agent noun).
Dette er en, der føler med dig. — Bu sizin kederinizi paylaşan.
Norveççedeltaker
Straks vokalen inntreffer, spiller Starr mer ordinært. — Baş vokalleri paylaşan Perry ise daha çok rockçı.
Endonezcepartisipan, peserta /partiˈsipan/
participant
çekim: çoğul partisipan-partisipan
köken: Borrowed from Dutch participant.
Yang ini bersimpati dengan Anda. — Bu sizin kederinizi paylaşan.

Örnek Cümleler

Bu sizin kederinizi paylaşan.
This is one that commiserates with you.
Öykülerini paylaşan pek çok insan var.
There are so many other people sharing their stories.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.
There are lots of people who actually share the same dream.
Sonra bu sizi veren ve paylaşan olma yönünde değiştirir.
Then that again transforms into giving, into sharing.
Ve burada bu fikri benimle paylaşanlara üç ödev veriyorum.
And so I am going to leave you now with three calls for action for those who share this vision.
Makedonya'da, sorumlulukları paylaşan bir düzine kurum var.
Macedonia has a dozen institutions sharing the responsibilities.
Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.
A household is a group that shares the same living space and finances.
Bunlar halen ilacı kullanan ve verilerini paylaşan hastalar.
These are patients currently on drugs, sharing data.
Simsar da bu hisseyi kendisi ile paylaşan hissedara borçlu olsun
And the broker really owes it to one of the shareholders of
Aynı frekansı ve kaynağı paylaşan kopya kanalları listeden kaldır
Remove duplicate channels (same frequency and source) from the list
Ortak kabinleri ve şasiyi paylaşan iki model, FH12 ve FH16 vardı.
There were two models, FH12 and FH16 which shared common cabs and chassis.
Bizimle bu sosyal deneyi paylaşan 45.000 kişiye teşekkür etmeliyim.
I've got to thank the 45,000 people that are doing this social experiment with us.
paylaşan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod