minnettarlık

C2 seviye
TR → EN
"minnettarlık" kelimesinin İngilizcesi: gratitude. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgratitude

Tanım

•Minnettar olma durumu, şükran
•Yapılan iyiliğe karşı kendini borçlu sayma

Diğer Dillerde

AlmancaDankbarkeit (dişil)
gratitude, gratefulness, thankfulness
çekim: çoğul Dankbarkeiten · tamlayan Dankbarkeiten
eş: Erkenntlichkeit, Dank
köken: dankbar + -keit
aile: Dankbarkeitsgefühl
Das ist nicht sehr dankbar. — Bu pek de minnettarlık değil
FransızcaGratitude, reconnaissance
Je n'apprécierais pas vraiment. — Bu pek de minnettarlık değil Oh..
İspanyolcaagradecimiento, conoscencia, gratitud (eril) /aɡɾadeθiˈmjento/
gratitude · thanksgiving
çekim: çoğul agradecimientos
eş: conoscencia, gratitud, reconocimiento
zıt: desagradecimiento
köken: From agradecer + -miento.
Beall terminó con una nota de gratitud: — Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:
İtalyancagratitudine, riconoscenza (dişil) /ɡra.tiˈtu.di.ne/
gratitude
çekim: çoğul gratitudini
eş: riconoscenza, ringraziamento, riconoscimento, debito, obbligo
köken: From grato + -itudine; cognate with Piedmontese gratitùdin.
Questo non è molto riconoscente. — Bu pek de minnettarlık değil
Rusçaпризнательность (dişil) /prʲɪzˈnatʲɪlʲnəsʲtʲ/
appreciation (a just valuation or estimate of merit, worth, weight, etc.; recognition of excellence) · gratitude, thankfulness · acknowledgment, credit
çekim: çoğul призна́тельности · tamlayan призна́тельности
eş: благодарность
köken: призна́тельный (priznátelʹnyj) + -ость (-ostʹ)
Не слишком признательно. — Bu pek de minnettarlık değil
Arapçaاِمْتِنَان, تَشَكُّر, شُكْر
.هذا لا يجعلني سعيدًا أبدًا — Bu pek de minnettarlık değil
Farsçaامتنان, تشکر, سپاسگزاری, شنوهر, قدردانی /ta.ʃak.ˈkur/
thank you
köken: Borrowed from Arabic تَشَكُّر (tašakkur).
aile: تشکر کردن
favor, grace, thankful or obligated behaviour
çekim: çoğul minnətlər · tamlayan minnətin
köken: From Arabic مِنَّة (minna).
aile: minnətdarlıq, minnətdar
Gəldi bir minnətnən oturdu.
Kazakçaалғыс, рақмет, ризалық, ризашылық /ɾɑχˈmʲe̘t/
thanks
köken: From Persian رحمت (rahmat, “mercy”), from Arabic رَحْمَة (raḥma, “compassion, mercy”). Cognate with Tatar рәхмәт (räxmät), Bashkir рәхмәт (rəxmət), Kyrgyz ыракмат (ırakmat), Uzbek rahmat, Uyghur رەھمەت (rehmet, “thank you”), etc. Doublet of рақым (raqym, “mercy”).
Özbekçeminnatdorchilik, minnatdorlik, tashakkur
Felemenkçedankbaarheid (dişil) /ˈdɑŋk.baːrˌɦɛi̯t/
thankfulness, gratitude
çekim: çoğul dankbaarheden
zıt: ondankbaarheid
köken: From Middle Dutch dancbaerheit. Equivalent to dankbaar (“grateful”) + -heid.
Dat is niet echt dankbaar. — Bu pek de minnettarlık değil
Portekizcegratidão (dişil) /ɡɾa.t͡ʃiˈdɐ̃w̃/
gratitude, gratefulness
çekim: çoğul gratidões
eş: agradecimento
zıt: ingratidão
köken: From grato (“grateful”) + -idão.
A beleza da Natureza é uma dádiva que cultiva a apreciação e a gratidão. — Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.
Yunancaευγνωμοσύνη (dişil) /ɛv.ɣnɔ.mɔ.ˈsi.ni/
gratitude, thankfulness, gratefulness
çekim: tamlayan ευγνωμοσύνης
zıt: αγνωμοσύνη
köken: From the Ancient Greek εὐγνωμοσύνη (eugnōmosúnē). By surface analysis, ευγνώμων (evgnómon, “grateful”) + -σύνη (-sýni).
Αυτό δεν το εκτιμώ και ιδιαιτέρως. — Bu pek de minnettarlık değil
Japonca感謝 /kã̠ɰ̃ɕa̠/
thanks, appreciation, gratitude
çekim: geçmiş 感謝した
あ・・スンジョ — Bu pek de minnettarlık değil
Korece감사 /ˈka̠(ː)msʰa̠/
gratitude; thanks
eş: 고마움
köken: Sino-Korean word from 感謝 (“to thank; to be grateful”).
aile: 감사절, 감사하다, 감사합니다
자연의 아름다움은 감사와 고마움을 키우는 선물입니다. — Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.
İsveççetacksamhet
gratitude, thankfulness
çekim: tamlayan tacksamhets
zıt: otacksamhet
köken: tacksam + -het
aile: tacksamhetsskuld
Det är inte så väldigt uppskattad. — Bu pek de minnettarlık değil
Lehçewdzięczność (dişil) /ˈvd͡ʑɛnt͡ʂ.nɔɕt͡ɕ/
gratitude
çekim: tamlayan wdzięczności
eş: czar, gracja, powab, urok, charme
köken: Etymology tree Polish wdzięczny Polish -ość Polish wdzięczność From wdzięczny + -ość.
Piękno natury to dar, który wywołuje zachwyt i wdzięczność. — Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.
Ukraynacaвдя́чність
Краса природи - це дар, що породжує вдячність, подяку. — Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.
gratitude, obligation
çekim: çoğul आभारों
köken: Borrowed from Sanskrit आभार (ābhāra).
aile: आभारी
Fincekiitollisuus /ˈkiːtolːisuːs/
gratitude, gratefulness, thankfulness, appreciation (of a person) · fruitfulness, profitability (e.g. of work or a task)
çekim: çoğul kiitollisuudet · tamlayan kiitollisuuden
zıt: kiittämättömyys
köken: kiitollinen + -uus
aile: kiitollisuudenosoitus, kiitollisuudentunne, kiitollisuudenvelka
Se tuo toivoa ja on hieno asia. — Minnettarlık ve umut içinde ya,samak. Bu çok muhte,sem bir ,sey.
Çekçevděčnost, vděk (dişil) /ˈvɟɛt͡ʃnost/
gratitude
çekim: çoğul vděčnosti · tamlayan vděčnosti
eş: vděk, vděk
köken: From vděčný + -ost.
Ať vděčnost přeplyne do požehnání všude kolem vás a pak to bude opravdu dobrý den. — Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.
získat vděčnost
Rumencerecunoștință (dişil)
gratitude, gratefulness, thankfulness
çekim: çoğul recunoștințe · tamlayan recunoștințe
köken: From recunoaște + -ință, after French reconnaissance.
Acest lucru nu ma incanta cu nimic. — Bu pek de minnettarlık değil
Macarcahála /ˈhaːlɒ/
gratitude, gratefulness
çekim: çoğul hálák
köken: Borrowed from a South Slavic language, from Proto-Slavic *xvala.
aile: hálálkodik, hálás, hálátlan, hálaadás, hálaérzet, hálapénz, hálát ad
A hála áradjon szét és váljon áldásokká körülötted. — Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.
İbraniceהוֹדָיָה, תּוֹדָה
הניחו להכרת התודה שלכם לעלות על גדותיה ולברך את סביבתכם. — Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.
Latincegrātitūdō
Dancataknemmelighed /tɑɡˈnɛmˀəliˌheðˀ/
thankfulness, gratefulness
çekim: tamlayan taknemmeligheds
zıt: utaknemmelighed
köken: taknemmelig + -hed
- og leve i taknemmelighed og håb. — Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.
Norveççetakknemlighet
Vietnamcalòng biết ơn
Cũng không có gì đáng kể. — Bu pek de minnettarlık değil

Örnek Cümleler

Bu pek de minnettarlık değil
That's not very appreciative.
Onun yüzü açıkça minnettarlık gösteriyor.
His face clearly shows gratitude.
Öneri için hiçbir minnettarlık göstermedi.
He showed no gratitude for the offer.
Minnettarlık göstergesi olarak bahşiş verdi.
He gave a tip as a sign of gratitude.
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:
Beall ended with a note of gratitude:
Minnettarlık göstergesi olarak bana bu bebeği verdi.
He gave me this doll in token of his gratitude.
Minnettarlık göstergesi olarak bana biraz para verdi.
He offered me some money in token of gratitude.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.
Let the gratefulness overflow into blessing all around you.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.
Nature's beauty is a gift that cultivates appreciation and gratitude.
Biz sana yardımcı olmak zorunda değildik! Biraz minnettarlık göster!
We didn't have to help you! Show a little gratitude!
Bu minnettarlık, Irak'taki savaşı destekleme kararını doğuran nedenlerden biriydi.
That gratitude was among the reasons for deciding to support war in Iraq.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.
Let the gratefulness overflow into blessing all around you, and then it will really be a good day.
minnettarlık ile daha fazla örnek cümle →