Öneri için hiçbir minnettarlık göstermedi.He showed no gratitude for the offer.
Minnettarlık göstergesi olarak bahşiş verdi.He gave a tip as a sign of gratitude.
Minnettarlık göstergesi olarak bana bu bebeği verdi.He gave me this doll in token of his gratitude.
Minnettarlık göstergesi olarak bana biraz para verdi.He offered me some money in token of gratitude.
Biz sana yardımcı olmak zorunda değildik! Biraz minnettarlık göster!We didn't have to help you! Show a little gratitude!
Onun yüzü açıkça minnettarlık gösteriyor.His face clearly shows gratitude.
Bu pek de minnettarlık değilThat's not very appreciative.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Let the gratefulness overflow into blessing all around you.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Nature's beauty is a gift that cultivates appreciation and gratitude.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Let the gratefulness overflow into blessing all around you, and then it will really be a good day.
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Beall ended with a note of gratitude:
Bu minnettarlık, Irak'taki savaşı destekleme kararını doğuran nedenlerden biriydi.That gratitude was among the reasons for deciding to support war in Iraq.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.T.D.: Ale może w duchu docenienia waszej dobroci mógłbym podzielić się z wami pewną historią na swój temat.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.TD: A morda lahko v duhu hvaležnosti za vašo ljubeznivost, z vami delim zgodbico o sebi.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.TD: Dar poate că in spiritul aprecierii amabilităţii voastre aş putea să vă împărtăşesc povestea mea.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.(TD): 하지만 여러분의 친절함에 대한 감사를 표현하고 싶은 마음으로 저에 관한 작은 이야기를
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.И, может быть, в духе уважения к вашей доброте, я расскажу вам немного о себе.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.ט.ד.: אבל אולי ברוח ההערכה שלי לאדיבות שלכם, אוכל לשתף אתכם
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.ت. د. : ولكن ربما في الروح من تقدير للطفكم جميعا، يمكنني مشاركتكم
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.感謝するという意味で 私に関する短い物語を お話しようかと思います
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Beall conclude con una nota di gratitudine:
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Beall eindigde met een noot van dankbaarheid:
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Beall terminó con una nota de gratitud:
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Kerry Beall a terminé avec un message de gratitude :
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Η Beall έκλεισε την συνέντευξη με ένα μήνυμα ευγνωμοσύνης:
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Бэлл заканчивает разговор нотой благодарности:
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:ختمت حديثها معبّرة عن امتنانها:
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.A hála áradjon szét és váljon áldásokká körülötted.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Dejen que la gratitud inunde de bendición todo a su alrededor.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Laat je dankbaarheid uitwaaieren als een zegening voor alles om je heen.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Laissez la gratitude se transformer en bénédiction pour votre entourage.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Lăsaţi recunoştinţa să se reverse în binecuvântare peste tot în jurul vostru.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.הניחו להכרת התודה שלכם לעלות על גדותיה ולברך את סביבתכם.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Ať vděčnost přeplyne do požehnání všude kolem vás a pak to bude opravdu dobrý den.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Deixem que a gratidão transborde em bênçãos em vosso redor, e, então, será realmente um bom dia.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Dejen que la gratitud se transforme en bendición a su alrededor, y entonces será realmente un buen día.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.감사함이 당신의 주변 모든 곳으로 넘치게 하십시오. 그러면 당신의 오늘 이 하루는 더 없이 좋은 날이 될 것입니다.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Laat de dankbaarheid overstromen in zegeningen van alles om je heen. Dan zal je dag écht goed zijn.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Lad taknemligheden blive til velsignelser overalt omkring dig og så bliver det en virkelig god dag. (Musik)
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Lasst die Dankbarkeit fließen als Segnung um euch herum. Dann wird der Tag wirklich ein guter Tag sein.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak. (Müzik)Hadd csorduljon túl a hála, és váljon áldássá ahová csak megy, és akkor az tényleg jó nap lesz." (Zene)
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak. (Müzik)Нехай вдячність переросте у всеохоплююче щастя, і тоді сьогодні буде насправді чудовим днем.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Naj hvaležnost prekipi v blagoslov vsega okrog tebe in potem bo zagotovo dober dan.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Niech ta wdzięczność przemienia się w dobro wokół was. Wówczas będzie to naprawdę dobry dzień.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Нека благодарност препълни с благословение всички около вас, и след това ще бъде наистина добър ден.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.אפשרו להכרת התודה לגלוש להכרת תודה לכל מה שסביבכם, ואז זה יהיה יום טוב באמת.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.اجعل مشاعر الشكر تغمرك لتكون نعما لمن هم حولك, عندها سيكون يوما جميلا بالفعل .
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.感謝が恵みとなって あふれ出すように そうしたら 今日は 本当に良い日になるでしょう
Bu pek de minnettarlık değilAcest lucru nu ma incanta cu nimic.
Bu pek de minnettarlık değilCũng không có gì đáng kể.
Bu pek de minnettarlık değilDas ist nicht sehr dankbar.
Bu pek de minnettarlık değilDat is niet echt dankbaar.
Bu pek de minnettarlık değilDet är inte så väldigt uppskattad.
Bu pek de minnettarlık değil Oh..Je n'apprécierais pas vraiment.
Bu pek de minnettarlık değilQuesto non è molto riconoscente.
Bu pek de minnettarlık değilSepertinya kau tidak begitu menghargainya.
Bu pek de minnettarlık değilΑυτό δεν το εκτιμώ και ιδιαιτέρως.
Bu pek de minnettarlık değilНе слишком признательно.
Bu pek de minnettarlık değil.هذا لا يجعلني سعيدًا أبدًا
Bu pek de minnettarlık değilあ・・スンジョ