Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kaynata

kaynata

noun
TR → EN
"kaynata" kelimesinin İngilizcesi: father in law. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfather in law

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kaynatayı
Yönelme (-e)kaynataya
Bulunma (-de)kaynatada
Çıkma (-den)kaynatadan
Tamlayan (-in)kaynatanın
Çoğul (-ler)kaynatalar

Tanım

•isim: Karı kocaya göre birbirlerinin babası; kayınbaba, kayınpeder, babalık

Diğer Dillerde

Almancaschwiegervater, Schwiegervater (eril) /ˈʃviːɡɐˌfaːtɐ/
father-in-law
çekim: çoğul Schwiegerväter · tamlayan Schwiegervaters
eş: Schwäher
köken: schwieger- + Vater.
Sind Sie etwas, dass das Blut in Wallungen bringt? — İnsanların kanını kaynatan bir kişi misiniz?
FransızcaBeau-père (eril) /bo.pɛʁ/
a father-in-law, the father of one's spouse · a stepfather, stepdad, the present husband of the mother of a child from a previous marriage
çekim: çoğul beaux-pères
eş: vitrique, vitric, parâtre
köken: Inherited from Middle French beau pere, beaupere, beau-père, biau pere. By surface analysis, beau- + père.
Êtes-vous quelque chose qui fait circuler le sang? — İnsanların kanını kaynatan bir kişi misiniz?
Rusçaсвёкор; тесть
Вы что-то, что всех бодрит? — İnsanların kanını kaynatan bir kişi misiniz?

Etimoloji

kayın + ata.

Örnek Cümleler

Ben Tom'un kaynatasıyım.
I'm Tom's father-in-law.
Tencereyi kaynatan paradır.
Money will make the pot boil.
Su kaynatamıyorum. Gaz yok.
I cannot boil water. There is no gas.
Sana patatesleri kaynatacağım.
I'll boil you the potatoes.
Patatesleri senin için kaynatacağım.
I'll boil the potatoes for you.
Ben sizin için fasulye kaynatacağım.
I'll boil the beans for you.
Hafif ateşte kaynatarak suyu çektiriniz.
Put yolks altogether in the clear water.
İnsanların kanını kaynatan bir kişi misiniz?
Are you something that gets the blood flowing?
Örneğin Kayın-Ana (Kaynana), Kayın-Ata (Kaynata) gibi.
Livestock such as cattle and sheep readily browse it.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.
Tom showed Mary how to boil water in a paper cup.
Anında okyanus tabanına vuracak, milyonlarca ton suyu kaynatacaktır.
It'll flash boil millions of gallons of seawater and slam into the ocean bedrock.
Yemek için kızartabilir, kaynatabilir, pirinç lapanızın içine ekleyebilirsiniz.
In order to eat them, you can fry, boil and add them to congee.
kaynata ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod