Ana içeriğe geç
Sözlük
/
inziva

inziva

/in.zi.vaː/
noun
TR → EN
"inziva" kelimesinin İngilizcesi: seclusion, aloneness, solitude, reclusion, seclusion. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelseclusionnoun
Genelalonenessnoun
Genelsolitudenoun
Genelreclusion
Genelseclusion
Genelsequester

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)inzivayı
Yönelme (-e)inzivaya
Bulunma (-de)inzivada
Çıkma (-den)inzivadan
Tamlayan (-in)inzivanın

Tanım

•isim: Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama
•din bilimi: Kendini Allah’a adayıp dünya işlerinden el çekme

Diğer Dillerde

seclusion · solitude · isolation, remoteness
eş: Einsamkeit, Isoliertheit
köken: abgeschieden + -heit
"Nun ja, ehrlich gesagt ist es eine katholische Mönchsklause." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Fransızcaisolement, séclusion, solitude (eril) /i.zɔl.mɑ̃/
isolation (detachment, exclusion) · isolation (separation of a patient)
çekim: çoğul isolements
eş: escapisme, isolation, isolisme, solitude
köken: From isoler + -ment, first attested in 1701.
" Eh bien en fait, c'est un ermitage catholique. " — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
isolement social
Cet état d'isolement lui est pénible.
İspanyolcaseclusión, soledad, solitud (dişil) /sekluˈsjon/
seclusion
çekim: çoğul seclusiones
"Bueno, es una ermita católica". — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
İtalyancasolitudine (dişil) /so.liˈtu.di.ne/
solitude, loneliness, solitariness, seclusion · solitude, solitary place
çekim: çoğul solitudini
eş: isolamento, lontananza, abbandono, emarginazione, segregazione, luogo disabitato
köken: From Latin sōlitūdinem.
"Beh, si tratta di un eremo cattolico." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Rusçaзатворничество, отшельничество
Она держала его в заключении в подвале своего дома. — Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.
Arapçaعُزْلَة
"حسنا، في الحقيقه هو ديرٌ كاثوليكي". — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Azericetəklik, yalqızlıq
Kazakçaжалғыздық, жалқылық
solitude
köken: жалғыз (jalğyz) + -дық (-dyq).
Özbekçeyolg‘izlik
Tatarcayalğızlıq
Felemenkçeeenzaamheid (dişil) /ˈeːn.zaːm.ɦɛi̯t/
loneliness
köken: From eenzaam + -heid.
"Dus, het is eigenlijk een katholiek klooster." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
De eenzaamheid overviel haar na het verlies van haar partner.
Het gevoel van eenzaamheid kan erg moeilijk zijn om mee om te gaan.
Veel mensen ervaren een gevoel van eenzaamheid in drukke steden.
Portekizcereclusão, solidão (dişil) /ʁe.kluˈzɐ̃w̃/
reclusion · imprisonment
çekim: çoğul reclusões
köken: Learned borrowing from Latin reclusio.
"Bem, na verdade, é uma ermida católica." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
isolation · solitary confinement
çekim: çoğul απομονώσεις · tamlayan απομόνωσης
"Λοιπόν, είναι ένα καθολικό ερημητήριο". — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Japonca孤独 /ko̞do̞kɯ̟/
lonely
aile: 孤独感, 孤独死, 孤独地獄
良い答えではありませんでした — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Korece고독 /ko̞do̞k̚/
loneliness · A childless old person.
köken: Sino-Korean word from 孤獨, from 孤 (“lonely”) + 獨 (“alone”)
"음, 카톨릭 은신처야." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
İsveççeavskildhet, ensamhet
secludedness, seclusion · privacy, solitude · separateness, separation
çekim: tamlayan avskildhets
köken: From avskild + -het.
"Tja, det är faktiskt ett katolskt eremitboende." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Lehçeodosobnienie, samotność (nötr) /ɔ.dɔ.sɔbˈɲɛ.ɲɛ/
isolation, solitude, seclusion
çekim: tamlayan odosobnienia
eş: oddzielenie, odizolowanie, odseparowanie, izolacja, samotnia, bezludna wyspa
köken: Etymology tree Polish odosobnić Polish -enie Polish odosobnienie From odosobnić + -enie.
Podczas 3-letniego odosobnienia medytują 12 godzin dziennie. — Üç senelik inzivada olduğu gibi günde 12 saat meditasyon yaptılar.
Ukraynacaсамотність (dişil) /sɐˈmɔtʲnʲisʲtʲ/
solitude · loneliness, lonesomeness
çekim: tamlayan само́тності
eş: самота́
köken: From самотній (samotnij) + -ість (-istʹ). Compare Bulgarian самотност (samotnost), Serbo-Croatian са̏мотно̄ст / sȁmotnōst, Polish samotność.
Прокинувся він у кімнаті підземного будинку. — Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.
Fincevetäytyminen, yksinäisyys /ˈʋetæy̯tyminen/
verbal noun of vetäytyä · withdrawing, withdrawal
çekim: çoğul vetäytymiset · tamlayan vetäytymisen
köken: vetäytyä + -minen
aile: vetäytymisoperaatio, vetäytymistaistelu
"Se on oikeastaan katolinen luostari." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Çekçesamota (dişil) /ˈsamota/
solitude · isolated rural house
çekim: çoğul samoty · tamlayan samoty
eş: osamělost, osamocení, osamění
köken: From sám + -ota.
Bylo nebylo... — 77 00:02:54,964 --> 00:02:57,402 Artık modanın zamanı olmadığına ikna olur ve İsviçre'de inzivaya çekilir.
Rumenceizolare, singurătate (dişil)
isolation
çekim: çoğul izolări · tamlayan izolări
köken: From izola + -re.
"De fapt e o mănăstire catolică". — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Macarcamagány /ˈmɒɡaːɲ/
solitude
çekim: çoğul magányok
köken: Back-formation from magányos. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
"Igazából ez egy katolikus kolostor." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
İbraniceבדידות, הִתְבּוֹדְדוּת (dişil)
loneliness
"טוב, בעצם זה מנזר קתולי." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Latincesolitās, solitudo (dişil) /soː.lɪˈtuː.doː/
An instance of being alone; loneliness, solitariness, solitude, privacy · A lonely place; desert, wilderness · A state of want, destitution, deprivation
çekim: çoğul sōlitūdinēs · tamlayan sōlitūdinis
köken: Etymology tree Latin sōlus Proto-Indo-European *-tu- Proto-Indo-European *-d- Proto-Indo-European *-Hō Proto-Italic *tūdō Latin -tūdō Latin sōlitūdō From sōlus (“alone; solitary, deserted”) + -tūdō.
Dancaensomhed
loneliness
çekim: tamlayan ensomheds
köken: From ensom + -hed
"Det er rent faktisk en katolsk skole." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Endonezcekesepian, seklusi
solitude (state of being alone) · soleness
çekim: çoğul kesepian-kesepian
köken: From sepi + ke- -an.
"Sebenarnya, itu adalah tempat pertapaan Katolik." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Vietnamcasự cô độc
"thực ra nó là một nơi ẩn tu công giáo." — "Aslında bir Katolik inziva yeri."
Bulgarcaизолация, Самота, уединеност (dişil) /izoˈɫat͡sijɐ/
isolation · insulation
çekim: çoğul изола́ции
köken: Borrowed from French isolation.
- Всъщност става дума за католическо жилище. — "Aslında bir Katolik inziva yeri."

Etimoloji

From Ottoman Turkish انزوا (inziva), from Arabic اِنْزِوَاء (inziwāʔ), verbal noun of اِنْزَوَى (inzawā).

Örnek Cümleler

"Aslında bir Katolik inziva yeri."
"Well, actually it's a Catholic hermitage."
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.
He was retired at his house in Bodrum.
Tom inzivada yaşar ve nadiren birini görür.
Tom lives in seclusion and rarely sees anyone.
Daha sonra inzivaya çekilmek üzere Kisamu'ya yerleşti.
Seeking solitude, he continued west and settled in Kisamos.
San Pedro Apostol Kilisesi, bugün inziva yerinde oturuyor.
These were followed by Toribio de Benavente Motolina and Jerónimo de Mendieta of the Franciscans.
Kraliçe Marie'nin favori mekanı ve inzivaya çekildiği yer oldu.
This was Charles' and Marie's favourite residence.
Zmar Sessizlik İnzivası, Portekiz 13 Mayıs 2013, Bölüm 1 [Şarkı]:
'The One Who is Nobody is the Buddha'
Bu azilden sonra Sünnullah Efendi bir inziva hayatına çekilmiştir.
In the Middle Ages, this man would have been sent into exile.
Üç senelik inzivada olduğu gibi günde 12 saat meditasyon yaptılar.
They do, like, three years' retreat, where they do meditate 12 hours a day.
'Bir sonraki inzivaya gelin bir sonraki adımı size orada anlatayım!'
Come to the next retreat and then I will tell you the next step.
Daha sonra New York'ta kişisel inzivasında bu kıyafetle zaman geçirdi.
Later, he spent time in private retirement in New York City.
Kendisi de rahip olmak ister ve kararını vermek üzere inzivaya çekilir.
Finally they agree to visit a priest and accept his judgement.
inziva ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod