Ana içeriğe geç
Sözlük
/
günebakan

günebakan

/ɟynɛbɑkɑn/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"günebakan" kelimesinin İngilizcesi: sunflower, helianthus, sunflower, sunflower, sunflower. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsunflowernoun
Genelhelianthus
Genelsunflower
Genelsunflower
Genelsunflower

Görsel

Günebakan çiçeği üzerine arı ve polen - doğa fotoğrafıGünebakanlarla Çevrili Masalsı Sarı Köy Evi ve Bahçesi ManzarasıGünebakanlarla Çevrili Masalsı Sarı Köy Evi ve Rustik Bahçe Manzarası

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)günebakanı
Yönelme (-e)günebakana
Bulunma (-de)günebakanda
Çıkma (-den)günebakandan
Tamlayan (-in)günebakanın
Çoğul (-ler)günebakanlar

Tanım

ayçiçeği
Erzincan ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
Kastamonu ili Cide ilçesine bağlı bir köy.
Mardin ili Nusaybin ilçesine bağlı bir köy.
Tokat ili Niksar ilçesine bağlı bir belde.
Tokat ili Niksar ilçesine bağlı bir belediye.
Trabzon ili Dernekpazarı ilçesine bağlı bir köy.
Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki

Diğer Dillerde

AlmancaSonnenblume (dişil) /ˈzɔnənˌbluːmə/
sunflower
çekim: çoğul Sonnenblumen · tamlayan Sonnenblumen
eş: Gewöhnliche Sonnenblume, Sonnenrose, Helianthus
köken: From Sonne (“sun”) + -n- + Blume (“flower”). Compare English sunbloom.
Ich nenne diese Lebewesen SonnenblumenBu canlılara günebakan diyorum.
Fransızcatournesol (eril) /tuʁ.nə.sɔl/
sunflower (Helianthus annuus) · heliotrope (plant with flowers which turn to follow the sun) · litmus
çekim: çoğul tournesols
eş: soleil, grand soleil, grand-soleil, graine de perroquet, hélianthe annuel, fleur de soleil
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *terh₁- Proto-Indo-European *-nos Proto-Indo-European *tórh₁nos Proto-Hellenic *tórnos Ancient Greek τόρνος (tórnos)bor. Latin tornus Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Italic *-āō Latin -ō Latin tornō Italian tornare Proto-Indo-European *sóh₂wl̥ Latin sōl Italian Sole Italian…
aile: tournesol du Mexique, tournesol mexicain
J'appelle ces créatures les tournesols.Bu canlılara günebakan diyorum.
İspanyolcagirasol, maravilla, mirasol, tornasol (eril) /xiɾaˈsol/
sunflower
çekim: çoğul girasoles
eş: helianto, maravilla, mirasol, pocolote, tlapololote, tornasol
köken: Verb-object compound, composed of gira (“to spin, to turn”) + sol (“sun”).
aile: aceite de girasol
Llamo a estas criaturas girasoles.Bu canlılara günebakan diyorum.
İtalyancagirasole (eril) /ˌd͡ʒi.raˈso.le/
sunflower
çekim: çoğul girasoli
eş: elianto, mirasole
köken: Verb-object compound, composed of gira (“to turn”) + Sole (“sun”), referring to the heliotropism of the plants when they are young.
aile: girasole articiocco
Chiamo queste creature girasoli.Bu canlılara günebakan diyorum.
Я называю этих существ подсолнечниками.Bu canlılara günebakan diyorum.
أسمي هذه المخلوقات زهور عباد الشمسBu canlılara günebakan diyorum.
alternative form of آفتابگردان
çekim: çoğul آفتابگردانها
Azericegünəbaxan /ɟynæbɑˈxɑn/
sunflower
çekim: çoğul günəbaxanlar · tamlayan günəbaxanın
köken: From gün (“sun”) + -ə (“dative suffix”) + bax- (“to look”) + -an (“subject non-past participle suffix”). Cognates * Uzbek kungaboqar, * Kazakh күнбағар (künbağar), күнбағыс (künbağys), күнгебағар (küñebağar), * Turkish günebakan, * Tatar көнбагыш (könbağış), * Bashkir көнбағыш (könbağış), * Kyrgyz күн багыш (kün bagış), * Karakalpak ayǵabaǵar, * Turkmen günebakar.
sunflower, Helianthus
çekim: çoğul күнбағарлар · tamlayan күнбағардың
köken: күн (kün) + бағар (bağar). See Azerbaijani günəbaxan for more.
Özbekçekungaboqar
sunflower
çekim: çoğul kungaboqarlar · tamlayan kungaboqarning
köken: From kunga (dative of kun (“sun”)) + boqar (aorist of boqmoq (“to look”)), literally “sungazer”. See Azerbaijani günəbaxan for more.
Felemenkçezonnebloem (dişil) /ˈzɔ.nəˌblum/
a sunflower, flower of the genus Helianthus · a 50 guilder banknote
çekim: çoğul zonnebloemen
köken: From zon + -e- + bloem. Named because the flower turns to keep facing the sun; compare English sunflower, Spanish girasol. The sense "50 guilder banknote" is derived from the large image of a sunflower found on such notes.
aile: zonnebloemolie, zonnebloempit, zonnebloemzaad
Ik noem deze begroeiing zonnebloemen.Bu canlılara günebakan diyorum.
In de zomer staan de velden vol met prachtige zonnebloemen.
Vroeger kon je met een zonnebloem een flinke aankoop doen.
Portekizcegirassol, helianto, heliotrópio, tornassol (eril) /ˌʒi.ɾɐˈsɔw/
sunflower (plant, flower)
çekim: çoğul girassóis
eş: tornessol
köken: Probably from French girasol, from Italian girasole (“sunflower”).
aile: óleo de girassol
sunflower
çekim: çoğul ηλίανθοι · tamlayan ηλίανθου
eş: ήλιος, ηλιοτρόπιο
aile: ηλίανθος ο κονδυλώδης
Japonca向日葵 /çima̠β̞a̠ɾʲi/
a sunflower, Helianthus annuus
köken: From 日 (hi, “sun”) + 回り (mawari, “rotation”). The kanji are jukujikun (熟(じゅく)字(じ)訓(くん)), from Chinese 向日葵 (xiàngrìkuí).
aile: 水向日葵
ヒマワリに似ていると思うからですBu canlılara günebakan diyorum.
Korece해바라기 /hɛba̠ɾa̠ɡi/
sunflower · basking in the sun; bathing in the sun
köken: 해 (hae) + 바라— (bara-) (~ 바라보— (barabo-)) + —기 (-gi).
이러한 생명체를 "해바라기" 라고 부르겠습니다.Bu canlılara günebakan diyorum.
İsveççesolros
a sunflower (flower)
çekim: çoğul solrosor · tamlayan solrosens
köken: sol + ros
Lehçesłonecznik (eril) /swɔˈnɛt͡ʂ.ɲik/
sunflower
çekim: çoğul słoneczniki · tamlayan słonecznika
eş: nawrot
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *sóh₂wl̥der. Proto-Slavic *sъlnь Proto-Indo-European *-ikosder. Proto-Slavic *-ьce Proto-Slavic *sъ̑lnьce Old Polish słońce Polish słońce Proto-Slavic *-nъ Proto-Indo-European *-eykos Proto-Balto-Slavic *-eikas Proto-Slavic *-ikъ Proto-Slavic *-nikъ Old Polish -nik Polish -nik Polish słonecznik From słońce + -nik.
aile: słonecznikowy
Nazywam je słonecznikami.Bu canlılara günebakan diyorum.
Hintçeसूरजमुखी, सूर्यमुखी (dişil) /suː.ɾəd͡ʒ.mʊ.kʰiː/
sunflower
köken: From सूरज (sūraj) + मुख (mukh) + -ई (-ī).
Finceauringonkukka, kirkkaan oranssi /ˈɑu̯riŋːonˌkukːɑ/
sunflower
çekim: çoğul auringonkukat · tamlayan auringonkukan
köken: auringon (“sun”, genitive) + kukka (“flower”)
aile: auringonkukansiemen, auringonkukkaöljy, isoauringonkukka
Çekçeslunečnice (dişil) /ˈslunɛt͡ʃɲɪt͡sɛ/
sunflower (any plant of the genus Helianthus)
çekim: çoğul slunečnic · tamlayan slunečnic
köken: From slunce + -nice.
aile: slunečnicový olej
Říkám těmto stořením slunečnice.Bu canlılara günebakan diyorum.
Rumencefloarea soarelui (dişil)
sunflower (flower)
çekim: çoğul florile soarelui
Numesc aceste creaturi florile soarelui.Bu canlılara günebakan diyorum.
Macarcanapraforgó, napraforgósárga /ˈnɒprɒforɡoː/
sunflower (Helianthus annuus)
çekim: çoğul napraforgók
köken: napra (“towards the sun”) + forgó (“turning”)
aile: napraforgósárga
Ezeket a lényeket 'napraforgóknak' nevezem.Bu canlılara günebakan diyorum.
İbraniceחמנית (dişil)
sunflower (any plant of the genus Helianthus, so called probably from the form and color of its floral head, having the form of a large disk surrounded by yellow ray flowers)
çekim: çoğul חַמָּנִיּוֹת
אני קורא ליצורים האלו פרחי-שמש.Bu canlılara günebakan diyorum.
Dancasolsikke (nötr)
sunflower
çekim: çoğul solsikker · tamlayan solsikkes
Endonezcebunga matahari
sunflower
çekim: çoğul bunga-bunga matahari
köken: Compound of bunga (“flower”) + matahari (“sun”), inherited from Malay bunga matahari.
a sunflower
köken: Sino-Vietnamese word from 向陽 (“to orient toward the sun”). Compare Chinese 向日葵 (hướng nhật quỳ, literally “sun-oriented flower”).
Tôi gọi những sinh vật này là hoa hướng dương.Bu canlılara günebakan diyorum.
Bulgarcaслънчоглед (eril) /sɫɐnt͡ʃo̟ˈɡlɛt/
sunflower (an oil-bearing annual plant with a tall stem and a large yellow flower head that later forms a head with small black seeds) Helianthus annuus · sunflower seeds (the edible seeds of the sunflower plant, eaten raw or roasted, or used for oil)
çekim: çoğul слънчогле́ди
köken: From слъ́нце (slǎ́nce) + гледам (gledam), literally “sun-looker”, from the way the flower head turns toward the sun.
Наричам тези същества слънчогледи.Bu canlılara günebakan diyorum.
Полето беше покрито с високи слънчогледи, обърнати към утринното слънце.
През август слънчогледът вече беше натежал от семки.
Децата купиха печен слънчоглед от пазара.

Etimoloji

gün + -e + bakan. See Azerbaijani günəbaxan for more.

Örnek Cümleler

Bu canlılara günebakan diyorum.
I call these creatures sunflowers.
Belki de günebakanlara benzerler.
They look like, maybe like sunflowers.
Günebakan, Kastamonu ilinin Cide ilçesine bağlı bir köydür.
And the stance is strong and silent, as if the earth beneath his feet were a sacred altar.
günebakan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod