to emasculate, to deprive of the capacity as a man · to castrate, to remove the male member
çekim: geçmiş entmannte · ortaç entmannt · şimdiki entmannt · ulaç entmannend
eş: abälardisieren
köken: From Middle High German entmannen. Equivalent to ent- (“un-, de-, dis-”) + Mann (“man, male person”) + -en. Compare Dutch ontmannen, English unman.
A pesar de mi sombrero afeminado, tejido con bolsas de plástico, me saludaron de mano. — Plastik alışveriş torbalarından yapılmış "efemine" şapkama rağmen elimi sıktılar.
Malgrado il mio cappello effeminato, fatto all'uncinetto con buste di plastica, mi strinsero la mano (Risate). — Plastik alışveriş torbalarından yapılmış "efemine" şapkama rağmen elimi sıktılar.
Ondanks mijn ietwat vrouwelijke hoed, gehaakt van plastic tassen, schudden ze mij de hand. — Plastik alışveriş torbalarından yapılmış "efemine" şapkama rağmen elimi sıktılar.
Japonca去勢する
この時代、明るい色調の印象派のスタイルで自然の風景や町並みを描いた。 — Bu tarzda doğal nesneleri efemine ve izlenimsel bir şekilde resmediyordu.
to weaken, debilitate, enfeeble, enervate (to make weaker) · to deteriorate (to make inferior in quality or value) · to dilute (to weaken, especially by adding a foreign substance)
çekim: geçmiş heikentänyt · şimdiki heikentäisi · ulaç heikentävä
köken: From heiketä (“weaken (intr.)”) + -tää (factitive verb).
Huolimatta hassusta hatustani, jonka olin tehnyt muovikasseista he kättelivät minua. — Plastik alışveriş torbalarından yapılmış "efemine" şapkama rağmen elimi sıktılar.
Независимо от моята "женска" шапка, направена от пластмасови кесиики, те се здрависаха с мен. — Plastik alışveriş torbalarından yapılmış "efemine" şapkama rağmen elimi sıktılar.