Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dokunur

dokunur

C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"dokunur" kelimesinin İngilizcesi: injurious. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinjurious

Tanım

•dokunmak fiilinin bildirme kipi geniş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi

Atasözü & Deyim

“Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (dokunur)”

Diğer Dillerde

Almancabeleidigend, schädlich /bəˈlaɪ̯dɪɡn̩t/
present participle of beleidigen; offending, offensive
Normalerweise ziehen sie sich zurück, sobald eine Krabbe sie berührt. — Normalde yengeç dokunur dokunmaz içeri çekiliyorlar.
İspanyolcainjurioso /inxuˈɾjoso/
injurious, harmful · offensive, offending · slanderous, vituperative
eş: afrentoso, agraviador, agravioso, denigrante, injuriador, injuriante
köken: From Latin injūriōsus.
También Vestidos y pelo. — Giysilere ve kürke dokunuruz.
İtalyancadannoso, ingiurioso, nocivo /danˈno.zo/
harmful
çekim: üstünlük dannosissimo
eş: nocivo, negativo, deleterio, esiziale, funesto, malefico
köken: From Latin damnōsus (“injurious”).
Vestiti e pellicce, anche. — Giysilere ve kürke dokunuruz.
Azericeziyankar
harmful
çekim: karşılaştırma daha ziyankar · üstünlük ən ziyankar
zıt: ziyansız, zərərsiz
köken: From Persian زیانکار (ziyânkâr).
Teofiel krijgt deze in zijn gezicht. — Lori onun yüzüne dokunur.
Lehçeszkodliwy /ʂkɔˈdli.vɘ/
harmful, damaging, deleterious, noxious
çekim: karşılaştırma bardziej szkodliwy · üstünlük najbardziej szkodliwy
eş: morderczy, zabójczy, zgubny
zıt: nieszkodliwy
köken: Etymology tree Old High German scadobor. Old Polish szkoda Polish szkoda Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Proto-Slavic *-ivъ Old Polish -iwy Old Polish -liwy Polish -liwy Polish szkodliwy From szkoda + -liwy.
aile: nieszkodliwy, szkodliwość
Malwina uderza ją w twarz. — Lori onun yüzüne dokunur.
Ukraynacaнебезпечний, шкідливий /nebezˈpɛt͡ʃnei̯/
dangerous
zıt: безпе́чний
köken: From Polish niebezpieczny. By surface analysis, небезпе́ка (nebezpéka) + -ний (-nyj) or не- (ne-) + безпе́чний (bezpéčnyj).
Дейзі б'є його по обличчю. — Lori onun yüzüne dokunur.
detrimental, hurtful, harmful, damaging, injurious · hostile, inimical, spiteful, offensive · wrong, censurable
çekim: çoğul अपकारियों
köken: Borrowed from Sanskrit अपकारिन् (apakārin). By surface analysis, अपकार (apkār) + -ई (-ī).
खल बिनु स्वारथ पर अपकारी।
Fincevahingollinen /ˈʋɑhiŋːolːinen/
malignant, harmful, injurious, malevolent · harmful, damaging, detrimental
çekim: karşılaştırma vahingollisempi · üstünlük vahingollisin
köken: vahinko + -llinen
aile: vahingollisesti, vahingollisuus
Kun pelaa astuu sormukseen, pääsee erikoistasoihin (eng. — Ona dokunursanız Special Stage (yani Özel Bölüm) açabilirsiniz.
harmful, detrimental, injurious, damaging
köken: From daună + -tor.
(Traducere în română - „Și sărutul meu va topi tăcerea care te face să fii a mea!”) — (Türkçe: Eğer ona dokunursan, seni dürter.)
Latincenoxius /ˈnɔk.si.ʊs/
hurtful, harmful, injurious, noxious. · guilty, culpable, criminal, delinquent.
zıt: īnsōns, castus, innocēns, innoxius
köken: Etymology tree Latin nox(a) Latin -ius Latin noxius From nox(a) (“injury; damage”) + -ius (adjective-building suffix).
aile: noxia, noxietās
harmful, injurious
çekim: karşılaştırma по́-вре́дни · üstünlük на́й-вре́дни
köken: From Proto-Slavic *verdьnъ (“harmful”); equivalent to вреда (vreda, “harm”) + -ен (-en).
Когато една мравка докосне друга, я мирише. — Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.
Katalancainjuriós, nociu /iɲ.ʒu.ɾiˈos/
insulting, offensive
köken: Learned borrowing from Latin iniūriōsus. By surface analysis, injúria + -ós.
Tagalogcamapaminsala, nakasasama /mapaminˈsalaʔ/
harmful; injurious; damaging; destructive
köken: From mapam- + pinsala.
harmful · injurious
eş: హానికరమైన
ధూమపానం ఆరోగ్యానికి హానికరము
Esperantovunda /ˈvunda/
injurious
Sanskritçeहिंस्र /ɦĩ.sɾɐ́/
injurious, mischievous, hurtful, destructive, murderous, cruel, fierce, savage · "acting injuriously towards"
çekim: çoğul हिं॒स्राः · tamlayan हिं॒स्रस्य॑
köken: From the root हिंस् (hiṃs) + -र (-ra).

Örnek Cümleler

Flak çok dokunur.
Flak it touches on.
İdeoloji o dokunur.
Ideology it touches on.
Lori onun yüzüne dokunur.
Rosemary spits in his face.
Giysilere ve kürke dokunuruz.
Clothes and furs, too.
Bunun yardımı dokunur sanırım.
I think that would help.
Her gün dokunuruz bir şeylere.
Every day we use touch.
Eğer dokunursan ateş seni yakar.
Fire will burn you if you touch it.
Her bir duvar dört kareye dokunur.
Every wall touches four squares.
Yüzüne dokunursan hasta olacaksın.
You'll get sick if you touch your face.
Tom dişe dokunur bir şey söylemedi.
Tom didn't say anything worthwhile.
O kabloya dokunursan şok geçirirsin.
If you touch that wire, you will receive a shock.
O kabloya dokunursan, şok geçirirsin.
If you touch that wire, you'll get a shock.
dokunur ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod