Ana içeriğe geç
Sözlük
/
damak

damak

/daˈmak/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"damak" kelimesinin İngilizcesi: palate, denture, palate, palate, palate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Tıppalatenoun
Geneldenture
Genelpalate
Genelpalate
Genelpalate

Görsel

Damak Çatlatan Lezzet: Şekerli Churros ve Yanındaki Özel SoslarıAhşap Tahtada Izgara Balık ve Köpüklü Bira ile Damak Çatlatan SunumKremalı Makarna ve Taze Ekmek ile Damak Çatlatan Bir İtalyan LezzetiIşıltılı Peynir Sunumu: İncir ve Taze Baharatlarla Damak Çatlatan Tabak

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)damağı
Yönelme (-e)damağa
Bulunma (-de)damakta
Çıkma (-den)damaktan
Tamlayan (-in)damağın
Çoğul (-ler)damaklar

Tanım

isim, anatomi: Ağız boşluğunun tavanı

Atasözü & Deyim

Adamak kolay, ödemek zordur
Adamakla mal tükenmez

Diğer Dillerde

palate (roof of the mouth) · the sense of taste · oral cavity
çekim: tamlayan Gaumens
eş: Palatum
köken: From Middle High German gaume, from Old High German goumo, from Proto-Germanic *gaumô, alternative form of *gōmô (whence Old High German guomo).
Mein Geschmack ist ziemlich verschieden von Ihrem.Damak tadım sizinkinden oldukça farklı.
denture
çekim: çoğul dentiers
eş: râtelier
köken: From dent (“tooth”) + -ier.
Comment avez-vous trouvé le repas ?Yemek damak tadınıza uymadı mı?
İspanyolcadentadura postiza, paladar, placa (dişil) /dentaˌduɾa posˈtiθa/
denture, false teeth
çekim: çoğul dentaduras postizas
Quiero dedicarle esta canción.Bu şarkıyı ona adamak istiyorum.
İtalyancapalato (eril) /paˈla.to/
palate
çekim: çoğul palati
eş: gusto, competenza, raffinatezza, ricercatezza, sensibilità
köken: From Latin palātum.
aile: palatino
E' un po' come quando si pota un rosaio.Bunu bir gülü budamak gibi düşünebilirsiniz.
Rusçaнёбо /ˈnʲɵbə/
palate
çekim: çoğul нёба · tamlayan нёба
köken: From Old East Slavic небо (nebo), from Proto-Slavic *nebo, from Proto-Balto-Slavic *nébas, from Proto-Indo-European *nébʰos. Doublet of не́бо (nébo), a borrowing from Old Church Slavonic.
Типы люков: Л, С, Т, ТМ.Damak-diş ünsüzleri: c, ç, j, ş.
мя́гкое нёбо
твёрдое нёбо
Arapçaحَنَك
أهديه إلى السيد Worple!Sayın Worple adamak!
Farsçaکام /ˈkaːm/
desire, wish · design, intention, pursuit · aim, goal
çekim: çoğul کامها
eş: مراد, مقصود
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *keh₂- Proto-Indo-European *-mos Proto-Indo-European *kóh₂mos Proto-Indo-Iranian *káHmas Proto-Iranian *káHmah Old Persian 𐎣𐎠𐎶 (k-a-m) Middle Persian 𐭠𐭬𐭪 (ʾmk) Persian کام From Middle Persian 𐭠𐭬𐭪 (kʾm), 𐫐𐫀𐫖 (kʾm /⁠kām⁠/, “will, desire, purpose”), from Old Persian 𐎣𐎠𐎶 (k-a-m /⁠kāma⁠/), from Proto-Iranian *káHmah, from Proto-Indo-Iranian *káHmas, from…
aile: دوستکام, ناکام, کامران, کامروا, کامکار, کامیاب
ایام به کام [باشد]!
Azericedamaq /dɑˈmɑx/
palate (roof of the mouth) · mouth · lampas, animal palate inflammation
çekim: çoğul damaqlar
köken: From Proto-Common Turkic *tāmgāk (“throat”).
aile: damaqarxası, damaqortası, damaqönü
yumşaq damaq
sərt damaq
Kazakçaтаңдай /tɑŋˈdɑj/
palate
köken: Probably from Middle Mongol [script needed] (tanglai), see modern Mongolian тагнай (tagnaj). Cognate with Karakalpak таңлай, Uyghur таңлай (tanglay), Uzbek tanglay, etc.
Özbekçetanglay
denture (set of teeth, also artificial)
çekim: çoğul gebitten
eş: dentuur
köken: From Middle Dutch gebet. Equivalent to ge- + bijten with vowel shortening.
aile: kunstgebit, melkgebit
Enigszins vergelijkbaar met het snoeien van een rozenstruik.Bunu bir gülü budamak gibi düşünebilirsiniz.
Zij heeft een prachtig gebit.
Ik heb mijn gebit nog niet in.
Portekizcecéu da boca, dentadura (eril) /ˈsɛw da ˈbo.kɐ/
palate, roof of the mouth
çekim: çoğul céus da boca
eş: abóbada palatina, palato
köken: Literally, “mouth's sky”, possibly related to Latin palātum, Etruscan 𐌚𐌀𐌋𐌀𐌃𐌖𐌌 (faladum, “sky”). Compare Galician ceo da boca, Fala ceu da boca, Spanish cielo de la boca, Romanian cerul gurii.
Se, porém, te abstiveres de fazer voto, não haverá pecado em ti.Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.
dentures, false teeth · dentition
çekim: çoğul μασέλες · tamlayan μασέλας
eş: οδοντοστοιχία
Σε ικανοποιεί το γεύμα;Yemek damak tadınıza uymadı mı?
Japonca上顎, 入れ歯, 口蓋, 義歯 /ɯ̟β̞a̠a̠ɡo̞/
an upper jaw
zıt: 下顎
köken: Compound of 上(うわ) (uwa-, the 被(ひ)覆(ふく)形(けい) (hifukukei, “bound form”) of 上(うえ) (ue, “up; top”)) + 顎(あご) (ago, “jaw”).
aile: 上顎音, 上顎骨
限定版は、費用、先生で公開され、多くのことができるSayın Worple adamak!
Korece구개, 의치, 입천장 /ˈku(ː)ɡɛ/
palate (vaulted roof of the mouth)
köken: Sino-Korean word from 口蓋, from 口 (“mouth”) + 蓋 (“cap; cover; lid”)
aile: 경구개(硬口蓋), 구개골(口蓋骨), 구개음(口蓋音), 연구개(軟口蓋)
씨 Worple에게 바칩니다!Sayın Worple adamak!
a bite (wound left behind after having been bitten) · a bite (the act of biting) · a bite (the swelling of one's skin caused by an insect's mouthparts or sting)
çekim: çoğul betts · tamlayan betts
aile: bettskena, hundbett, myggbett, ormbett
Först... Låt oss öppet dejta.İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.
Lehçepodniebienie, proteza (nötr) /pɔd.ɲɛˈbjɛ.ɲɛ/
palate (roof of the mouth) · palate (taste or preference) · intrados
çekim: çoğul podniebienia · tamlayan podniebienia
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ep Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *h₂epó Proto-Indo-European *h₂pó Proto-Balto-Slavic *pa Proto-Slavic *po Proto-Indo-European *dʰeh₁-der. Proto-Slavic *podъ Proto-Slavic *podъ- Old Polish pod- Polish pod- Proto-Indo-European *nebʰ- Proto-Indo-European *-os Proto-Indo-European *nébʰos Proto-Balto-Slavic *nébas Proto-Slavic *nebo Old Polish niebo…
Najpierw... ...powinniśmy oficjalnie pójśc na randkę...İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.
Це можна проілюструвати на прикладі обрізання куща троянди.Bunu bir gülü budamak gibi düşünebilirsiniz.
denture (device that replaces some or all teeth in a mouth)
çekim: çoğul hammasproteesit · tamlayan hammasproteesin
köken: hammas + proteesi
Omistan sen Mr. Worple!Sayın Worple adamak!
Çekçepatro (nötr) /ˈpatro/
floor, storey · palate (roof of the mouth)
çekim: çoğul patra · tamlayan patra
eş: podlaží, poschodí, postropí, etáž, půnebí
köken: Inherited from Old Czech patro, from Proto-Slavic *pętro.
aile: dvoupatrový, jednopatrový, měkké patro, tvrdé patro
Můžete si to představit jako prořezávání růžového keře.Bunu bir gülü budamak gibi düşünebilirsiniz.
Rumencecerul gurii, palat (nötr)
palace
çekim: çoğul palate · tamlayan palatului
köken: Borrowed from Byzantine Greek παλάτι (paláti), from Latin palātium. Doublet of polată.
Vreau să dedic tot timpul meu acestui proiect.Bütün zamanımı bu projeye adamak istiyorum.
Palatul Buckingham
taste (a person’s implicit set of preferences) · appetite, hunger (for something: -ra/-re) (desire for, or relish of, food or drink) · want, desire, wish, mood, fancy, liking
çekim: çoğul gusztusok
köken: Borrowed from Latin gustus.
aile: gusztusos, gusztustalan
Az étel megfelelt az ízlésüknek?Yemek damak tadınıza uymadı mı?
Gusztus dolga.
İbraniceחֵךְ
ואני לא - אפשר לומר שחוש הטעם שלי די ברברי -Damak tadı da zevksizmiş diyebilirsiniz.
Latincepalātum
Men om du lar være å gjøre noget løfte, vil du ikke få synd på dig.Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.
Vietnamcavòm miệng /vɔm˨˩ miəŋ˧˨ʔ/
palate
Bạn có thể nghĩ về nó như việc cắt tỉa cành hoa hồng vậy.Bunu bir gülü budamak gibi düşünebilirsiniz.
interest (a great attention and concern from someone or something) · interest (a quality in a thing that attracts somebody's attention) · interest (a hobby)
çekim: çoğul интере́си
aile: интересен, интересувам, интересувам се, интересчийка, интересчия, поинтерсувам се
Искам да и посветя(на нея) тази песен.Bu şarkıyı ona adamak istiyorum.
Гледах го с интерес.
Главните ѝ интереси са музика и тенис.
Тя действаше единствено в свой интерес.
Slovakçapodnebie
Najprv... ...začnime randiť poriadne.İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.

Etimoloji

Eski Türkçe tamgak

Örnek Cümleler

Onu adamakıllı dövdüm.
I hit him good and hard.
Onun iyi bir damak zevki var.
She has good taste.
Dil ve damak tat organlarıdır.
The tongue and the palate are the taste organs.
Ben burada adamakıllı eğlendim.
I thoroughly enjoyed myself here.
Yemek damak tadınıza uymadı mı?
Did the food match your palate?
Bu şarkıyı ona adamak istiyorum.
I want to dedicate this song to him.
Kendini göreve adamak zorundasın.
You have to dedicate yourself to the task.
Bu şarkıyı Tom'a adamak istiyorum.
I'd like to dedicate this song to Tom.
Tom'un değişik damak zevkleri var.
Tom has varied tastes.
Hayatımı eğitime adamak istiyorum.
I want to devote my life to education.
Artdamaksılların Öndamaksallaşması
Palatalization of velars
Tom'un mükemmel bir damak tadı var.
Tom has excellent taste.
damak ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelpalatine bone
Birleşik Kelimeler
damak eteğidamak tadıdamak uyumudamak ünsüzüart damakdiş-damak ünsüzüdiş eti-damak ünsüzüön damaksert damakyumuşak damak
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod