dönüt

/dœˈnyt/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"dönüt" kelimesinin İngilizcesi: doughnut. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldoughnut

Görsel

Donut ve pastane tatlıları - renkli lezzetRenkli şekerli donut fotoğrafı - tatlı atıştırmalıkIsırık Alınmış Karamel Kaplı Donut ve Kuruyemiş SüslemeleriFarklı Boyutlarda Çikolatalı ve Renkli Glazürlü Donut Çeşitleri Sunumu

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)dönütü
Yönelme (-e)dönüte
Bulunma (-de)dönütte
Çıkma (-den)dönütten
Tamlayan (-in)dönütün
Çoğul (-ler)dönütler

Tanım

•geri bildirim, geri besleme
•Gönderilen bilgi ve talimatın alıcıda yaptığı etkiye ilişkin edinilen bilgi

Diğer Dillerde

AlmancaBerliner, Donut, Krapfen (ellipsoidal), Pfannkuchen, Reifen (eril) /bɛʁˈliːnɐ/
Berliner (male or of unspecified sex) (a native or inhabitant of Berlin)
çekim: çoğul Berlinern · tamlayan Berliners
eş: Spree-Athener, Bulette
köken: From Berlin + -er.
aile: berlinerisch, berlinern, Ostberliner, Wahlberliner, Westberliner
Nicole entstand im Mittelatlantik am 4. Oktober. — Mister Donut, Orta Doğu markalarını 14 Ekim 1995'te sattı.
Fransızcabeignet, rosquille (eril) /bɛ.ɲɛ/
beignet (fritter filled with fruit etc) · doughnut
çekim: çoğul beignets
köken: Inherited from Middle French bignet, from Old French bignet (“fried dough enveloping a food substance”), a diminutive of bigne, bugne, buyne (“lump, swelling”), from Frankish *bungjō (“lump, bump, swelling”), from Proto-Germanic *bungô, *bunkô (“lump, heap, crowd”), from Proto-Indo-European *bʰenǵʰ- (“thick, dense, fat”). Alternatively, from Gaulish *bunia. Cognate with Old High German bungo…
En 1997, Togo’s est acheté par Dunkin' Donuts. — Allied-Lyons, 1990 yılında Dunkin' Donuts'ı satın aldı.
İspanyolcaanillo, dona, dónut, rosquilla (eril) /aˈniʝo/
ring · annulus · annulet
çekim: çoğul anillos
eş: sortija
köken: Inherited from Old Spanish aniello, from Latin ānellum (“little ring”), from ānulus, diminutive of ānus (“ring”). Compare Catalan anell, French anneau, Italian anello, Portuguese anel.
aile: anilla, anillito, anillo booleano, anillo de boda, anillo de compromiso, anillo de hadas, anillo de seguridad, anillo del Pescador, caérsele los anillos, como anillo al dedo
Se emprende el regreso. — Erken geri dönüt sağlar.
İtalyancaciambella (dişil) /t͡ʃamˈbɛl.la/
ring-shaped cake or bread · doughnut · any of several other ring-shaped cushions, rubber rings etc.
çekim: çoğul ciambelle
köken: Uncertain. Possibly from Latin cymbula. Compare Sicilian giammeḍḍa.
aile: ciambella di salvataggio, ciambellare
Ti fa arrivare presto. — Erken geri dönüt sağlar.
pane a ciambella
Rusçaка́мера, кольцо́, пампу́ха, пампу́шка, покры́шка, по́нчик
Опять вставать придется рано. — Erken geri dönüt sağlar.
Arapçaدُونَات, شِفَنْج, مَبْرُومَة
فهي تملك هذه الأسلحة القوية، والأيدي البطولية التي تستطيع رفع الكعك إلى فمك. — Onun güçlü, kahraman kolları vardır o kollar donutları ağzınıza götürür.
Azericeəyirdək, pişi, ponçik
doughnut · person with chubby, rounded cheeks
çekim: çoğul ponçiklər
köken: Borrowing from Russian по́нчик (pónčik), from Polish pączek.
Kazakçaбүйрекше бәліш, пончик
Özbekçeponchik
Felemenkçeberlinerbol (eril) /bɛrˈli.nərˌbɔl/
Berliner (pastry)
çekim: çoğul berlinerbollen
eş: boule de Berlin
köken: Borrowed from German Berliner + bol.
De omroep trok zich vroegtijdig terug. — Erken geri dönüt sağlar.
Portekizcedónute, rosquinha (eril) /ˈdɔ.nu.tɨ/
doughnut (deep-fried piece of dough or batter)
çekim: çoğul dónutes
köken: Borrowed from English donut.
E lembre-se: chegue cedo. — Erken geri dönüt sağlar.
Yunancaλουκουμάς, ντόνατ (eril) /lukuˈmas/
loukoumas (a small doughnut, often flavoured with honey and cinnamon)
çekim: çoğul λουκουμάδες · tamlayan λουκουμά
köken: From Ottoman Turkish لقمه (lukma, lokma), from Arabic لُقْمَة (luqma).
aile: λουκουματζής, λουκουμαδάκι
Παραιτήθηκε νωρίς. — Erken geri dönüt sağlar.
Japoncaドーナツ, ドーナッツ /do̞ːna̠t͡sɨ/
a donut/doughnut (deep-fried piece of dough or batter)
köken: Borrowed from English donut, doughnut.
たやすいことなのです。 このとき、未来の自分は全く姿を見せません。 — Onun güçlü, kahraman kolları vardır o kollar donutları ağzınıza götürür.
Korece가락지빵, 도넛 /ka̠ɾa̠k̚t͡ɕ͈ip͈a̠ŋ/
donut
köken: From 가락지 (garakji, “ring”) + 빵 (ppang, “bread”).
현실이란 영웅적이고 센 팔을 가지고 있어서 당신의 입 속으로 도넛을 넣어 줄 수도 있어요. — Onun güçlü, kahraman kolları vardır o kollar donutları ağzınıza götürür.
a donut
çekim: çoğul flottyrmunkar · tamlayan flottyrmunks
köken: flottyr (“fat used for deep-frying”) + munk
Då kommer prompten tillbaka. — Erken geri dönüt sağlar.
Lehçemała opona zapasowa, obwarzanek, oponka, pączek, ślad poślizgu w kształcie obwarzanka (eril) /ɔb.vaˈʐa.nɛk/
obwarzanek · doughnut (anything torus-shaped)
çekim: çoğul obwarzanki · tamlayan obwarzanka
eş: obarzanek
köken: Etymology tree Polish obwarzyć Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Old Polish -ek Polish -ek Polish obwarzanek From obwarzyć + -ek.
aile: obwarzankarka
Akinator może zadać maksymalnie 80 pytań. — Donuts, Metacritic'te 100 üzerinden 84 puana sahiptir.
Jej włosy były zwinięte w dwa obwarzanki.
A do tego wszystko to zachodzi w wielkim metalowym obwarzanku.
Hintçeडोनट (eril) /ɖoː.nəʈ/
doughnut, donut
çekim: çoğul डोनटों
köken: Borrowed from English doughnut.
Fincemunkki, rengas, torus, vararengas /ˈmuŋkːi/
monk · doughnut/donut (especially one without a hole, see usage notes) · luck, fluke
çekim: çoğul munkit · tamlayan munkin
köken: Borrowed from Swedish munk (“monk, donut”).
aile: munkisto, munkkius, augustinolaismunkki, benediktiiniläismunkki, benediktiinimunkki, berliininmunkki, bernhardilaismunkki, buddhalaismunkki, dominikaanimunkki, fransiskaanimunkki
Tehtäessä ANY-kysely vastaus sisältää kaikki tietueet jotka liittyvät nimeen. — Eğer varsa iletiye verilen her türlü yanıt da dönüt olarak adlandırılmaktadır.
Çekçeamerická kobliha, kobliha (dişil) /ˈkoblɪɦa/
Berliner (a doughnut with a sweet filling) · big turd
çekim: çoğul koblihy · tamlayan koblihy
eş: kobližka, šiška, krepla, kreplík, smažinka, koblížek
aile: koblihárna, koblihář, kobližka, kobližník, koblížek
Má ty silné, heroické ruce, které vám cpou koblihy do pusy. — Onun güçlü, kahraman kolları vardır o kollar donutları ağzınıza götürür.
Rumencegogoașă (dişil) /ɡoˈɡo̯a.ʃə/
doughnut
çekim: çoğul gogoși · tamlayan gogoși
köken: Possibly from gogă (“walnut, nut”), an expressive creation. For sense 2 see vinde gogoși (“deceive or cheat someone”).
aile: gogoșerie
Vino înapoi cât de repede cu putință. — Erken geri dönüt sağlar.
Macarcafánk, farsangi fánk, gyűrűfánk /ˈfaːŋk/
doughnut, donut
çekim: çoğul fánkok
köken: From German Pfannkuchen (“pancake, doughnut”), from Pfanne (“frying pan”) + Kuchen (“milk-loaf, cake”).
aile: csörögefánk, forgácsfánk
Korán eljött otthonról dolgozni. — Erken geri dönüt sağlar.
İbraniceדונאט, דוֹנַט, סופגנייה, סֻפְגָּנִיָּה (eril)
doughnut/donut
çekim: çoğul דונאטס
köken: Borrowed from English donut.
אבקש להחזירן בהקדם. — Erken geri dönüt sağlar.
Dancaberliner, donut, munkering
Berliner
çekim: çoğul berlinere · tamlayan berliners
köken: Berlin + -er
Det har disse stærke heroiske arme, der kan løfte doughnuts ind i munden på dig. — Onun güçlü, kahraman kolları vardır o kollar donutları ağzınıza götürür.
Norveççeberlinerbolle, smultring
Endonezcedonat /ˈdo.nat/
doughnut
çekim: çoğul donat-donat
köken: From English donut, an alteration of doughnut.
Dia memiliki tangan yang kuat dan heroik yang dapat memasukkan donat ke mulut Anda. — Onun güçlü, kahraman kolları vardır o kollar donutları ağzınıza götürür.
Vietnamcabánh rán /ʔɓajŋ̟˧˦ zaːn˧˦/
A deep-fried glutinous rice ball in northern Vietnamese cuisine, filled with mung bean paste, scented with jasmine flower essence, and doused in syrup. · dorayaki
köken: bánh (“cake”) + rán (“to fry”). The sense of "dorayaki" was popularized by the Vietnamese translation of the manga Doraemon.
Con lại mất sớm. — Erken geri dönüt sağlar.
Bulgarcaдо́нът, по́ничка
Входа има ниско вътрешно съпротивление и входния сигнал е ток. — Kirişteki giriş uyarıcı yüktür ve çıkış tepkisi kirişteki dönüttür.
Slovakçaamerická šiška, pampúch, placka (dişil) /plat͡ska/
flat cake usually made from potatoes
çekim: çoğul placki · tamlayan placky

Etimoloji

By surface analysis, dön- (“to return, to go back”) + -üt.

Örnek Cümleler

Tom üç donut yedi.
Tom ate three donuts.
Erken geri dönüt sağlar.
"Vuelve Temprano.
Sami sana donut almaya gitti.
Sami went thee to get some donuts.
Sami sana birkaç donut almaya gitti.
Sami went thee to get some donuts.
Dona, "donut"un İspanyolca uyarlamasıdır.
Dona is a Spanish adaptation of “donut.”
Tom, Mary'nin donutundan küçücük bir ısırık aldı.
Tom took a tiny bite out of Mary's donut.
Sürüm Android Donutun modernleşmiş versiyonu idi.
They had an updated version of the old Hanomag body.
Aynı yıl, Allied-Lyons, Mister Donut'u satın aldı.
The same year, Allied-Lyons acquired Mister Donut.
Allied-Lyons, 1990 yılında Dunkin' Donuts'ı satın aldı.
Allied-Lyons acquired Dunkin' Donuts in 1990.
Pek çok genç sadece iş arayışı içinde safça dönüt yaptı.
Many young people responded innocently in search of work.
Mister Donut, Orta Doğu markalarını 14 Ekim 1995'te sattı.
Mister Donut sold its Middle East trademarks on October 14, 1995.
Ayrıca 1971'de Japonya'da bir Mister Donut eğitim merkezi kuruldu.
Also in 1971, a Mister Donut training center was constructed in Japan.
dönüt ile daha fazla örnek cümle →