Ana içeriğe geç
Sözlük
/
cilve

cilve

/d͡ʒilˈve/
noun
TR → EN
"cilve" kelimesinin İngilizcesi: coquetry. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcoquetry

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)cilveyi
Yönelme (-e)cilveye
Bulunma (-de)cilvede
Çıkma (-den)cilveden
Tamlayan (-in)cilvenin
Çoğul (-ler)cilveler

Tanım

•isim: Hoşa gitmek, ilgi çekmek için takınılan çekici, edalı davranış; işve
•mecaz: Hoş ve latif bir şekilde görünme ortaya çıkma
•mecaz: Göz alıcı hareketlilik
•Bir olayın veya durumun bir kişiyi şaşırtan ve beklenmedik yanı
•tecelli

Atasözü & Deyim

“Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış”

Diğer Dillerde

AlmancaKoketterie (dişil)
coquetry
çekim: çoğul Koketterien · tamlayan Koketterien
eş: Eitelkeit, Gefallsucht
köken: Borrowed from French coquetterie.
Es ist ein fantastischer Job und Karriere. — Güzel cilveli ve işvelidir.
Fransızcacoquetisme, coquetterie (eril) /kɔk.tism/
coquetry
köken: From coquet + -isme.
Le destin joue de drôles de tours aux gens. — Kaderin türlü cilvesi.
İspanyolcacoquetería (dişil) /koketeˈɾia/
coquetry, flirtation
çekim: çoğul coqueterías
eş: coqueteo, coqueteo, flirteo
El destino juega buenas pasadas. — Kaderin türlü cilvesi.
Rusçaкаприз, кокетство (eril) /kɐˈprʲis/
whim, caprice, fancy, fit
çekim: çoğul капри́зы · tamlayan капри́за
eş: упрямство, причуда, прихоть
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kap- Proto-Indo-European *káput Proto-Italic *kaput Latin caput Vulgar Latin capus Old Italian capo Proto-Indo-European *ǵʰḗrder. Latin ērīcius Old Italian riccio Old Italian caporiccio Italian capricciobor. French capricebor. Russian каприз Borrowed from French caprice. Ultimately from Latin caper. Doublet of шевро́н (ševrón).
aile: капри́зный, капри́зничать, капризу́ля, Phrases, любо́й капри́з за ва́ши де́ньги
Судьба играет странные шутки с людьми. — Kaderin türlü cilvesi.
Arapçaدَلَال
القدر يلعب حيل طريفة مع الناس — Kaderin türlü cilvesi.
Farsçaادا, عشوه, کرشمه /ʔa.ˈdaː/
pretension, affectation, feigned behavior · imitation, mimicry · making faces
köken: Borrowed from Arabic أَدَاء (ʔadāʔ).
ادای سوگند
Felemenkçecharme (eril) /ˈʃɑr.mə/
charm (quality of inspiring delight or admiration)
çekim: çoğul charmes
eş: bekoring, verleidelijkheid, aantrekkelijkheid, innemendheid
köken: Borrowed from French charme (“charm”), from Middle French charme (“spell; charm”), from Old French charme (“spell”), from Latin carmen (“song; incantation”).
aile: charmezanger
Het lot speelt rare spelletjes met mensen. — Kaderin türlü cilvesi.
Yunancaακκισμός, νάζι (eril)
coquetry · affectation · coquettish manner
çekim: çoğul ακκισμοί · tamlayan ακκισμού
eş: επιτήδευση, κάμωμα, νάζι, προσποίηση, σκέρτσο, υποκρισία
köken: From Ancient Greek Ἀκκώ (Akkṓ), compare Sanskrit अक्का (akkā).
Η μοίρα παίζει περίεργα παιχνίδια. — Kaderin türlü cilvesi.
Japonca媚態, 嬌態
男性に媚びるように艶かしい女性の態度。
自然は絶えず子供を鍛える。 — Çocuklar doğal olarak cilveler yaparlar.
Hintçeअदा, इश्वा, ग़म्ज़ा (dişil) /ə.d̪ɑː/
performing, carrying out; manner · beauty; elegance; grace
çekim: çoğul अदाएँ
köken: Borrowed from Classical Persian ادا (adā), from Arabic أَدَاء (ʔadāʔ).
Finceflirttailu, keimailu /ˈflirtːɑi̯lu/
flirtation
çekim: çoğul flirttailut · tamlayan flirttailun
köken: flirttailla + -u
Heidät hiljensi historian onneton käänne. — Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.
İbraniceהתיפות
הם הושתקו על-ידי תאונה מצערת של היסטוריה. — Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Kaderin türlü cilvesi.
Fate plays funny tricks on people.
Mary cilvelice gülümsedi.
Mary smiled demurely.
Yaşıt cilveli dilberler halinde,
Loving companions matched in age,
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.
They were silenced by an unfortunate accident of history.
İkisi kaderin cilvesiyle bir araya gelir.
The two mortal enemies are suddenly thrown together by fate.
Jace bazen cilveli ve duyarsız olabiliyor.
Skunk can sometimes be lazy and impatient.
Bu cilveler, bu nazlanmalar, bu uzun boy nedir?
Elena: Wait, what are these numbers, right here?
Bunlar günlük hayatın cilveleri ve zahmet veriyorlar.
These are the day-to-day of life, and they do pose problems.
Cilveli, şirin sözlü, eşlerine aşık ve onlarla yaşıt kıldık.
Loving companions matched in age,
cilve ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
cilve kutusu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod