Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bulaşıcı hastalık

bulaşıcı hastalık

TR → EN
"bulaşıcı hastalık" kelimesinin İngilizcesi: infection. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinfection

Tanım

•Mikrop, parazit, virüs vb. etkenlerle yayılan hastalık.
•Mikrop yolu ile yayılan hastalık

Diğer Dillerde

AlmancaAnsteckung, Infektion (dişil) /ˈanˌʃtekʊŋ/
infection
çekim: çoğul Ansteckungen · tamlayan Ansteckungen
köken: anstecken + -ung
Er fürchtet ansteckende Krankheiten. — Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.
Fransızcainfection (dişil) /ɛ̃.fɛk.sjɔ̃/
infection · stench, stink
çekim: çoğul infections
köken: From Old French infection, from Late Latin īnfectiōnem.
aile: infectieux, infectiologue
Maladies infectieuses liées à la drogue — Uyuşturucuya bağlı bulaşıcı hastalıklar
İspanyolcainfección, infición (dişil) /infeɡˈθjon/
infection
çekim: çoğul infecciones
eş: contagio, contaminación
köken: Borrowed from Latin īnfectiōnem.
aile: infección del tracto urinario
Prevención de enfermedades infecciosas — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
İtalyancainfezione (dişil) /in.fetˈt͡sjo.ne/
infection
çekim: çoğul infezioni
eş: sepsi, suppurazione, contagio, epidemia, corruzione, immoralità
köken: Borrowed from Latin īnfectiōnem.
Malattie infettive correlate alla droga — Uyuşturucuya bağlı bulaşıcı hastalıklar
Rusçaзараже́ние, зара́за, инфе́кция
Стандартные руководства ипособия — Uyuşturucuya bağlı bulaşıcı hastalıklar
Arapçaعَدَوَى, عَدْوَى
للبحث في أمر الأمراض المعدية. — Bulaşıcı hastalıklara bir bakın
Farsçaپوده, پوسیدن, عُفونَت, گندگی /puːˈdæ/
rubbed, worn; fallen to pieces · foul, rotten · empty, hollow
köken: From Middle Persian pwtk' (pūdag, “foul, rotten”). Akin to Old Armenian փուտ (pʻut), an Iranian borrowing.
Azericeinfeksiya, sirayət, yoluxdurma, yoluxma
infection
çekim: çoğul infeksiyalar · tamlayan infeksiyanın
Kazakçaжұқпа, жұқтыру, инфекция
infection
çekim: çoğul инфекциялар · tamlayan инфекцияның
köken: Borrowed from Russian инфе́кция (infékcija), from Latin īnfectiō.
aile: инфекциялық
Felemenkçeinfectering, infectie (dişil) /ˌɪn.fɛkˈteː.rɪŋ/
infection, the act or process of infecting
çekim: çoğul infecteringen
köken: From infecteren + -ing.
Preventie van infectieziekten — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
Portekizceinfecção, infeccionamento (dişil) /ĩ.fekˈsɐ̃w̃/
infection (uncontrolled growth of harmful microorganisms in a host)
çekim: çoğul infecções
köken: Learned borrowing from Latin īnfectiōnem.
aile: desinfecção
Doenças infecto-contagiosas relacionadas como consumo de droga — Uyuşturucuya bağlı bulaşıcı hastalıklar
Yunancaλοίμωξη, μόλυνση (dişil)
infection
çekim: çoğul λοιμώξεις · tamlayan λοίμωξης
Πρόληψη των λοιμωδών νοσημάτων — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
λοίμωξη του ουροποιητικού συστήματος (urinary tract infection)
Japonca伝染, 感染 /dẽ̞ɰ̃sẽ̞ɴ/
contagion · infection
çekim: geçmiş 伝染した
eş: 感染
最終的な結果として たった15の州だけで — Bulaşıcı hastalıklara bir bakın
Korece감염, 전염 /ˈka̠(ː)mjʌ̹m/
infection, contagion, infestation
köken: Sino-Korean word from 感染, from 感 (“feel”) + 染 (“infect”)
aile: 감염되다, 감염하다
전염병을 조사하는데 말이죠. — Bulaşıcı hastalıklara bir bakın
Lehçeinfekcja, zakażenie (dişil) /inˈfɛk.t͡sja/
infection (process of infecting)
çekim: çoğul infekcje · tamlayan infekcji
eş: zakażenie, zarażenie, inwazja
köken: Borrowed from German Infektion, from French infection, from Latin infectiō.
aile: infekcyjny, autoinfekcja, infekować, zainfekować
Przebyte choroby zakaźne. — Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.
Ukraynacaзакаже́ння, зараже́ння, інфе́кція
Так само і з інфекційними хворобами. — Bulaşıcı hastalıklar için de aynı şekilde.
Hintçeसंक्रमण (eril) /səŋ.kɾə.məɳ/
infection · crossing, passage
çekim: çoğul संक्रमणों
köken: Borrowed from Sanskrit संक्रमणम् (saṃkramaṇam). By surface analysis, सम्- (sam-) + क्रमण (kramaṇ).
Finceinfektio, tarttuminen, tarttuva tauti, tartunta, tartuntatauti /ˈinfektio/
infection (the growth of micro-organisms in a host)
çekim: çoğul infektiot · tamlayan infektion
köken: Internationalism (see English infection).
aile: helikobakteeri-infektio, hengitystieinfektio, ihoinfektio, infektioalttius, infektiokierre, infektiotauti, sairaalainfektio, sekainfektio, sieni-infektio, suolistoinfektio
Tartuntatautien ehkäiseminen — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
HIV-infektio
Çekçeinfekce, nákaza (dişil) /ˈɪnfɛkt͡sɛ/
infection
çekim: çoğul infekcí · tamlayan infekcí
eş: nákaza
aile: kapénková infekce
Prevence infekčních nemocí — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
Rumenceinfectare, infecție (dişil)
infection
çekim: çoğul infectări · tamlayan infectări
köken: From infecta + -re.
Tendinţele temporale în cazurile notificate de hepatită B și C prezintă caracteristici diferite. — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
Macarcafertőzés, fertőződés, hurut, megfertőzés, megfertőződés, ragály /ˈfɛrtøːzeːʃ/
infection
çekim: çoğul fertőzések
köken: From fertőz (“to infect”) + -és (noun-forming suffix).
aile: fertőzéses, önfertőzés, bőrfertőzés, sebfertőzés, vérfertőzés, vírusfertőzés
A friss (2005–2006-os) tanulmányok — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
İbraniceזִהוּם, זיהום, נֶגַע (eril) /ziˈhum/
infection · pollution, contamination
çekim: çoğul זיהומים
aile: זיהום אור
בכדי ללמוד על מחלות מדבקות. — Bulaşıcı hastalıklara bir bakın
Latinceinfectio (dişil)
infection
çekim: çoğul īnfectiōnēs · tamlayan īnfectiōnis
köken: Etymology tree Latin īnficiō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin īnfectiō From īnficiō + -tiō.
Dancainfektion /enfɛɡˈɕoˀn/
infection
çekim: çoğul infektioner · tamlayan infektions
köken: From Late Latin infectio.
Tidstendenserne i anmeldte tilfælde af hepatitis B og C viser forskellige billeder. — Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi
Norveççeinfeksjon
Endonezceinfeksi /ɪnˈfɛksi/
infection
çekim: çoğul infeksi-infeksi
köken: From Dutch infectie (“infection”), from French infection (“infection”), from Old French infection, from Late Latin īnfectiō.
aile: menginfeksi, terinfeksi, infeksi eksogen, infeksi endogen, infeksi nasokomial, infeksi nifas, infeksi nosokomial, infeksi oportunistik, infeksi pusar, infeksi saluran kemih
Tahu beberapa macam penyakit menular. — Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.
Vietnamcasự lây nhiễm, sự nhiễm trùng
Tương tự đối với bệnh truyền nhiễm, — Bulaşıcı hastalıklar için de aynı şekilde.
Bulgarcaзаразя́ване
Тенденции в ХИВ инфекциите — Uyuşturucuya bağlı bulaşıcı hastalıklar

Örnek Cümleler

Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.
Spread contagious diseases.
Bulaşıcı hastalıklar için de aynı şekilde.
Likewise in communicable diseases.
Tüm bulaşıcı hastalıklar bulaşıcı değildir.
Not all the infectious diseases are contagious.
Nezle, insanlarda görülen en yaygın bulaşıcı hastalıktır.
The common cold is the most frequent infectious disease in humans.
Endişelebicek şeyler bulaşıcı hastalıklar ve düzmece moda.
The only things we've got to worry about are communicable diseases and fashion faux pas.
Bizler, kanseri bir bulaşıcı hastalık gibi tedavi ediyoruz.
We're treating cancer almost like it's an infectious disease.
Bulaşıcı hastalıklardan ellisi, insan dışkısıyla taşınıyor.
Fifty communicable diseases like to travel in human shit.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.
And they put me in an infectious disease ward at the hospital.
Özellikle bulaşıcı hastalıklar konusundaki çalışmaları ile tanınır.
He is mainly known for his work on infectious diseases.
Klebs bulaşıcı hastalıklar konusunda bazı önemli hatalar yapmıştır.
Klebs made some significant errors about infectious diseases.
Bu madde bulaşıcı hastalıkların neden olduğu salgınların listesidir.
This article is a list of epidemics of infectious disease.
Bu madde bulaşıcı hastalıkların neden olduğu salgınların listesidir.
This article is a list of epidemics of infectious disease.
bulaşıcı hastalık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod