birlikte çalışmak
TR → EN
"birlikte çalışmak" kelimesinin İngilizcesi: collaborate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcollaborate
Diğer Dillerde
Almancakollaborieren, mit dem Feind zusammenarbeiten, zusammenarbeiten /kɔlaboˈʁiːʁən/
to collaborate with the enemy
çekim: geçmiş kollaborierte · ortaç kollaboriert · şimdiki kollaboriert · ulaç kollaborierend
köken: From French collaborer + -ieren, from Latin collabōrō.
Es führte mich also zum Werk eines dänischen Physikers namens Tor Nørretranders. — Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmak
Fransızcacollaborer
to collaborate
çekim: geçmiş collaboré · ortaç collaboré · şimdiki collabore · ulaç collaborant
eş: contribuer, coopérer
Travailler avec des professionnels des médias — Medya çalışanlarıyla birlikte çalışmak
İspanyolcacoadyuvar, colaborar
to help achieve something · to collaborate
çekim: geçmiş coadyuvé · ortaç coadyuvado · şimdiki coadyuva
eş: colaborar
köken: From co- + Latin adiuvō (“help”).
Colaboración con los profesionales de los medios de comunicación — Medya çalışanlarıyla birlikte çalışmak
İtalyancacollaborare /kol.la.boˈra.re/
to collaborate, cooperate, contribute
çekim: geçmiş collaboràto · ortaç collaboràto · şimdiki collàbora · ulaç collaborànte
eş: aiutare, assistere, coadiuvare, concorrere, contribuire, cooperare
köken: From Latin collabōrāre.
aile: collaboratore, collaborazione
Io e l'Alchimista di Ghiaccio, nello stesso team? — Donduran Simyacıyla birlikte çalışmak mı?
Rusçaкоопери́ровать, сотру́дничать, сотру́дничать с враго́м
Работа с профессионалами СМИ — Medya çalışanlarıyla birlikte çalışmak
Arapçaتَعَاوَنَ, تَعاوَنُ مَعَ العَدُوّ
إلى أعمال عالم الفيزياء الدنماركي — Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmak
Azericeəməkdaşlıq etmək, ənşişmək
Felemenkçecollaboreren, samenwerken
meewerken, samenwerken
Je hebt een groep nodig om samen te blijven. — Birlikte çalışmak için bir sürüye ihtiyacınız var.
Yunancaσυνεργάζομαι /si.neɾˈɣa.zo.me/
to collaborate, to cooperate, to synergise (UK), synergize (US)
çekim: geçmiş συνεργάστηκα · şimdiki συνεργάζεται · ulaç συνεργαζόμενος
Εγώ στην ίδια ομάδα με τον Αλχημιστή του Πάγου; — Donduran Simyacıyla birlikte çalışmak mı?
Japonca共同して働く, 協力する
ノーレットランダーシュの仕事に 辿り着きました — Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmak
Korece공동으로 일하다, 협력하다 /çʌ̹mɲʌ̹kʰa̠da̠/
to cooperate; to collaborate
çekim: geçmiş 협력했다
köken: 협력(協力) (hyeomnyeok) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving active verbs).
덴마크의 물리학자인 토르 노레트란더스의 — Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmak
collaborate (voluntarily cooperate treasonably)
çekim: geçmiş kollaborerade · ortaç kollaborerande · ulaç kollaborerande
köken: From Latin collabōrāre, from con- (“with”) + labōrāre (“work”). Cognate of English collaborate, French collaborer, German kollaborieren, suffixed with -era.
aile: kollaborering
Freezing Alchemist och jag på samma sida. — Donduran Simyacıyla birlikte çalışmak mı?
Lehçekolaborować, współpracować /kɔ.la.bɔˈrɔ.vat͡ɕ/
to collaborate (to voluntarily cooperate treasonably, as with an enemy occupation force in one's country)
çekim: geçmiş kolaborowano · şimdiki kolaboruje
köken: Borrowed from French collaborer, German kollaborieren + -ować, from Latin collabōrō.
Mroźny Alchemik i ja w jednej drużynie? — Donduran Simyacıyla birlikte çalışmak mı?
Ukraynacaспівпрацюва́ти
Коли його батько помер, його дядько насильно забрав його працювати зі собою в шахту. — Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.
Finceolla yhteistoiminnassa, olla yhteistyössä, tehdä yhteistyötä
Jääalkemisti ja minäkö toimisimme yhdessä? — Donduran Simyacıyla birlikte çalışmak mı?
Çekçekolaborovat, spolupracovat /ˈkolaborovat/
to collaborate (to cooperate treasonably as with an enemy occupation force in one's country)
çekim: geçmiş kolaborovala · ortaç kolaborovala · şimdiki kolaboruje
Potřebujete vytvořit smečku. — Birlikte çalışmak için bir sürüye ihtiyacınız var.
Rumencecolabora /ko.la.boˈra/
to collaborate
çekim: geçmiş colaborat · ortaç colaborat · şimdiki colaborează
köken: Borrowed from French collaborer.
Cei doi sunt împreună din anul 1999. — Çift 1999'dan bu yana birlikte çalışmaktadır.
Macarcaegyüttműködik, kollaborál, közösen/együtt dolgozik, összejátszik /ˈɛɟːytmyːkødik/
to cooperate, collaborate (with someone -val/-vel)
çekim: geçmiş együttműködtek
köken: együtt- + működik
aile: együttműködés, együttműködő
Kell egy falka, ami összetart. — Birlikte çalışmak için bir sürüye ihtiyacınız var.
İbraniceשיתף פעולה
לעבודה של רופא דני — Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmak
Dancakollaborere, samarbejde
cooperation · collaboration · partnership
çekim: çoğul samarbejder · tamlayan samarbejdes
eş: samvirke
köken: From sam- (“together”) + arbejde (“work”).
aile: EU-samarbejde, forsvarssamarbejde, kultursamarbejde, NATO-samarbejde, regeringssamarbejde, samarbejdsevne, samarbejdsform, samarbejdsklima, samarbejdsmuligheder, samarbejdsområde
Freezing Alchemist og jeg på samme side. — Donduran Simyacıyla birlikte çalışmak mı?
Norveççesamarbeide, samarbeide (med fienden)
Løsningen bruker iCal-standarden som fungerer med andre kalenderapplikasjoner. — Diğer takvim uygulamalarıyla birlikte çalışmak için iCal standardını kullanıyor.
Endonezceberkhianat, berkolaborasi, kerjasama
to commit betrayal, to be treacherous
köken: From ber- + khianat.
Anda perlu kawanan agar berhasil. — Birlikte çalışmak için bir sürüye ihtiyacınız var.
Bulgarcaколаборирам, сътруднича
Имате нужда от хайка за да се справите заедно. — Birlikte çalışmak için bir sürüye ihtiyacınız var.
Slovakçakolaborovať, spolupracovať
Potrebujete usporiadať svorku. — Birlikte çalışmak için bir sürüye ihtiyacınız var.
Slovencekolaborirati, sodelovati
Ko je njegov oče umrl, ga je stric prodal za delo v rudnikih. — Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.
Litvancabendradarbiauti, drauge dirbti, kolaboruoti /bʲɛndrɐdɐrʲ¹ˈbʲæˑʊtʲɪ/
to cooperate, to work together
çekim: geçmiş bendradarbiãvo · ortaç bendradarbiãvęs · ulaç bendradarbiáująs
köken: From bendradar̃bis (“cooperator”) + -áuti.
Komanda tikrai džiaugiasi dirbdama su manimi. — Burada onunla birlikte çalışmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.
Letoncalīdzdarboties, sadarboties, sadarboties (ar ienaidnieku)
Estoncakollaboreerima, koostööd tegema
Örnek Cümleler
Birlikte çalışmak zorundasınız.
You've got to work together.
Biz birlikte çalışmak zorundayız.
We have to work together.
Tom'la birlikte çalışmak bir zevk.
Tom is a pleasure to work with.
Onunla birlikte çalışmak istiyorum.
I'd like to work with him.
Seninle birlikte çalışmak istiyorum.
I'd like to work with you.
Onlarla birlikte çalışmak istiyorum.
I'd like to work with them.
Ben hâlâ birlikte çalışmak istiyorum.
I'd still like to work together.
Onunla birlikte çalışmak ister misin?
Do you want to work with him?
Bay Norton'la birlikte çalışmak güzel.
Mr Norton is pleasant to work with.
Bizimle birlikte çalışmak ister misin?
Do you want to work with us?
Onlarla birlikte çalışmak ister misin?
Do you want to work with them?
Benimle birlikte çalışmak ister misin?
Do you want to work with me?
İlgili Sorular
Ağırlık çalışmak basketbol şutunu bozar mı? Şut pratiğiyle birlikte ağırlık antrenmanını en verimli şekilde nasıl yürütmeliyim?
Kayınvalidelerim balık avı hazırlıkları için Pazar günü benimle çalışmak istiyor. Dinî inançlarım gereği Pazar gününü çalışmadan tutmam gerekiyor; onlara saygı göstermekle birlikte bu isteği reddetmek doğru mu?
Sevgilimle beş yıldır birlikteliğim var ve ona çok bağlıyım. Bir ay hapis cezası aldı, bir yıldır özgür. Hukuki sürecinde avukat tutmak için para biriktirmeye çalışıyor ama sadece bordro dışı işlerde çalışmak istiyor, polis tarafından yakalanma korkusuyla. Ben sürekli iş ilanları gönderiyorum, ama bu durum beni aşırı strese sokuyor.