berzah

TR → EN
"berzah" kelimesinin İngilizcesi: isthmus. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelisthmus

Tanım

•isim, din bilimi: Dinî inanışlara göre dünya ile ahiret arasında ruhların kıyameti bekledikleri yer
•eskimiş, coğrafya: kıstak
•mecaz: Zorlu, belalı geçit
•mecaz: Can sıkıcı, bunaltıcı yer

Diğer Dillerde

AlmancaIsthmus, Landbrücke, Landenge (eril) /ˈɪstmʊs/
isthmus
çekim: çoğul Isthmen
eş: Landenge, Landbrücke
köken: Borrowed from Latin isthmus.
Fransızcaisthme (eril) /ism/
isthmus
çekim: çoğul isthmes
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁ey- Proto-Indo-European *h₁éyti Proto-Hellenic *éimi Ancient Greek εἶμῐ (eîmĭ) Ancient Greek ῐ̓σθμός (ĭsthmós)bor. Latin isthmuslbor. French isthme Learned borrowing from Latin isthmus, itself a borrowing from Ancient Greek ἰσθμός (isthmós).
İspanyolcaistmo (eril) /ˈisdmo/
isthmus (narrow strip of land surrounded by water) · isthmus (a narrow part connecting two structures)
çekim: çoğul istmos
köken: Learned borrowing from Latin isthmus, from Ancient Greek ῐ̓σθμός (ĭsthmós, “neck”).
aile: istmeño, istmo de las fauces, istmo del encéfalo
¿Qué quiere Alma Mía?. — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
İtalyancabraccio di terra
E riguardo alle nostre anime? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Rusçaперешеек (eril) /pʲɪrʲɪˈʂɛ(j)ɪk/
isthmus
çekim: çoğul переше́йки · tamlayan переше́йка
köken: пере- (pere-) + ше́я (šéja) + -ек (-ek)
Позади них будет преграда вплоть до того дня, когда они будут воскрешены.». — Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”
Arapçaبَرْزَخ
إلى متى ياحياة الروح. — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Farsçaبرزخ
barzakh · limbo · purgatory
köken: Borrowed from Arabic بَرْزَخ (barzaḵ), from Parthian *bwrz-ʾxw (/⁠burz-axw⁠/), from Parthian bwrz (/⁠burz⁠/, “high”) + ʾxw (/⁠axw⁠/, “world”).
Azericebərzəx, boyun /boˈjun/
neck · collar
çekim: çoğul boyunlar · tamlayan boynun
köken: Inherited from Proto-Turkic *bōń.
aile: boynuna almaq, boynuna torba salmaq, boyun qaçırmaq, boyuncuq, boyunduruq, boyunduruqlama, boyunduruqlamaq, boyunduruqlanma, boyunduruqlanmaq, boyunduruqlatma
Kazakçaқылта, мойнақ
isthmus
çekim: çoğul мойнақтар · tamlayan мойнақтың
Özbekçeboʻyin
neck · isthmus, headland
çekim: çoğul boʻyinlar · tamlayan boʻyinning
köken: From Proto-Turkic *boyïn.
Tatarcaмуентык
Felemenkçeistmus, landengte
een smalle strook land die twee grotere landmassa's verbindt
eş: landengte
Wat doet de Heilige Geest? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Yunancaισθμός
στενή λωρίδα ξηράς που ενώνει δύο ξηρές και χωρίζει δύο θάλασσες
Japonca地峡, 峡部
isthmus (narrow strip of land)
Korece지협, 협부 /t͡ɕiʝʌ̹p̚/
isthmus (narrow strip of land)
köken: Sino-Korean word from 地峽 (“isthmus”)
İsveççeed, näs /eːd/
an oath (solemn pledge) · an oath (curse, curse word)
çekim: çoğul eder · tamlayan eds
köken: From Old Swedish ēþer, from Old Norse eiðr, from Proto-Germanic *aiþaz.
aile: edsring, edsvuren, gå ed på, mened, trohetsed
Vad gör den helige Ande? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
svära en ed
Lehçeistm, międzymorze, przesmyk (eril) /ˈistm/
isthmus (strip of land)
çekim: çoğul istmy · tamlayan istmu
eş: istmus, międzymorze, przesmyk
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁ey- Proto-Indo-European *h₁éyti Proto-Hellenic *éimi Ancient Greek εἶμῐ (eîmĭ) Ancient Greek ῐ̓σθμός (ĭsthmós)bor. Latin isthmuslbor. French isthmelbor. Polish istm Learned borrowing from French isthme, from Latin isthmus, from Ancient Greek ῐ̓σθμός (ĭsthmós). Doublet of istmus.
Ukraynacaпереши́йок
Hintçeभू-संधि, भूडमरुमध्य, योजक, संयोग भूमि, स्थलडमरूमध्य /joː.d͡ʒək/
connecting, joining
çekim: çoğul योजकों
köken: Borrowed from Sanskrit योजक (yojaka).
aile: योजक-चिह्न
Fincekannas /ˈkɑnːɑs/
isthmus (narrow strip of land) · any narrow connecting part · web (strip of material connecting the face shells on a concrete or ceramic block)
çekim: çoğul kannakset · tamlayan kannaksen
köken: kanta + -s
aile: kannakselainen, hiekkakannas, Karjalankannas, maakannas
Karjalan kannas
Çekçeisthmus, převlaka, šíje, úžina (dişil) /ˈpr̝̊ɛvlaka/
isthmus (narrow strip of land, bordered on both sides by water, and connecting two larger landmasse)
çekim: çoğul převlaky · tamlayan převlaky
Jak je to se křtem v Duchu? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Macarcaföldhíd, földszoros /ˈføltsoroʃ/
isthmus (a narrow strip of land connecting two larger landmasses)
çekim: çoğul földszorosok
köken: föld (“land”) + szoros (“pass, strait”)
aile: Panama-földszoros
İbraniceמיצר \ מֵצַר
ומה האל עושה בנשמה? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Dancalandtange
Norveççeeid
Hva gjør Den Hellige Ånd? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Endonezcedaratan sempit, tanah genting /ˌtanah ɡənˈtiŋ/
isthmus: a narrow strip of land, bordered on both sides by water, and connecting two larger landmasses.
çekim: çoğul tanah-tanah genting
köken: Compound of tanah + genting.
Ya ampun.. apa yang sudah mereka lakukan padamua? — Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Vietnamcaeo đất
Bulgarcaпро́влак

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi برزخ, Arapça بَرْزَخْ (barzaḫ)

Kelime Ailesi

berzah âlemi
berzah azâbı

Örnek Cümleler

Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?
Was sucht der Mensch im Weltraum?
Ölüm ve Ruh Berzah İslam'da ölüm Rūḥ Nefs Cennet
Death and Human spirit Barzakh Islamic view of death Rūḥ Nafs Jannah Alam al Jabarut Illiyin
Ötelerinde, dirilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
Behind them lies the intervening barrier (stretching) to the day of their resurrection.
Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Önlerinde ta diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
Behind them lies the intervening barrier (stretching) to the day of their resurrection.
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.
With an interstice between them which they cannot cross.
Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”
It will be with them until the Day of Resurrection."
Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
Behind them lies the intervening barrier (stretching) to the day of their resurrection.
Onların önlerinde, diriltilip mezarlarından çıkarılacakları günedek bir berzah var.
Behind them lies the intervening barrier (stretching) to the day of their resurrection.
Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır.
Behind them lies the intervening barrier (stretching) to the day of their resurrection.
Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, artık, diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
It is indeed but a meaningless word that he utters.
Hayır, bu onun söylediği bir sözdür. Önlerinde ta diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
No! It is only a word he is saying; and behind them is a barrier until the Day they are resurrected.
berzah ile daha fazla örnek cümle →