Ana içeriğe geç
Sözlük
/
beliğ

beliğ

"beliğ" kelimesinin İngilizcesi: fluent. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfluent

Tanım

Belagati olan, belagatli
Anlaşılır
İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği olan

Diğer Dillerde

present participle of fließen
çekim: karşılaştırma fließender · üstünlük am fließendsten
Die Weibchen bringen nach einer Tragzeit von ca. 350 Tagen ein Junges zur Welt.Dişiler 350 günlük bir gebeliğin ardından bir yavru dünyaya getirirler.
Fransızcaparler couramment
790 : Révolte contre la régence d'Irène l'Athénienne.790: Atinalı İrini'nin naibeliğine karşı askeri isyan.
eloquent
köken: Borrowed from Latin facundus. Compare Italian facondo.
Sin embargo, el plato fuerte del carnaval llegará la semana siguiente.Korpus kallozun gebeliğin onyedinci haftasında matür hale gelir.
Rusçaкрасноречивый /ˌkrasnərʲɪˈt͡ɕivɨj/
eloquent · expressive · telltale, conspicuous
eş: речи́стый
köken: красноре́чие (krasnoréčije) + -и́вый (-ívyj)
вы прошли осмотр врача до истечения четвертого месяца беременностиgebeliğinizin dördüncü ayı tamamlanmadan önce hekim kontrolünde bulunduysanız;
красноречи́вый жест
красноречи́вое молча́ние/напомина́ние
красноречи́вый факт
عودة الأشياء المقترضة في الوقت المناسب و دون عناء .Dölüt, gebeliğin ilk aylarında kolayca ve tehlikesizce alınabilir.
Felemenkçevloeiend
present participle of vloeien
eş: vloeibaar, traploos, vlot, gemakkelijk
Hij spreekt vloeiend Frans.
Japoncaすらすら, ぺらぺら, 流暢な /sɨɾa̠sɨɾa̠/
smoothly
特急に8000系1編成投入。Her 8000 gebeliğin 1'i abdominal gebeliktir.
英語がスラスラ話せるようになる
İsveççeflytande
fluent · flowing, tending to flow · fluid
çekim: karşılaştırma mer flytande · üstünlük mest flytande
köken: Present participle of flyta ("flow" or "float")
du genomgått läkarundersökning före utgången av fjärde graviditetsmånadengebeliğinizin dördüncü ayı tamamlanmadan önce hekim kontrolünde bulunduysanız;
Han pratar flytande engelska.
Lehçebiegły, płynny (eril) /ˈbjɛ.ɡwɘ/
expert witness
çekim: çoğul biegli · tamlayan biegłego
eş: doświadczony, wprawiony, wprawny
köken: Etymology tree Proto-Slavic *běglъ Polish biegły Inherited from Proto-Slavic *běglъ. By surface analysis, biec + -ły.
Piętnastego dnia miesiąca matka przychodzi zapłakana.Gebeliğin 5. haftasında idrarla atılımı artar.
policyjny biegły
biegły sądowy
ekspertyza biegłego
Ukraynacaві́льно
Алея вона знаходиться поблизу вулиці Панаса Мирного.Beliğ Paşa Caddesi'nde yer almaktadır.
Fincesujuva /ˈsujuʋɑ/
fluent (able to speak a foreign language accurately and with confidence) · smooth (without difficulty, problems, or unexpected consequences or incidents) · readable (enjoyable to read)
çekim: karşılaştırma sujuvampi · üstünlük sujuvin
aile: sujuvasti, sujuvoittaa, sujuvoitua, sujuvuus, sujuvakynäinen, sujuvapuheinen, sujuvasanainen
Kerttu Juva (s.Beliğ Beler (d.
Hänen saksan kielensä on hyvin sujuvaa.
Toivomme sujuvaa siirtymistä uuteen järjestelmään.
Çekçeplynný, plynulý /ˈplɪniː/
made of gas; gaseous; gasiform · fluent
çekim: karşılaştırma plynnější · üstünlük nejplynnější
köken: From plyn + -ný.
Kohouti začínají kokrhat ve věku 6-7 měsíců.Gelişimi gebeliğin 6-7. haftalarında başlar.
Rumencefluent
fluent
köken: Borrowed from French fluent.
După a cincea zi li se dă voie să-și clătească gura.Gebeliğin 5. haftasında idrarla atılımı artar.
Macarcafolyékony /ˈfojeːkoɲ/
liquid (a substance that is flowing, and keeping no shape, such as water) · fluent, smooth (e.g. speech) · liquid (a vowel-like consonant such as l or r where there is a free passage of air through the oral cavity)
çekim: karşılaştırma folyékonyabb · üstünlük legfolyékonyabb
köken: From folyik (“to flow”) + -ékony (adjective-forming suffix denoting ability or tendency).
aile: folyékonyan, folyékonyság
Egy emlős magzat, ha a terhesség első harmadában elveszít egy végtagot, újranöveszti azt.Bir memeli cenin,eğer gebeliğin ilk üç aylık döneminde bir uzvunu kaybederse, onu yeniden oluşturacaktır.
folyékony szappan
flowing, streaming, pouring. · being soaked in. · fluent
köken: Present active participle of fluō (“to flow”)
Dancaflydende /flyːdənə/
liquid · fluent · flowing
köken: From the present participle of flyde (“to flow, float”).
Norveççeflytende
Ved termin produseres omtrent 250 mg progesteron per døgn. ^ Ukjent forfatter.Gebeliğin sonuna doğru plasenta günde 250 mg progesteron üretir.
Endonezcefasih, lancar /ˈfasih/
Fluent; being able to use a language accurately, rapidly, and confidently. · Eloquent, well-spoken; effective in expressing meaning by speech.
çekim: karşılaştırma lebih fasih · üstünlük paling fasih
köken: From Malay fasih, from Arabic فَصِيح (faṣīḥ).
aile: kefasihan, memfasihkan, memperfasih, sefasih, fasih lidah
Atau, kecanggungan menerima fakta bahwa ia tidak lagi berada dalam “dunia kekuasaan” yang dipegang sebelumnya.Ondan öncehiç kimsenin erişemediği saltanat naibeliği makamına erişmiştir.
Vietnamcalưu loát, thành thạo, trôi chảy /liw˧˧ lwaːt̚˧˦/
fluent
köken: Perhaps, Sino-Vietnamese word from 流 (“to spread”) and 捋 (“to soothe”).
free (having liberty) · free, unrestricted, uncontrolled · free, vacant, available
çekim: karşılaştırma по́-свобо́дни · üstünlük на́й-свобо́дни
köken: Inherited from Proto-Slavic *svobodьnъ. Parsable as свобода́ (svobodá) + -ен (-en)
790: Военен бунт срещу регентството Ирена от Атина.790: Atinalı İrini'nin naibeliğine karşı askeri isyan.
свободен пазар
свободна търговия
Slovencetekoče
Estoncasujuv
Vere- ja uriinianalüüsid saavad tuvastada rasedust 12. päevast pärast implantatsiooni.Klinikte kan ve idrar testleri embriyonun yerleşmesinden 12 gün sonra gebeliği gösterebilir.
nimble · fluent
aile: คล่องแคล่ว
Baskçaarin /aɾin/
light · swift · fluent
çekim: karşılaştırma arinago · üstünlük arinen
aile: arin batean, arin egin, arin-arin, arin-arinka, arinarazi, arindu, arineketa, arineketalari, arineketan, arineketan egin
Galcerhugl
fluent (able to speak a foreign language accurately and with confidence)
çekim: karşılaştırma rhuclach · üstünlük rhuclaf
aile: rhuglder
İzlandacaaltalandi, reiprennandi /ˈreiːpˌrenːanti/
fluent (in a language) · to be able to recite something perfectly
köken: From reipi + rennandi, literally “like a smoothly gliding rope”.
Hann talar reiprennandi íslensku.
Ég er orðinn reiprennandi í frönsku.
Ermeniceսահուն, վարժ /sɑˈhun/
that slides, glides or flows easily · slippery (which tends to cause slipping) · fluent, rhythmic, smooth
çekim: üstünlük ամենասահուն
köken: From Old Armenian սահուն (sahun). Equivalent to սահել (sahel) + -ուն (-un).
aile: սահնակ, սահունություն

Örnek Cümleler

Sen beliğsin.
You're eloquent.
Tom beliğdir.
Tom is eloquent.
Kökeni ve Muhammed'in sahabeliği
Origins and companion of Muhammad
İki yıl önce ektopik gebeliğim vardı.
I had an ectopic pregnancy two years ago.
Beliğ Paşa Caddesi'nde yer almaktadır.
It is located on Beliğ Paşa Street.
Bir gebeliğin sonlandırma olasılığı %36,8 idi.
The probability that a pregnancy would be aborted was 36.8%.
790: Atinalı İrini'nin naibeliğine karşı askeri isyan.
790: Military revolt against the regency of Irene of Athens.
Leyla'nın gebeliği haberi karışık tepkilerle karşılandı.
The news of Layla's pregnancy was met with mixed reactions.
Germinal evre, gebeliğin yaklaşık 10. gününde sona erer. [2]
The germinal stage is over at about 10 days of gestation.[3]
Bu ilâçlar diğer CYBE enfeksiyonlarını veya gebeliği önlemez.
PrEP drugs do not prevent other STI infections or pregnancy.
İnsan gebeliğinde, prenatal gelişime antenatal gelişim de denir.
In human pregnancy, prenatal development is also called antenatal development.
Gebeliğin sonuna doğru plasenta günde 250 mg progesteron üretir.
At term the placenta produces about 250 mg progesterone per day.
beliğ ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod