Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bağnazlık

bağnazlık

noun
TR → EN
"bağnazlık" kelimesinin İngilizcesi: bigotry, fanaticism, bigotry, fanaticism. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbigotrynoun
Genelfanaticismnoun
Genelbigotry
Genelfanaticism

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)bağnazlığı
Yönelme (-e)bağnazlığa
Bulunma (-de)bağnazlıkta
Çıkma (-den)bağnazlıktan
Tamlayan (-in)bağnazlığın
Çoğul (-ler)bağnazlıklar

Tanım

•[[bir kişiyi veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış; taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm
•Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık

Diğer Dillerde

AlmancaBigotterie, Borniertheit, Eiferertum, Engstirnigkeit, fanatische Verblendung, Fanatismus (dişil) /biˌɡɔtəˈʁiː/
sanctimony; hypocrisy · narrow-mindedness; bigotry; but less associated with racism than the contemporary English word
çekim: çoğul Bigotterien · tamlayan Bigotterien
eş: Heuchelei, Hinterfotzigkeit, Scheinheiligkeit, Unaufrichtigkeit, Verlogenheit
köken: Borrowed from French bigoterie.
Fransızcabigoterie (dişil) /bi.ɡɔ.tʁi/
bigotry, sanctimoniousness
çekim: çoğul bigoteries
köken: From bigot + -erie.
İspanyolcadiscriminación, fanatismo (dişil) /diskɾiminaˈθjon/
discrimination
çekim: çoğul discriminaciones
köken: From Latin discrīminātiōnem.
aile: discriminación positiva
Rusçaфанатизм; фанатичность
Arapçaتعصب, تَعَصُّب (eril) /ta.ʕasˤ.sˤa.ba/
to be a fanatic · to form an alliance
çekim: geçmiş تَعَصَّبْتُ
Farsçaتعصب
religious intolerance, fanaticism, bigotry · honour (state of being morally upright; the perception of such a state; favourable reputation; dignity)
çekim: çoğul təəssüblər · tamlayan təəssübün
köken: From Arabic تَعَصُّب (taʕaṣṣub).
aile: təəssübkeşlik, təəssübkeş
təəssüb çəkmək
Özbekçefanatiklik, fanatizm, mutaassiblik
Felemenkçebekrompenheid, bigotterie, fanatisme, kwezelarij
iets dat getuigt van kleingeestigheid
eş: provincialisme, pietluttigheid, benepenheid, kleingeestigheid, kortzichtigheid, engheid
Portekizcefanatismo, preconceito (eril) /fa.naˈt͡ʃiz.mu/
fanatism (excessive or intolerance of opposing views) · fanaticism (characteristic or practice of being a fanatic)
çekim: çoğul fanatismos
Yunancaμισαλλοδοξία, φανατισμός (dişil) /mi.sa.lo.ðoˈksi.a/
bigotry
çekim: çoğul μισαλλοδοξίες · tamlayan μισαλλοδοξίας
eş: αδιαλλαξία, φανατισμός
köken: From μισαλλόδοξος (misallódoxos, “bigot”), derived from μισῶ (misô, “to hate”) + ἀλλόδοξος (allódoxos, “allodox”). In turn from ἄλλος (állos, “other”) + δόξα (dóxa, “belief”). First attested in 1826.
Ο αγώνας μεταξύ ελευθερίας και μισαλλοδοξίας άρχισε από τα πρώτα χρόνια της ιστορίας της Αμερικής.
Japoncaファナティシズム, 狂信
あるものに対し理性を失うほど強く信じ込むこと。
Korece광신, 광신주의, 열광, 편협한 신앙
매우 극단적으로 믿는 것.
İsveççebigotteri
Lehçefanatyzm (eril) /faˈna.tɘzm/
fanaticism (the characteristic or practice of being a fanatic)
çekim: tamlayan fanatyzmu
eş: zelotyzm, dogmatyzm, fundamentalizm
köken: Internationalism; see French fanatisme and German Fanatismus.
Ukraynacaфанати́чність
Fincefanaattisuus, fanatismi, kiihko, kiihkoileva suvaitsemattomuus, kiihkoilu, suvaitsematon dogmaattisuus /ˈfɑnɑːtːisuːs/
bigotry, fanaticism
çekim: çoğul fanaattisuudet · tamlayan fanaattisuuden
köken: fanaattinen + -uus
Çekçefanatismus, nesnášenlivost, omezenost, úzkoprsost (eril) /ˈfanatɪzmus/
fanaticism
çekim: çoğul fanatismy · tamlayan fanatismu
Rumencefanatism (nötr)
fanaticism
çekim: tamlayan fanatismului
köken: Borrowed from French fanatisme.
Macarcafanatizmus /ˈfɒnɒtizmuʃ/
fanaticism
çekim: çoğul fanatizmusok
köken: From German Fanatismus, from French fanatisme. With -izmus ending.
Dancafanatisme
Norveççetrangsynthet
Bulgarcaфанати́зъм, фанати́чност
В Словения принципът за избягване на двойното гражданство е основен. — Dogmatizm'in Türkçedeki karşılığı bağnazlıktır.
Slovencefanatizem
Litvancafanatizmas
Letoncafanātisms
Katalancafalsa beateria, intolerància (dişil) /in.to.ləˈɾan.si.ə/
intolerance
çekim: çoğul intoleràncies
zıt: tolerància
Arnavutçafanatizëm

Etimoloji

Equivalent to bağnaz (“bigoted”) + -lık (“-ness”).

Örnek Cümleler

Bağnazlık burada hoşgörülmez.
Bigotry is not tolerated here.
Bağnazlık için sıfır toleransımız var.
We have zero tolerance for bigotry.
Bağnazlıklar burada hoş karşılanmıyor.
Bigots are not welcome here.
Šimunić, "herhangi bir hoşgörüsüzlük veya bağnazlık biçimini" desteklemediğini söyledi. [4] [5]
Šimunić denied supporting "any form of intolerance or bigotry."[26][27]
bağnazlık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod