expressionless
çekim: karşılaştırma ausdrucksloser · üstünlük am ausdruckslosesten
köken: From Ausdruck (“expression”) + -s- + -los (“-less”).
aile: Ausdruckslosigkeit
🔊 Ihre Augen werden ganz glasig, nicht wahr? — Anlamsızca bakıyorlar.
dry, deadpan
🔊 C'est comme parler de la tangente de l'angle visuel. — Anlamsızca bakıyorlar.
inexpressive
🔊 Los ojos se ponen vidriosos, ¿no? — Anlamsızca bakıyorlar.
impassive, emotionless, imperturbable · deadpan, poker-faced
eş: freddo, distaccato, indifferente, disinteressato, insensibile, calmo
köken: From Late Latin impassibĭlis. Cognate with Piedmontese impassìbil.
aile: impassibilità, impassibilmente
🔊 I loro occhi diventano vitrei. — Anlamsızca bakıyorlar.
Rusça 🔊 бесстра́стный , невозмути́мый
🔊 Их глаза просто стекленеют. — Anlamsızca bakıyorlar.
zonder gevoelens
🔊 Begin te praten over de tangens van de visuele hoek en hun ogen worden glazig. — Anlamsızca bakıyorlar.
inexpressive (lacking expression or emotion)
zıt: expressivo
köken: From in- + expressivo.
aile: inexpressividade
🔊 Os seus olhos ficam vidrados, certo? — Anlamsızca bakıyorlar.
unsmiling, not cheerful, sullen, sombre · deadpan · undeceived, unduped
eş: σκυθρωπός, συνοφρυωμένος
zıt: γελαστός
köken: From α- (a-, “not”) + γελαστός (gelastós, “cheerful”).
🔊 Τα μάτια τους απλά έκλειναν. — Anlamsızca bakıyorlar.
Japonca 🔊 能面のような
🔊 法廷における優れた専門家は教えることや — Anlamsızca bakıyorlar.
expressionless
çekim: karşılaştırma mer uttryckslös · üstünlük mest uttryckslös
köken: From uttryck + -s- + -lös.
🔊 Deras ögon blir glasartade. — Anlamsızca bakıyorlar.
Fince 🔊 ilmeetön , naama peruslukemilla /ˈilmeːtøn/ expressionless, inexpressive
çekim: karşılaştırma ilmeettömämpi · üstünlük ilmeettömin
köken: ilme + -tön
aile: ilmeettömästi, ilmeettömyys
🔊 Suuri luovuus on hämmästyttävän, uskomattoman, järkevän, järjettömän voimakasta. — Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.
expressionless
çekim: karşılaştırma bezvýraznější · üstünlük nejbezvýraznější
köken: From bez- + výraz + -ný.
🔊 Oči se prostě začnou zavírat, že? — Anlamsızca bakıyorlar.
numb (deprived of physical sensation) · insensitive, indifferent (not caring or concerned, not able to feel sympathy or compassion)
çekim: karşılaştırma érzéketlenebb · üstünlük legérzéketlenebb
köken: From érzék (“sense”) + -etlen (“-less, without”, privative adjective-forming suffix).
aile: érzéketlenít, érzéketlenség, érzéketlenül
🔊 A szemeik lassan lecsukódnak. — Anlamsızca bakıyorlar.
expressionless
köken: udtryk (“expression”) + -s- + -løs (“-less”)
🔊 Imponerende kreativitet er forbløffende, tåbelig, rationel, uforståelig magtfuld. — Tartışın. Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.