aldırmak
/aɫ.dɯɾˈmak/
verb
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Geniş zamanaldıramam
Şimdiki zamanaldırabiliyor
Gelecek zamanaldıracak
Geçmiş zamanaldıramadı
Şartaldıramasa
Gereklilikaldıramamalı
Emiraldır
Tanım
•getirtmek
•¤:Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.
•alma işini yaptırmak
•başkasına kaptırmak
•önem vermek, değer vermek
•Saçı, sakalı ya da yüzdeki, kafadaki kılları tıraş ettirmek.
•sığdırmak
•vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak
Diğer Dillerde
Fransızcasurveiller, Surveiller /syʁ.vɛ.je/
to monitor, to survey, to watch
çekim: geçmiş surveillé · ortaç surveillé · şimdiki surveille · ulaç surveillant
eş: accompagner, avoir à l’œil, chaperonner, conduire, contrôler, épier
köken: Inherited from Old French surveillier. By surface analysis, sur- + veiller, corresponding to Latin super (“on top of”) + vigilō (“to watch”). Cognate with English surveil.
aile: devoir surveillé, résidence surveillée, surveiller comme le lait sur le feu
Prenez garde, prenez garde, pour mourir ces malheureux. — Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.
Korece(누구를) 갖게 하다
주의를 받아 비참 같은 죽을,주의 가져가라. 로 해주겠다고했습니다, 그대 사랑하는 그대, 어서 잡으세요, — Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak. Olarak karar, senin aşkın için sana, git,
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish آلدیرمق, equivalent to al- (“to take, to buy”) + -dır (causative suffix).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleraldırmak ile daha fazla örnek cümle →
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.
Take heed, take heed, for such die miserable.
Minned; bademciklerini aldırmak zorundaydı.
Mennad needed to get his tonsils out.
Bademciklerimi aldırmak zorunda kalabilirim.
I might have to get my tonsils out.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.
Be that as it may, they gave no heed to the warning.
Tom'un annesi, doktorun reçete ettiği ilacı aldırmakta zorlanıyordu.
Tom's mother had trouble getting him to take the medicine that the doctor had prescribed.
Sanırım sonunda Tom Mary'yi ona yeni bir motorsiklet aldırmak için ikna edecek.
I imagine that Tom will eventually convince Mary to let him buy a new motorcycle.
Ayrıca, Fransa'nın desteğine aldırmaksızın Ulusal Bloğun seçimleri kazanacağından emindi.
He was also confident that the National Bloc would win the elections regardless of French support.
İlgili Sorular
2 yaşındaki bir çocuğu psikiyatriste aldırmak tuhaf mı?
Gospel şarkılarımı radyo çalımına aldırmak için hangi adımları izlemeliyim?
Üniversiteyi yeni bitiren bir genci işe aldırmak için ne yapılmalı?
Kas inşa etmeye odaklı bir programda lacrosse antrenmanını da yer aldırmak mümkün mü?
Ücretsiz ya da tek seferlik ücretli, bilgisayarıma TV aldırmak için en iyi servis hangisi?