aldırmak ile cümle

aldırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sanırım sonunda Tom Mary'yi ona yeni bir motorsiklet aldırmak için ikna edecek.I imagine that Tom will eventually convince Mary to let him buy a new motorcycle.
Bademciklerimi aldırmak zorunda kalabilirim.I might have to get my tonsils out.
Tom'un annesi, doktorun reçete ettiği ilacı aldırmakta zorlanıyordu.Tom's mother had trouble getting him to take the medicine that the doctor had prescribed.
Minned; bademciklerini aldırmak zorundaydı.Mennad needed to get his tonsils out.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.Be that as it may, they gave no heed to the warning.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Take heed, take heed, for such die miserable.
Ayrıca, Fransa'nın desteğine aldırmaksızın Ulusal Bloğun seçimleri kazanacağından emindi.He was also confident that the National Bloc would win the elections regardless of French support.
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Das Kind wird zur Adoption freigegeben.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.Ma non è un regista (e lo ammette).
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Малыша освобождают.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.Это не угроза, а предупреждение, что может случиться с ними!».
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Laat het kind vrij.
2010'da Franklin bir tümörü aldırmak adına konserlerini iptal etti.2017-ben Franklin ismét több koncertet lemondott egészségügyi problémákra hivatkozva.
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Kétségbeesetten próbálja kiszabadítani a gyereket.
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Barnepigen blev fyret.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.保護の裏付けなくして刑務教誨の徹底は期し得ない。
Mayıs 2008'de kanserin sıçradığı midesinden parça aldırmak için ameliyat oldu.2008年に右目下にできたがん性のほくろを除去する手術を受けていたことを告白。
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Син е на освободен.
2010'da Franklin bir tümörü aldırmak adına konserlerini iptal etti.През 2007 година се налага да отменя концерти поради твърде малко публика.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Acautelai-vos, em estar atentos, para morrer como miserável.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Dajte si pozor, dajte si pozor, také die mizerne.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Dejte si pozor, dejte si pozor, takové die mizerně.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Hãy chú ý đến, hãy chú ý đến, cho chết, khổ sở.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Luaţi seama, ia seama, pentru astfel de mor mizerabile.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Mengambil pelajaran, mengambil pelajaran, untuk mati seperti sengsara.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Mirad, mirad, por morir tan miserable.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak. Olarak karar, senin aşkın için sana, git,주의를 받아 비참 같은 죽을,주의 가져가라. 로 해주겠다고했습니다, 그대 사랑하는 그대, 어서 잡으세요,
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak. Olarak karar, senin aşkın için sana, git,يأخذوا حذرهم ، يأخذوا حذرهم ، ليموت مثل بائسة. تذهب ، والحصول على حب اليك خاصتك ، كما كان مرسوما ،
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak. Olarak karar, senin aşkın için sana, git,それ故に、彼女の部屋を登ると、彼女を慰める:時計が設定されるまで、しかし、見て、なたは、ないまま
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Pazite, da pazi, za take die nesrečen.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Prenez garde, prenez garde, pour mourir ces malheureux.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Sehet zu, in acht nehmen, für eine solche sterben elend.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.State attenti, state attenti, per morire così miserabile.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Tag er i akt, ta sig i akt, för sådana dö olycklig.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Uważajcie, baczcie, takich umrzeć nieszczęśliwy.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Varokaa, varokaa, tällaisen kuolee kurja.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Vigyázz, vigyázz, az ilyen meghal szerencsétlen.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Vogt, tage sig i agt, for en sådan dør elendigt.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Ziet toe, te nemen, acht voor een dergelijke sterven ellendig.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Προσέχετε, να λάβει σοβαρά υπόψη, για την εν λόγω πεθάνει άθλια.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Берегитесь, берегитесь, для таких умирают несчастными.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.Внимавайте, внимавайте, за такива умре нещастен.
Aldırmak, sefil gibi ölmek için, aldırmak.השמר, לשים לב, כי למות כזה עלוב.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.Estamos aumentando nuestra humanidad y nuestra capacidad de conectarnos unos a otros a pesar de la geografía.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.Jen zvyšujeme naši lidskost a schopnost vzájemného propojení, bez ohledu na vzdálenosti.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.Jesteśmy lepszymi ludźmi, i lepiej łączymy się z innymi, gdziekolwiek są.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.우리는 우리의 인간다움 기르고, 서로를 연결시키는 능력을 증진시키고 있는 것입니다.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.My iba zvyšujeme svoju ľudskosť a našu schopnosť spojiť sa s druhými, nezávisle od vzdialenosti.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.Ne mărim umanitatea şi abilitatea de a relaţiona unii cu alţii, indiferent de geografie.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.Povečujemo našo človeškost in našo sposobnost sporazumevanja, ne glede na geografijo.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.Ми збільшуємо рівень нашої людяності, коли спілкуємось один з одним, незалежно від географічного положення.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.אנחנו רק מגבירים את האנושיות שלנו ואת היכולת שלנו לתקשר אחד עם השני, בלי קשר לגאוגרפיה.
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.お互いに結びつく力は場所を超えるようになります なのでサイボーグ人類学を研究しているのです
İnsanlığımızı arttırıyoruz, coğrafyaya aldırmaksızın birbirimizle iletişim yeteneğimizi de.我哋正係度增強自身嘅特性, 聯繫彼此嘅能力,不受地域嘅限制。
İlgili Sayfalar