akçe
"akçe" kelimesinin İngilizcesi: asper, mite, money, money. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelasper
Genelmite
Genelmoney
Genelmoney
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)akçeyi
Yönelme (-e)akçeye
Bulunma (-de)akçede
Çıkma (-den)akçeden
Tamlayan (-in)akçenin
Çoğul (-ler)akçeler
Tanım
•küçük gümüş para, akça
•Her tür madenî para
•Küçük gümüş para
Atasözü & Deyim
“Ak akçe kara gün içindir”
“Parası (akçesi) ucuz olanın kendisi kıymetli olur”
Diğer Dillerde
AlmancaBargeld, bisschen, Geld, Milbe, Reichtum, Vermögen (nötr) /ˈbaːɐ̯ɡɛlt/
cash (money in the form of notes/bills and coins)
çekim: çoğul Bargelder · tamlayan Bargeldes
eş: Bares, Barmittel, Cash
aile: Bargeld lacht, bargeldlos
Der Schildgrund war allerdings Silber. — Akçe, gümüştendi.
change (money back after a transaction) · currency · cash, change (coins, as opposed to notes)
çekim: çoğul monnaies
eş: argent, sous, devise
köken: Inherited from Old French moneie, monoie, from Latin monēta. Compare English money.
aile: battre monnaie, frapper monnaie, monnaie courante, monnaie d'échange, monnaie unique, monnayer, petite monnaie, pièce de monnaie, rendre la monnaie de sa pièce
Elles se percevaient à raison de vingt-une gerbe l'une. — Yüz yirmi akçe ise bir kuruşa eşitti.
10 francs de monnaie.
Gardez la monnaie.
Le dollar est la monnaie d'Australie.
İspanyolcaácaro, cash, cobres, dinero, efectivo, el vil metal (eril) /ˈakaɾo/
mite · order of mites
çekim: çoğul ácaros
köken: Borrowed from New Latin acarus, from Ancient Greek ἄκαρι (ákari, “cheese mite”), from ἀκαρής (akarḗs, “tiny”).
aile: acaricida, ácaro de la cosecha
Esa misma noche fueron expulsadas diez de ellas. — Aynı devirde on akçelikler de bastırıldı.
İtalyancaacaro, benestante, conquibus, contante, denaro, finanziatore (eril) /ˈa.ka.ro/
mite · order of mites
çekim: çoğul acari
köken: From Latin acarus, from Ancient Greek ἄκαρι (ákari, “cheese mite, tick”), from ἀκαρής (akarḗs, “tiny”).
Il pianale era piatto. — Akçe, gümüştendi.
Rusçaмонета (dişil) /mɐˈnʲetə/
coin
çekim: çoğul моне́ты · tamlayan моне́ты
köken: Borrowed from Polish moneta, from Latin monēta.
aile: фальшивомоне́тный, фальшивомоне́тчик, разме́нная моне́та, моне́тный двор, From моне́тный, Phrases, приня́ть за чи́стую моне́ту, принима́ть за чи́стую моне́ту, за чи́стую моне́ту
Ометеотль (аст. — Nefise Akçelik (d.
Holonym: копи́лка f (kopílka)
Arapçaأَمْوَال, بيزات, سُوسَة, عُمْلَة, فلوس, فُلُوس
plural of فِلْس (fils)
أفاست أفاست! — Nefise Akçelik (d.
Azericepul /pul/
money · scales (in fishes)
çekim: çoğul pullar · tamlayan pulun
köken: Borrowed from Classical Persian پول (pūl, “money”).
aile: pullu, pulsuz
pul qazanmaq
pul xərcləmək
pula pul demir
money, cash · coin · currency
eş: пұл
köken: Ultimately from Proto-Turkic *āk (“white”). Morphologically ақ (aq) + -ша (-şa). Cognate with Tatar акча (aqça), Bashkir аҡса (aqsa), Kyrgyz акча (akca), Southern Altai акча (akča), Kumyk акъча (aqça), Karachay-Balkar ахча (axça), Crimean Tatar aqça, Turkish akçe, Khakas ахча (axça), Shor ақча, Tuvan акша (akşa, “money”), Chuvash укҫа (ukśa, “coin”), etc.
Özbekçeaqcha
Tatarcaакча
money · cash
money
çekim: çoğul gelden
eş: doekoe, poen
köken: From Middle Dutch gelt, gheld, ghelt, from Old Dutch geld, from Proto-West Germanic *geld, from Proto-Germanic *geldą (“reward, gift, money”), from Proto-Indo-European *gʰeldʰ- (“to pay”).
aile: baar geld, bankgeld, belastinggeld, bibbergeld, bloedgeld, briefgeld, bruggegeld, cashgeld, chartaal geld, drinkgeld
Het benodigd maatschappelijk kapitaal was reeds aanwezig. — Temel para birimi akçe idi.
Portekizcedindim, dinheiro, grana, oução, riqueza (eril) /d͡ʒĩˈd͡ʒĩ/
a frozen dessert in a tube, freezepop, ice pop, freezie · money
çekim: çoğul dindins
köken: Onomatopoeic.
Ficou aquele lugar chamado de Cabeças. — Buna akçe başı adı verilirdi.
money, cash · wealth, financial estate · nominative/accusative/vocative plural of λεφτό (leftó)
çekim: çoğul λεφτών · tamlayan λεφτών
köken: Learnedly, from the plural of the Ancient Greek λεπτόν (leptón, “small coin”), according to other plurals like χρήματα (chrímata, “money”), with adjustment [pt] > [ft] for modern demotic.
Η εργασία του Κέυση μεγάλωνε σε όγκο, όσο μεγάλωνε και η φήμη του. — Akçe karşılığı daha değerli ve itibarı daha yüksek olduğundan süratle yaygınlaştı.
money
köken: お (o-, honorific prefix) + 金 (kane, “money”).
:: □より〇 ~〇の陣本営。 — Has: Geliri 100.000 akçeden fazla olan dirliklerdir.
お金をいくら持っているか?
Çinceчян, 貨幣 /货币, 金錢 /金钱, 錢 /钱
立其弟静,是为胡公。 — Ak akçe,karagün içindir.
Korece동전 /to̞ŋd͡ʑʌ̹n/
coin
eş: 짤랑돈, 동화
köken: Sino-Korean word from 銅錢.
각방의 앞면에는 툇마루가 있어 통로로 이용하였다. — Yoldan her geçenden akçe alırmış.
mite
çekim: çoğul kvalsters · tamlayan kvalsters
aile: gallkvalster, kvalsterallergi, spinnkvalster
150 år av glädje. — 150 akçelik kazadir.
naval fleet · fleet (all the vehicles owned by a company or organization) · money
çekim: çoğul floty · tamlayan floty
eş: marynarka, kwit
köken: Etymology tree French flottebor. Polish flota Borrowed from French flotte.
aile: admirał floty
Przedruk rocznika 1944. — Yıllık geliri 1944 akçedir.
Ukraynacaгрошва́, грошеня́та, гро́шики, гро́ші, кліщ /klʲiʃt͡ʃ/
tick, mite
çekim: çoğul кліщі́ · tamlayan кліща́
köken: Inherited from Proto-Slavic *klěščь.
Це було срібло. — Akçe, gümüştendi.
money · wealth, riches · natural resources
çekim: çoğul धनों
köken: Borrowed from Sanskrit धन (dhána).
aile: कालाधन, धन-दौलत, धनी
उसने सारा धन पुत्रों में बाँट दिया।
money
çekim: çoğul fyffet · tamlayan fyffen
köken: Slang, from fyrkka.
money
çekim: çoğul peněz · tamlayan peněz
köken: Plural of peníz (“coin”).
V jejich čele stojí tzv. — Buna akçe başı adı verilirdi.
padělatel peněz
spousta peněz
vrácení peněz
mite
çekim: çoğul acarieni · tamlayan acarianului
köken: Borrowed from French acarien.
Universităților private le-a scăzut profitul de 207 de ori”. — Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı.
Macarcaatka, deviza, fizetőeszköz, gazdagság, jómód, készpénz /ˈɒtkɒ/
mite (any of many minute arachnids which, along with the ticks, comprise subclass Acari)
çekim: çoğul atkák
köken: Unknown. First attested in 1794.
aile: atkás, bíboratka, bőratka, poratka, rühatka
A rézpénz forgalmát devalvált értéken erősítették meg. — Resmi olarak akçenin değeri büyük bir devalüasyona tabii tutuldu.
silver (a lustrous, white, metallic element, atomic number 47, atomic weight 107.87, symbol Ag) · money
çekim: çoğul כְּסָפִים
köken: Compare Akkadian 𒆬𒌓 (kaspum).
aile: כספי, כַּסְפִּית, כַּסְפּוֹמָט, שְׁנַת כְּסָפִים
הוא השליך לרחוב מכל הבא ליד. — Yoldan her geçenden akçe alırmış.
Latinceacarus, pecūnia
Dancabetalingsmiddel, mide, møntenhed, penge, pengemand, pengesum
a means of payment, tender
çekim: çoğul betalingsmidler · tamlayan betalingsmiddels
köken: From betaling + -s- + middel.
Arbejdet tog ham 16 måneder og indbragte 150 rigsdaler. — Köy o tarihte 12 hane idi ve 160 akçe vergi ödemekteydi.
Deyimler
Örnek Cümleler
Nefise Akçelik (d.
Nefise Akçelik (b.
Ak akçe kara gün içindir.
You must provide for a rainy day.
Yıllık geliri 1944 akçedir.
"1944 Premios Anuales".
Temel para birimi akçe idi.
The basic plot was already in my mind.
Yoldan her geçenden akçe alırmış.
A struggle every inch of the way.
Akçe ya da akça temel para birimiydi.
Firmani played as a centre or inside forward.
Aynı devirde on akçelikler de bastırıldı.
In addition, 11 hurricanes developed.
Yıllık 750 akçe gelirle emekli yapılmıştır.
750 rifles were made per week.
Bazı kaynaklara göre üç akçe bir paraya eşitti.
Other sources suggest at least two equivalent parts.
Para adıyla üç akçe değerinde bir sikke basıldı.
He saw three advantages in the name.
Tımar: Senelik geliri 20.000 akçeden az olan dirliklerdir.
If single, your monthly income must be 80,000 baht minimum.
Bu akçe, bir ihtimale göre savaş ganimetlerinden oluşuyordu.
This fund probably originally consisted of the spoils of war.