offshore (moving away from the shore)
🔊 Durch die Umgestaltung gingen im Hauptschiff 200 Sitzplätze verloren. — Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.
offshore, out to sea
🔊 Il décide de se rendre sur place, à une répétition, afin de juger par lui-même. — İl, açıklarında, kendisine bağlı adalara sahiptir.
past participle of deslocalizar
🔊 En la mañana del lunes día 6, sigue lloviendo en Benaoján. — 3 Ekim - Savarona yatı Heybeliada açıklarında yandı.
to delocalize
çekim: geçmiş delocalizzàto · ortaç delocalizzàto · şimdiki delocalìzza · ulaç delocalizzànte
eş: esternalizzare
köken: From de- + locale + -izzare.
aile: delocalizzazione
🔊 Quella stessa notte il Mietitore stermina tutti i sei Eletti. — Aynı gün Bandırma açıklarında altı çektiriyi batırmayı başardı.
🔊 Он предполагает, что их мир (то есть голова Клайда) разумен. — İl, açıklarında, kendisine bağlı adalara sahiptir.
offshore (referring to offshore enterprises)
köken: оффшор (offşor) + -лық (-lyq). From Russian оффшо́рный (offšórnyj).
to move, transfer – from one place (A) to another (B) · to remove
çekim: geçmiş verplaatsten · ortaç verplaatst · şimdiki verplaatst · ulaç verplaatsend
eş: bewegen
köken: ver- + plaatsen
🔊 Hawkins overleed op zee, voor de kust van Puerto Rico. — Hawkins Puerto Rico açıklarında denizde vefat etmiştir.
άλλη μορφή του αρόδο
🔊 Αν και οι φλόγες κατασβέστηκαν, το πλοίο υπέστη πάνω από 200 απώλειες. — Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.
海外の租税回避地。
eş: タックス・ヘイブン
🔊 二種類とも捕鯨により — Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.
overseas · foreign countries
köken: Sino-Korean word from 海外, from 海 (“sea”) + 外 (“beyond”).
🔊 이 사진은 플로리다 해안 연안의 엄마와 새끼입니다. — Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.
at sea, offshore · to sea
köken: From till (“to”) + havs (“sea's”), with frozen genitive from when till governed the genitive.
🔊 Hawkins dog till sjöss utanför Puerto Rico. — Hawkins Puerto Rico açıklarında denizde vefat etmiştir.
🔊 oljeborrning till havs
🔊 vindkraft till havs
🔊 Oljeplattformar är belägna ute till havs
to move, to carry, to transport · to transfer · to postpone, to rearrange
çekim: geçmiş przeniesiono
köken: Etymology tree Polish prze- Proto-Indo-European *h₁neḱ- Proto-Balto-Slavic *neśtei Proto-Slavic *nesti Old Polish nieść Polish nieść Polish przenieść From prze- + nieść.
🔊 To matka i młode w okolicach Florydy. — Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.
🔊 І, перепливши море, що проти Киликиї та ПамФилиї, прибули в Мири Ликийські. — Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.
adessive singular of meri
🔊 Årstaviken on Mälarenjärven itäosassa sijaitseva lahti Tukholmassa. — Ada Doğu Malezya'da Sabah eyaletinin açıklarında yer almaktadır.
plural construct state form of יוֹם (yom): days of · plural form of יוֹם (yom) with first-person singular personal pronoun as possessor: my days · plural form of יוֹם (yom) with first-person singular personal pronoun as possessor, Biblical Hebrew pausal form: my days
köken: יָם (yam, “sea”) + ־ִי (-i, “forming adjectives from nouns”)
🔊 עם האם והעגל לחופי פלורידה. — Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.
offshore
çekim: karşılaştırma lebih lepas pantai · üstünlük paling lepas pantai
köken: Compound of lepas + pantai (“beach; shore”).
🔊 Maka dari itu, prediksi dalam sloka dari Bhagawatapurana dapat dibenarkan. — Ertuğrul Faciası, Kuşimoto açıklarında gerçekleşmiştir.
🔊 Тук виждате далечен остров, на който се депозират бутилки, далеч от брега на Бая Калифорния. — Burada ise Baja Kaliforniya açıklarındaki bir adanın şişe ambarı bulunuyor.
foreign, from abroad, offshore