şartıyla
C2 seviye
TR → EN
"şartıyla" kelimesinin İngilizcesi: provided. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelprovided
Diğer Dillerde
Almancasofern
provided (that), if
eş: insofern, wenn
köken: By surface analysis, so + fern
Ich kam in der Kondition,wo nur ich kommen konnte und wollte. — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Fransızcaà condition que, pourvu que, seulement si /a kɔ̃.di.sjɔ̃ kə/
provided that; on the condition that
eş: pourvu que, sous réserve que, si
Reproduction autorisée, moyennant mention de la source. — Kaynak gösterilmesi şartıyla çoğaltılabilir.
synonym of a patto di
eş: a condizione di
köken: Literally, “at condition that”. Compare French à condition que.
Sono entrato alla condizione che sarei potuto venire quando volevo — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Rusçaтолько если
При знании B ничего не меняется. — B'nin olması şartıyla da bu değişmiyor.
Arapçaشَرِيطَةً أَن, عَلَى شَرِيطَة
أنا اتيت بشرط حيث أنني احضر إذا اردت انا الحضور — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Farsçaبه شرطی که
Felemenkçemits, op voorwaarde dat /mɪts/
provided that, as long as
köken: From Middle Dutch mids.
Ik ben bij deze club gekomen onder de voorwaarde dat ik kon komen en gaan wanneer ik wilde. — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Portekizcecontanto que /kõˈtɐ̃.tu ki/
as long as (if, assuming)
Reprodução para ns educacionais e não comerciais é permitida desde que a fonte seja mencionada. — Kaynak belirtmek şartıyla eğitim ve ticari olmayan amaçlarla çoğaltılabilir.
Yunancaεφόσον /eˈfo.son/
as long as, provided that, provided
köken: Univerbation of ἐφ' ὅσον (ef' óson), a learned borrowing from Koine Greek ἐφ' ὅσον (eph' hóson, “for as long as possible”), with semantic loan from English as long as and/or semantic loan from German solange, sofern.
Ήρθα με τον όρο να έρχομαι μόνο όταν θέλω. — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Εφόσον έχουν καταβληθεί τα πρόστιμα, είναι ελεύθεροι να φύγουν.
İsveççeförutsatt att
Jag kom med på villkoret att jag kan gå bara om jag vill. — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Lehçepod warunkiem, że
Wstąpiłem pod warunkiem, że będę jeździł tylko kiedy chcę. — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Hintçeबशर्ते
Finceedellyttäen että, mikäli, sillä edellytyksellä että /ˈmikæli(ˣ)/
if, provided that, in the event that
köken: mi- + -kä + -li (terminative)
Tekstin jäljentäminen ei-kaupallisiin tarkoituksiin on sallittua, kunhan lähde mainitaan. — Kaynak belirtmek şartıyla eğitim ve ticari olmayan amaçlarla çoğaltılabilir.
Tulen mukaasi, mikäli maksat liput.
Macarcaamennyiben, feltéve, hogy /ˈɒmɛɲːibɛn/
inasmuch as, insofar as, in that · if, providing, provided that
köken: From amennyi (“as much as”) + -ben (“in”, inessive case suffix).
B ismerete ezen nem változtat. — B'nin olması şartıyla da bu değişmiyor.
Dancaforudsat at
Efter frigivelse fra varetægtsfængsel, blev de nægtet tilladelse til at se hinanden. — Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.
Bulgarcaсамо ако
Присъединих се при условие, че ще участвам само когато искам. — İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
Slovencepod pogojem
Reproduciranje v izobraževalne in nekomercialne namene je dovoljeno samo, če je naveden vir. — Kaynak belirtmek şartıyla eğitim ve ticari olmayan amaçlarla çoğaltılabilir.
İrlandacaach, ar chuntar /ɑx/
except, but
köken: From Old Irish acht (“but, except”), from Proto-Celtic *extos, from Proto-Indo-European *h₁eǵʰs.
aile: ach oiread
İzlandacasvo framarlega sem
Urducaبشرطیکہ
Oksitancaa condicion que, solament se
Örnek Cümleler
Onun gelmesi şartıyla giderim.
I will go provided that she comes.
Bana yardım etmen şartıyla onu yaparım.
I will do it on the condition that you help me.
Bana destek olman şartıyla onu yaparım.
I will do it on condition that you support me.
İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.
I came on the condition where I could come only if I wanted to.
B'nin olması şartıyla da bu değişmiyor.
Given B, that doesn't change.
Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.
Presumably it did not migrate.
Bana yardım etmen şartıyla işi kabul ederim.
I will accept the work, provided that you help me.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla gidebilirsin.
Provided you come back soon you may go.
F, D'nin olması şartıyla A'dan bağımsız mıdır?
Is F independent of A given D?
B'nin olması şartıyla A; C'den bağımsız mıdır?
Is C independent of A given B?
A'nın olması şartıyla D; C'den bağımsız mıdır?
Is C independent of D given A?
D'nin olması şartıyla C; E'den bağımsız mıdır?
And is E independent of C given D?
İlgili Sorular
Cennet, içinde sevdiğiniz herkesin olması şartıyla mı tanımlanır?
Sihirli bir değnekle ve tüm yeteneklere sahip olma şartıyla, hangi işi yapmak isterdiniz?
İki oyuncuyu geçmemek şartıyla, bu yılki Dünya Kupası'ndan bir uluslararası takım için en iyi 11 futbolcuyu sıralar mısınız?
Lehigh Acres, Florida’da faaliyet gösteren küçük firmamız için bir bilgisayar tamircisi gerekiyor. Teknisyenin gelmesi ve fatura kesmesi şartıyla ödeme yapabilir miyiz?
FOB gönderim noktası şartıyla satıcı nakliye masraflarını önceden ödediğinde, bu tutarı hangi hesabı borçlandırarak kaydeder?
a) Satış
b) Alacaklar
c) Nakliye Giderleri