şartıyla ile cümle
şartıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana yardım etmen şartıyla onu yaparım.I will do it on the condition that you help me.
Bana destek olman şartıyla onu yaparım.I will do it on condition that you support me.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla dışarı çıkabilirsin.You may go out as long as you come back soon.
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.You may go out only if you come back soon.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla gidebilirsin.Provided you come back soon you may go.
Onun için bana ödeme yapılması şartıyla o işi yapacağım.I will do that work on condition that I get paid for it.
Önümüzdeki hafta geri getirmen şartıyla kitabı sana ödünç vereceğim.I'll lend you the book, provided you return it next week.
Bana yardım etmen şartıyla işi kabul ederim.I will accept the work, provided that you help me.
Altıdan sonra olmak şartıyla herhangi bir zamanda olur.Any time will do so long as it is after six.
Beşe kadar geri gelmem şartıyla oraya gitmeme izin verildi.I was allowed to go there on condition that I came back by five o'clock.
Onun gelmesi şartıyla giderim.I will go provided that she comes.
Saat ona kadar geri dönmesi şartıyla onun diskoya gitmesine izin verildi.She was allowed to go to the disco on condition that she was back by ten.
İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.Any book will do provided it is interesting.
Ucuz olmak şartıyla, herhangi bir saat işimi görür.As long as it is cheap, any watch will do.
Kendi yatağımda uyumak şartıyla seninle evlenirim.I will marry you provided I can sleep in my own bed.
Seninle evlenirim; ama kendi yatağımda yatmak şartıyla.I will marry you provided I can sleep in my own bed.
Bu varsayım gazın son derece yüksek yoğunlukta olmaması şartıyla yapılabilir.One can safely make this assumption provided the gas isn't at an extremely high density.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Kiss agreed, with the condition that Aucoin sign the band to a record label within two weeks.
Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.Presumably it did not migrate.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.The Despotate continued on as an independent state by paying an annual tribute to the Ottomans.
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.His family agreed to let him study painting, but only if he also studied medicine.
Birleşmiş Milletler tarafından tanınması şartıyla, ülkeler UEFA'ya üye olabilmektedir.All United Nations member states are allowed to become members of the UPU.
Daha sonra, önemli bir üniter figür olan General Paz'a katılması şartıyla serbest bırakıldı.He was later released, only to join the forces of General Paz, a key unitarian figure.
Menonitlerin ücret ödemeleri şartıyla askerlik hizmetini reddedebilmeleri sağlanmıştır.They could refuse military service in exchange for a monetary payment.
Bunun üzerine ölünceye kadar aynı vazifede kalmak şartıyla Üsküp Kadılığına tayin edildi.It was then continued by his wife until her death.
Burada olan herşeyi kullanmak şartıyla, stilistimiz olmaya ne dersin?Under the condition that we use all the props here, how about becoming our Take One stylist?
İstediğim zaman gelmek şartıyla geldim.I came on the condition where I could come only if I wanted to.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.In the previous network, they were independent given that we knew that the alarm had occurred.
F, D'nin olması şartıyla A'dan bağımsız mıdır?Is F independent of A given D?
Güzel, sana yardım edeceğim. Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.Good, I'll help you ...under the condition you continue to keep it a secret.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.In other words, B is independent of J and M given A.
Buna ardıl dağılım adını veriyoruz; ispat değerinin verilmesi şartıyla, ve şu şekilde yazabiliriz:We call this the posterior distribution, given the evidence, and we can write it like this.
Bu şöyle yazılır: A'nın olması şartıyla; B, C'den şartlı olarak bağımsızdırIt's written as B conditionally independent of C given A.
Diyelim ki A'nın olması şartıyla; B ve C arasında şartlı bağımsızlık var.Suppose we have conditional independence between B and C given A.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliAnd the same is true for P of E given C.
Önceki yaptıklarımızdan B'nin olması şartıyla P(A) artıWe also know from prior work that P(A) given B plus
A'nın olmaması şartıyla B'nin 1 etmesi gerekiyor çünkü bu ikisi birbirini tamamlayıcı olaylar.P of not A given B must be one because these are 2 complementary events.
B'nin olması şartıyla da bu değişmiyor.Given B, that doesn't change.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.Given C, A and B become dependent.
Diyelim ki havanın bulutlu olmaması şartıyla, çimlerin ıslak olma olasığını hesaplamak istiyoruz.Say we wanted to compute the probability of wet grass given that it's not cloudy.
B'nin olması şartıyla A; C'den bağımsız mıdır?Is C independent of A given B?
A'nın olması şartıyla D; C'den bağımsız mıdır?Is C independent of D given A?
D'nin olması şartıyla C; E'den bağımsız mıdır?And is E independent of C given D?
Kanser olmam şartıyla P(+2) +1 terimini atarsak, aynı şey burası için de geçerliP of +2 given that I have cancer. I can drop the +1, and the same is true over here.
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.I told my father, "I will only go through this ceremony if you let me go back to school."
A'nın pozitif olması şartıyla J'nin de pozitif olması 0,9'dur.The probability that J is positive given that A is positive is 0.9.
Farzedelim ki, +s ve +r olması şartıyla C'nin olasığını hesaplamak istiyoruz.Suppose we wanted to compute the probability of C given +s and +r.
Bana 1000 altın getirdiler. Bay Lu'nun yaşayacağın güvence vermek şartıyla.He brought me 1000 taels of gold and requested assurance of Mr. Lu's life
Rabbim, bana temiz kişilerden olmak şartıyla bir oğul ihsan et.(And he prayed:) "O Lord, grant me a righteous son."
Ey insanlar! Yeryüzündeki nimetlerden temiz ve helal olmak şartıyla yiyin.O men, eat only the things of the earth that are lawful and good.
Onlarla bizim aramızda bir set yapman şartıyla sana vergi verelim mi?"May we pay you some tribute so that you could build a rampart between us and them?"
Ey insanlar! Bütün yeryüzündeki nimetlerimden helal olmak, temiz olmak şartıyla yiyin.O men, eat only the things of the earth that are lawful and good.
Yeryüzündeki nimetlerden temiz ve helal olmak şartıyla yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin.Eat of that which is lawful and good on the earth, and follow not the footsteps of Shaitan (Satan).
Geri kalanlara da suç yok ama sakınmak şartıyla.And if any delay, no sin shall be on him, for he who wardsoff (evil).
Musa, ona, sana öğretilen gerçek bilgiden bana da öğretmen şartıyla sana uyayım mı dedi.Moses asked him, "Can I follow you so that you would teach me the guidance that you have received?"
İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı.Of all animals, cattle has been made lawful for you as food with certain exceptions.
Alman Başbakanı, Daha Çok Çaba Şartıyla AB-BH Müzakerelerine Destek VerdiGermany's Schroeder, Noting More To Be Done, Supports EU-BiH Talks
İhtiyati anlaşma, bir ülkeye ihtiyaç oluşması şartıyla kredi çekme olanağı sunuyor.The precautionary agreement gives a country the right to draw funds, but only if a need arises.
İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.Jedes Buch ist recht, vorausgesetzt, es ist interessant.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Nach fünf Jahren Haft kamen sie mit der Auflage frei, nie wieder Kontakt zueinander aufzunehmen.