örtüsüz
TR → EN
"örtüsüz" kelimesinin İngilizcesi: naked. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnaked
Tanım
•örtüsü olmayan;örtülmemiş olan
•Açık seçik; gizlenmeyen
•Örtülmemiş
•Örtüsü olmayan
Diğer Dillerde
Almancanackt /nakt/
naked · not properly clothed; wearing much less than weather, custom, etc. would demand · bare; not covered
çekim: karşılaştırma nackter · üstünlük am nacktesten
eş: bloß, entblößt, frei, unbedeckt, unbekleidet, adamitisch
köken: From Middle High German nacket, from Old High German nackut, from Proto-Germanic *nakwadaz, from Proto-Indo-European *nogʷós (“naked, bare”). Cognate with Low German naakd, Dutch naakt, English naked, Danish nøgen, Swedish naken.
aile: fadennackt, faselnackt, fasernackt, mutterfadennackt, mutternackt, Nackedei, nackig, Nacktbaden, Nackte, Nackter
Das Grab ist aufgedeckt vor ihm, und der Abgrund hat keine Decke. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
In Bielefeld fuhr er über Jahrzehnte auch immer wieder nackt Fahrrad oder posierte, nur mit Cappy bekleidet, auf öffentlichen Plätzen.
naked; nude; bare
çekim: çoğul nus
eş: à loip, à loilpé, à oualpé, à poil, dans le plus simple appareil, déshabillé
köken: Inherited from Old French nu, from Latin nūdus, from Proto-Indo-European *nogʷós.
Les os du nez sont rectilignes. — Burun delikleri örtüsüzdür.
à mains nues
à poings nus
à l'œil nu
çekim: çoğul bichis
köken: Alteration of michi, from miz (interjection used to call a cat).
El Seol está desnudo delante de Dios, y el Abadón no tiene cubierta — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
İtalyancaignudo, nudo, svestito /iɲˈɲu.do/
naked, nude
eş: nudo, scoperto
köken: Variant, of uncertain origin, of nudo (“naked”).
aile: ignudare
Nuda è la tomba davanti a lui e senza velo è l'abisso — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Rusçaнепокрытый /nʲɪpɐˈkrɨtɨj/
uncovered
eş: голый, обнажённый, оголённый, голый, нагой, обнажённый
köken: не- (ne-) + покры́тый (pokrýtyj)
Как этот диван выглядит без чехла? — Koltuk örtüsüz nasıl görünüyor?
с непокрытой головой
Arapçaعَارٍ, عُرْيَان
الهاوية عريانة قدامه والهلاك ليس له غطاء. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
bare, naked, nude
köken: From Middle Persian bl(ʾ)hnk' (brahnag), from Proto-Iranian *bagnákah, with secondary -r-, from Proto-Iranian *bagná (“naked”), from Proto-Indo-Iranian *nagnás, from Proto-Indo-European *negʷ- (“naked”); see there for further information.
aile: برهنهگرا, برهنهگرایی, برهنگی, پابرهنه
دیروز یک زن برهنه دیدم. Diruz yek zan-e berahne didam.
I saw a naked woman yesterday.
Azericeçılpaq /tʃɯlˈpɑx/
nude, naked
çekim: karşılaştırma daha çılpaq · üstünlük ən çılpaq
köken: From Old Anatolian Turkish [script needed] (cıblaq, çıplaq), later metathesized, compare Turkish çıplak, Turkmen çyplak. According to Nişanyan, ultimately of onomatopoeic origin.
aile: çılpaqlıq
Əgər bir kimsənə düşdə bir çıplaq ata bindi görsə günahı və məsiyəti çoq ola.
Kazakçaжалаңаш, тыржалаңаш
naked, bare
köken: From Proto-Turkic *yalaŋač (“bare, naked”), from Proto-Turkic *yalïŋ (“bare, naked”). Cognate with Bashkir яланғас (yalanğas), Kyrgyz жылаңач (jılaŋac), Southern Altai јылаҥаш (ǰïlaŋaš, “naked, nude”), Crimean Tatar calanğaş (“naked, barefoot”), Uyghur يالاڭاچ (yala'ngach) / يالاڭغاچ (yalangghach, “bare, naked”), Turkmen ýalaňaç, Salar yalañgaş (“naked”), etc.
Özbekçeochiq, yalangʻoch /ɒˈt͡ʃɨq/
open, free · clear · legible
çekim: karşılaştırma ochiqroq · üstünlük eng ochiq
köken: Inherited from Chagatai اچوق (ačuq). Morphologically och- + -iq. Cognate with Uyghur ئوچۇق (ochuq) and Turkish açık.
Vikipediya, ochiq ensiklopediya
Felemenkçebloot, naakt, ongekleed, onopgesmukt /bloːt/
bare, naked, nude · unprotected, uncovered · unaided
çekim: karşılaştırma bloter · üstünlük blootst
köken: From Middle Dutch bloot, from Old Dutch *blōt, from Proto-West Germanic *blaut, from Proto-Germanic *blautaz. Cognate with German bloß, Old English blēat, Old Norse blautr.
aile: blootblad, blootgeven, blootje, blootleggen, blootshoofd, blootstaan, blootstellen, blootsvoets, blootwol, blote billetjes in het gras
naked (not wearing any clothes)
O Seol está nu perante Deus, e não há coberta para o Abadom. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Yunancaγυμνός, τσιτσίδι /ʝimˈnɔs/
naked, unsheathed, bare.
çekim: karşılaştırma γυμνότερος · üstünlük γυμνότερος
köken: From Ancient Greek γυμνός (gumnós), from Proto-Hellenic *gʷomnós, ultimately from Proto-Indo-European *nogʷós.
aile: γυμνότητα, γυμνισμός, γυμνίστρια, γυμνιστής
Γυμνος ο αδης εμπροσθεν αυτου, και η απωλεια δεν εχει σκεπασμα. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Korece벌거벗다, 벌거벗은 /pʌ̹ɭɡʌ̹bʌ̹t̚t͈a̠/
to strip oneself of all the clothes; to strip oneself naked; to undress completely
çekim: geçmiş 벌거벗었다
eş: 탈의하다
köken: First attested in the Jeongsok eonhae (正俗諺解 / 정속언해 (of 李源周敎授本 / 이원주 교수본)), 1518, as Middle Korean 벌거밧다 (Yale: pelkepasta). Possibly a compound of 벌기— (beolgi-, “to open, to crack open, to tear away”) and 벗— (beot-, “to remove, to take off”).
하나님 앞에는 음부도 드러나며 멸망의 웅덩이도 가리움이 없음 이니라 — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
past participle of klä av (“to undress”)
Dödsriket ligger blottat för honom, och avgrunden har intet täckelse. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
naked, bare · unfurnished · penniless, having no money
çekim: karşılaştırma bardziej goły · üstünlük najbardziej goły
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gelH-der. Proto-Indo-European *golH-o-s? Proto-Slavic *golъ Old Polish goły Polish goły Inherited from Old Polish goły. Compare German kahl, Italian calvo, Persian کل, and Russian го́лый (gólyj).
aile: golusi, golusieńki, goluśki, goluteńki, golutki, goły jak bizun, golas, golasek, golaska, golec
Odkryte są przepaści przed nim, a nie ma przykrycia zatracenie. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Dostałem gołe mieszkanie w spadku.
Ukraynacaго́лий, наги́й
Hintçeनंगा, नग्न /nəŋ.ɡɑː/
nude, naked · bare · shameless
çekim: çoğul नंगे
köken: Inherited from Prakrit 𑀡𑀕𑁆𑀕 (ṇagga), from Sanskrit नग्न (nagná), from Proto-Indo-Iranian *nagnás.
aile: नंगापन
naked, in the nude
köken: From Proto-Finnic *alaictik, morphologically equivalent to alainen + -ti.
aile: ilkialasti
Paljaana on tuonela hänen edessänsä, eikä ole manalalla peitettä. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
olla alasti
Çekçenahý /ˈnaɦiː/
naked
eş: obnažený, holý, nahatý
köken: Inherited from Old Czech nahý, from Proto-Slavic *nagъ, from Proto-Balto-Slavic *nōˀgás, from Proto-Indo-European *nogʷós.
aile: naháč, nahost, nahota, obnažit
Odkryta jest propast před ním, i zahynutí není zakryto. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
undressed, naked
çekim: geçmiş of dezbrăca · ortaç of dezbrăca
köken: Past participle of dezbrăca.
înaintea Lui locuinţa morţilor este goală, adîncul n'are acoperiş. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Macarcacsupasz, kopár, meztelen, pucér, puszta /ˈt͡ʃupɒs/
bare, hairless · uncovered, unprotected (e.g. hands, feet) · naked, nude, unclothed
çekim: karşılaştırma csupaszabb · üstünlük legcsupaszabb
köken: Blend of csupa (“all”) + kopasz (“bald”).
aile: csupaszít, csupaszodik, csupaszság
Az alvilág mezítelen elõtte, és eltakaratlan a holtak országa. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
nudity
ערום שאול נגדו ואין כסות לאבדון׃ — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Latincenudus /ˈnuː.dʊs/
unclothed, nude, naked · stripped, deprived, destitute · defenceless, helpless, unarmed
zıt: tutus, munitus, defensus, firmatus, ditis, dives
köken: From Proto-Italic *nogʷedos, from Proto-Indo-European *nogʷedʰós, from Proto-Indo-European *nogʷós. Cognate with Ancient Greek γυμνός (gumnós, “naked”), Sanskrit नग्न (nagna), Avestan 𐬨𐬀𐬕𐬥𐬀 (maġna), Old Armenian մերկ (merk), Old English nacod (whence English naked), Proto-Slavic *nagъ.
aile: nūda proprietās, nūdē, nūditās, nūdō, nūdulus
Dancaåben, bar, blottet, nøgen, splitternøgen, uafskærmet /ɔːbən/
open · frank, candid
köken: From Old Norse opinn (“open”), from Proto-Germanic *upanaz, cognate with Swedish öppen, English open, Dutch open, German offen.
aile: åbent forhold, åben pande
blottet er Dødsriget for ham, Afgrunden uden Dække. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Norveççenaken
Dødsriket ligger åpent for ham og avgrunnen uten dekke. — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Endonezcebogel, telanjang
short; small
köken: From Sundanese bogél (“short and fat; stubby”), either directly or via Betawi bogèl.
Di hadapan Allah, dunia orang mati terbuka, tak bertutup sehingga kelihatan oleh-Nya — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Vietnamcakhoả thân, trần truồng /xwaː˧˩ tʰən˧˧/
naked; nude (to show beauty)
köken: Sino-Vietnamese word from 倮身.
Aâm phủ bày lộ ra trước mặt Ðức_Chúa_Trời , Và vực sâu không màn che_khuất , — Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Örnek Cümleler
Örtüsüz bellek
Explicit memory
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.
Sheol is naked before God, and Abaddon has no covering.
İlgili Sorular
Uçakta çocuğunu sütten emziren ve örtüsüz kalan bir kadına karşı tutumunuz nedir? Kamuya açık emzirme konusundaki fikirlerinizi paylaşır mısınız?
Kamuya açık emzirme olayına dair düşünceleriniz nelerdir? Uçakta örtüsüz emziren kadının uçaktan çıkarılması ve protestoların sloganları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kamuya açık emzirme konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Uçakta örtüsüz emziren kadının uçaktan çıkarılması ve protesto sloganları hakkında görüşlerinizi öğrenmek isterim.
Uçakta örtüsüz emziren bir kadın hakkında ne düşünüyorsunuz? Kamuya açık emzirme konusundaki görüşlerinizi ve protestocuların hazırladığı esprili sloganları nasıl değerlendirirsiniz?
Kamuya açık emzirme hakkında ne düşünüyorsunuz? Uçakta çocuğunu emzirirken örtüsüz kalan kadına ne bakıyorsunuz ve bu nedenle uçaktan çıkarılması hakkındaki görüşleriniz nedir?