ödenmemiş

C2 seviye
TR → EN
"ödenmemiş" kelimesinin İngilizcesi: unpaid, unsettled. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelunpaid
Genelunsettled

Diğer Dillerde

past participle of beunruhigen
Und wieder: Das Meiste davon wird nicht bezahlt. — Bir kez daha, bu bedelin de çok büyük bir kısmı ödenmemiştir.
Fransızcaimpayé, non payé, non rémunéré, non rétribué /ɛ̃.pɛ.je/
unpaid
köken: From im- + payé.
Fichage pour incident de paiement — Ödenmemiş borç kaydı
une facture impayée
İspanyolcano remunerado
Inscripción de impago — Ödenmemiş borç kaydı
İtalyancaimpagato
unpaid
köken: From im- + pagato.
Per esempio... — Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var.
Rusçaнеопла́ченный, неупла́ченный
Отметка о неуплатах — Ödenmemiş borç kaydı
Farsçaاندروا /ʔan.dar.ˈwaː/
bewildered, astonished
köken: From earlier اَنْدَرْوَای (andarwāy), inherited from Middle Persian [Book Pahlavi needed] (ʾndlwʾd /⁠andarwāy⁠/, “air, atmosphere”), from Proto-Iranian *HantárHwaHyúš, (whence Parthian 𐫀𐫗𐫅𐫡𐫇𐫀𐫀𐫉 (ʾndrwʾʾz), 𐫀𐫗𐫅𐫡𐫇𐫀𐫉 (ʾndrwʾz /⁠andarwāz⁠/, “atmosphere, sky”) > Manichaean Middle Persian 𐫀𐫗𐫅𐫡𐫇𐫀𐫉 (ʾndrwʾz /⁠andarwāz⁠/, “atmosphere, sky”)), from Proto-Indo-Iranian *Hantár + *HwaHyúš; see each one for…
aile: اَنْدَرْوَایِی, دل اندروا
unpaid, unsalaried, unwaged · voluntary, honorary
Για ακόμη μία φορά, τα περισσότερα από αυτά δεν πληρώνονται. — Bir kez daha, bu bedelin de çok büyük bir kısmı ödenmemiştir.
Japonca未払いの
未解決の と言って平和 カルメット — Yanlış bir son ödenmemiş diyerek barış barış çubuğu
unpaid, unremunerated
çekim: karşılaştırma mer oavlönad · üstünlük mest oavlönad
köken: From o- + avlönad.
Betalningsanmärkning — Ödenmemiş borç kaydı
Lehçeniepłatny /ɲɛˈpwat.nɘ/
unpaid (done without agreed payment) · free of charge, free · unpayable
zıt: płatny, odpłatny
köken: Etymology tree Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish płatny Polish niepłatny From nie- + płatny.
Oscar ma na koncie kilka mandatów za parkowanie. — Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var.
Hintçeअनख़रीदा
Finceasumaton, asuttamaton, levoton, maksamaton, muuttuva, palkaton /ˈɑsumɑton/
uninhabited
çekim: karşılaştırma asumattomampi · üstünlük asumattomin
köken: asua + -maton
aile: asumattomuus
Maksuhäiriömerkintä — Ödenmemiş borç kaydı
Rumencefără plată, neachitat, nefrancat, nelocuit, neplătit, nepopulat
Oscar are o colecţie de amenzi de parcare. — Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var.
Dancaubetalt, ulønnet
Oscar har ubetalte parkeringsbøder, han gerne vil have strøget. — Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var. Onların silinmesini istiyor.
Norveççeulønna, ulønt
Bulgarcaбезплатен, незаселен, неплатен, неустановен, притеснен, променлив /bɛsˈpɫatɛn/
free (without cost)
çekim: karşılaştırma по́-безпла́тни · üstünlük на́й-безпла́тни
köken: без- (bez-) + платя́ (platjá, “to pay”) + -ен (-en)
Земя, която те казват безимотните селяни бежанци — Yanlış bir son ödenmemiş diyerek barış barış çubuğu
journeying, roving; restless, unsettled (of person) · out of the way, inconvenient (of place) · transitive
çekim: karşılaştırma aistrí · üstünlük is aistrí
zıt: neamhaistreach
köken: From aistear (“journey; roundabout way; inconvenience”) + -ach (adjectival suffix).
aile: dé-aistreach
İzlandacavangoldinn
unpaid
çekim: karşılaştırma vangoldnari · üstünlük vangoldnastur
Gürcüceაუნაზღაურებელი, გადაუხდელი, გაუსტუმრებელი, დაუფარავი, უფასო /ɡ̊ädäuχde̞li/
unpaid
çekim: karşılaştırma უფრო გადაუხდელი · üstünlük ყველაზე გადაუხდელი
aile: გადაუხდელად, მადლობის გადაუხდელად
Faroeceógoldin
unpaid
köken: From ó- (“un-”) + goldin (“paid”).

Örnek Cümleler

Bu borç hala ödenmemiş durumda.
The debt is still outstanding.[6]
10 dolarlık ödenmemiş bir borcum var.
I have an outstanding debt of 10 dollars.
Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.
A promise made is a debt unpaid.
Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var.
Well, as an example... Uh, Oscar here's got some outstanding parking tickets.
Sami'nin ödenmemiş faturaları biriktiriyordu.
Sami's unpaid bills were piling up.
Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.
Tom has a whole pile of unpaid parking tickets.
Kendisine oda verilmesine rağmen maaş ödenmemiştir.
He asked not to be paid unless he won.
Ancak yine de haftalardır ödenmemiş maaşlar bulunuyor.
That still leaves weeks of back wages unpaid, however.
Ödenmemiş kredilerin değeri toplam 100 milyar dolardır.
The value of outstanding loans totals $100 billion.
Bir kez daha, bu bedelin de çok büyük bir kısmı ödenmemiştir.
Once again, most of that doesn't get paid.
Mary-Kate ve Ashley Olsen ödenmemiş hakları için dava açtı.[2]
Mary-Kate and Ashley Olsen sued over unpaid royalties.[27]
Sorun bizim faturalardan bazılarının henüz ödenmemiş olmasıdır.
The problem is that some of our bills haven't yet been paid.
ödenmemiş ile daha fazla örnek cümle →