Tanguy’in yüzü resmin kilit noktasıdır. 🔊
Tanguy's visage is a pivotal feature of the painting. 🔊
Makedonya’da da benzer önlemlerin alınması gündemde. 🔊
A similar measure is envisaged in Macedonia. 🔊
Özerklik destekçileri tarafından öngörülen Sekelistan 🔊
Székely Land as envisaged by the autonomy supporters 🔊
Vatandaşlar arasında iş bölümü ve dayanışmayı öngörür. 🔊
It envisages the division of labor and solidarity among citizens. 🔊
"KCK’da aşağıdan yukarı doğru örgütlenme öngörülmektedir. 🔊
"KCK is envisaged as a bottom-up [grassroots] organisation. 🔊
Onu zamanla her şeyini kaybeden bir adam olarak tasavvur ettim. 🔊
I envisaged him as a guy who loses everything over time. 🔊
Tom'un bir garajda çalıştığını kafanda canlandırabiliyor musun? 🔊
Can you envisage Tom's working in a garage? 🔊
Tom'un yüzü pasif görüntüsünü kaybetti ve korku ve nefretini açığa vurdu. 🔊
Tom's face lost its passive visage and revealed his horror and disgust. 🔊
Mantıksal pozitivizmi savunanlar benzer bir bilimsel dil tasarlamışlardır. 🔊
The logical positivists envisaged a similar scientific language. 🔊
Kayıtların bir dil öğretimi bağlamında yeniden kullanılması öngörülmektedir. 🔊
The re-use of the recordings in a language teaching context is envisaged. 🔊
Cubitt üçüncü sezonun nasıl sona ereceğini kafasında canlandırdığını belirtti. 🔊
Cubitt stated that he has already envisaged how the show's third series will conclude. 🔊
M-tel ise bu yıl %15, 2008'de ise %30'luk bir pazar payına sahip olmayı hedefliyor. 🔊
M-tel envisages gaining 15% of the market in this year, and 30% in 2008. 🔊