Tom'un yöntemleri alışılmışın dışındaydı. 🔊
Tom's methods were unorthodox. 🔊
Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında. 🔊
His teaching methods are highly unorthodox. 🔊
2020 – Günümüz: Unorthodox ile Uluslararası Başarı 🔊
2020–present: International breakthrough with Unorthodox 🔊
Baş öğretmen alışılmışın dışında yöntemler kullanır. 🔊
The headteacher uses unorthodox methods. 🔊
Yani oyunları edinişimiz çok ilginç ve alışılmışın dışında. 🔊
So the way we acquired the games is very interesting and very unorthodox. 🔊
“Duyuları” anlamak için alışılmışın dışında bir yol vardır. 🔊
There was an unorthodox way of understanding the “senses” as well. 🔊
Dr. Porsche'nin alışılmadık tasarımları çok az destek topladı.[1] 🔊
Dr. Porsche's unorthodox designs gathered little favour.[16] 🔊
Onun alışılmışın dışında mücadele tarzı şaşırtıcı şekilde etkiliydi. 🔊
His unorthodox fighting style was surprisingly effective. 🔊
Sonatların aksine, partitalar daha alışılmışın dışında bir tasarıma sahiptir. 🔊
Unlike the sonatas, the partitas are of more unorthodox design. 🔊
Bu 12 parça, iki ayrı Ciltte "The Unorthodox Revival" adlı iki EP'ye bölündü. 🔊
These 12 tracks were divided into two EPs named "The Unorthodox Revival", in two separate Volumes. 🔊
Bu tablolar alışılmışın dışında, bir dizi duyguyu yansıtan farklı renkler içeriyordu. 🔊
Alf painted many of the cylinder paintings in unorthodox colors that express a range of emotions. 🔊
Žižka'nın Haçlı ordularına karşı uyguladığı taktikler alışılmışın dışında ve yenilikçiydi. 🔊
Žižka's tactics were unorthodox and innovative. 🔊