Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tickle

tickle

/ˈtɪkl̩/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"tickle" kelimesinin Türkçesi: gıcıklamak, gıdıklamak, gıdıklanmak, gıdıklama, gıdıklamak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgıcıklamak
Genelgıdıklamak
Genelgıdıklanmak
Genelgıdıklama
Genelgıdıklamak
Genelhafif hafif dokunmak
Genel(bot.) Eragrostis major.
Genelgıdıklanma. tickle one' fancy hoşuna gitmek. tickle the palm of rüşvet vermek. tickle grass çayırgüzeli
Genel(k. dili) eğlendirmek
Genelmemnun etmek

Tanım

the act of tickling
touch or stroke lightly

Etimoloji

From Tickhill in England.

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

O zevkten dört köşe.
He's tickled pink.
- Gıdı, gıdı. - Dur.
- Tickle, tickle~ - Stop~
Geçen gün gıdıklandım.
I got tickled the other day.
Yapma, gıdıklanıyorum.
Stop. That tickles.
Tom, Mary'yi gıdakladı.
Tom tickled Mary.
Kendini gıdıklayamazsın.
You can't tickle yourself.
Örümcek beni gıdıklıyor.
The spider tickles me.
Gıdıklanıyor, gıdıklanıyor.
Ah, that tickles, that tickles.
Bunu düşünmek beni korkuttu.
"It tickled me thinking about that.
Birbirlerini gıdıklıyorlardı.
They tickled each other.
Onun kaburgalarını gıdıkladı.
He tickled her ribs.
Tom kurallara karşı titizdir.
Tom is a stickler for the rules.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod