Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tickling

tickling

C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

exciting by touching lightly so as to cause laughter or twitching movements
the act of tickling

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Beni gıdıklamayı bırak!
Stop tickling me!
Dur! Beni gıdıklıyorsun!
Stop! You're tickling me!
Gıdıklanma hissi gibi mi?
KB: Like a tickling sensation?
Neden Mary'yi gıdıklıyorsun?
Why are you tickling Mary?
Tom, Mary'den onu gıdıklamasını rica etmiş.
Tom asked Mary to stop tickling him.
Gerçek patron şu gıdıklamayı yapabilen kişi.
The real boss is the one that does the tickling. [Coco laughing]
Tom Mary'den onu gıdıklamaktan vazgeçmesini istedi.
Tom asked Mary to stop tickling him.
Size en kesin örneği vererek başlayacağım: gıdıklanmak.
And so we decided the most obvious place to start was with tickling.
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.
You can practically feel his blue fur tickling your nose.
Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:
Tickling a parson's nose as 'a lies asleep, Then dreams he of another benefice:
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod