thicken
/ˈθɪkən/2 hece
verb
EN → TR
"thicken" kelimesinin Türkçesi: kalınlaşmak, kalınlaştırmak, koyulaştırmak, bulandırmak, sıklaştırmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkalınlaşmakverb
Genelkalınlaştırmak
Genelkoyulaştırmak
Genelbulandırmak
Genelsıklaştırmak
Genelçoğalmak
Genelyoğunlaşmak
Genelkalınlaşma
Genelkoyulaştuma
Genelkoyulaşma
Genelkalınlaşmak
Genelkoyulaşmak
Genelsıklaşmak
Genelşiddet lendirmek
Genelkalınlaşmış yer veya kısım.
Genelkoyulaştırıcı şey
Genelbu lanıklaşmak
Genelyoğunlaştırmak. thickening kalınlaştırma
Tanım
•make viscous or dense
Diğer Dillerde
Fransızcaépaissir, lier, s'épaissir, se densifier
İtalyancainfittire, infittirsi
Rusçaсгусти́ть, сгусти́ться, сгуща́ть, сгуща́ться, утолсти́ть, утолсти́ться
Arapçaعَقَّدَ, غَلَّظَ
Felemenkçeverbreden, verdikken
Ukraynacaгусти́ти, згусти́ти, згуща́ти, згу́щувати
Çekçehoustnout
Macarcabehabar, besűrít, besűrűsödik, habar, megvastagít, megvastagodik
Latincelato
Bulgarcaсгъстявам се, сгъстяван, удебелявам, удебелявам се
Letoncabiezināt
Katalancaespessir
Galiçyacaentestar
Etimoloji
From Middle English thickenen, thikkenen, perhaps from Old Norse þykkna (“to thicken”); equivalent to thick + -en. Cognate with Swedish tjockna (“to thicken”), Icelandic þykkna (“to thicken”).
Kelime Ailesi
hyperthickened
nonthickened
overthicken
rethicken
the plot thickens
thicken up
thickenable
thickener
unthicken
unthickened
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bazen gizlidir.
It is sometimes thickened.
Bu titreyen gölgeler.")
The plot thickens.").
Sonunda bu ürünler de kana karışır.
Finally, the juice is thickened.
Boynun bir önceki yılda kalınlaştı mı?
Has your neck thickened during the previous year?
Lamina duranın kalınlaşması da mümkündür.
Thickening of the lamina dura in response is also possible.
Tom çorbayı koyulaştırmak için buğday ekledi.
Tom added wheat to thicken the soup.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.
Learn to multiply, thickening in places ...
Karışım daha sonra koyulaşana kadar kaynatılırdı.
The mixture was then boiled until it thickened.
Kalınlaşmış endodermal duvarda çukurlar olabilir.
The thickened endodermal wall may have pits.
Tom çorbanın kıvamını arttırmak için bulgur kattı.
Tom added wheat to thicken the soup.
Korda tendina kaynaşmış veya kalınlaşmış olabilir.
The chordae tendinae can be fused or thickened.
Diğer kalınlaşma ve stabilize edici ajanlar vardır.
There are other thickening and stabilizing agents.