sulk

/sʌlk/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"sulk" kelimesinin Türkçesi: somurtmak, küsmek, küskünlük, somurtkanlık., gücenmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsomurtmak
Genelküsmek
Genelküskünlük
Genelsomurtkanlık.
Genelgücenmek
Genelküsmek
Geneldarılmak
Genelsurat asmak
Genel(çoğ.) somurtma

Tanım

•a mood or display of sullen aloofness or withdrawal
•be in a huff and display one's displeasure

Diğer Dillerde

Rusçaду́ться, ку́кситься
Farsçaقهر
Azericedarılmaq
Felemenkçegemok, gepruil, mokken, pruilen, sikkeneurig zijn
Portekizceamuar, amuo, ficar emburrado, prender o burro
Korece실쭉거리다
İsveççetjura
Ukraynacaду́тися
Çekçetrucovat
Rumenceîmbufnat
Macarcaduzzog
İbraniceזעף
Dancasurmule
Norveççefurte
Endonezcemerajuk
Vietnamcahờn dỗi
Bulgarcaмусене, муся се, цупене, цупя се
Slovakçafúkať sa, odúvať sa, opúchať sa
Taycaงอน
Katalancaemmurriar-se, enfurrunyar-se

Etimoloji

From Latin sulcus.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Somurtmayı kes.
Stop sulking!
O neden somurtuyor?
Why is she sulking?
Küs, umurumda değil.
Sulk, I don't care.
Ha Ni hala keyifsiz mi?
Is Ha Ni still sulking?
O istediğini elde etmediğinde somurtur.
When he doesn't get his way, he sulks.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.
And he got up very sulkily and crossed over to the other side of the court.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'
'I couldn't help it,' said Five, in a sulky tone; 'Seven jogged my elbow.'
Sulkhanishvili, dönüşünden bir aydan kısa bir süre sonra öldü ve memleketine gömüldü.[1]
Sulkhanishvili died less than a month after his return and was buried in his native village.[11]