substantially
4 hece
C2 seviye
EN → TR
"substantially" kelimesinin Türkçesi: çok, epeyce, oldukça, büyük ölçüde, ciddi anlamda. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelçok
Genelepeyce
Geneloldukça
Genelbüyük ölçüde
Genelciddi anlamda
Genelciddi manada
Görsel




Tanım
•in a strong substantial way
Atasözü & Deyim
“Çok gezen çok bilir”
“Çok bilen (söyleyen) çok yanılır”
“Çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur”
“Çok yaşayan (okuyan) bilmez, çok gezen bilir”
“Çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz”
Diğer Dillerde
Almancabeträchtlich, erheblich, im Grunde, im Kern, substanziell, wesentlich
İspanyolcasustancialmente
Rusçaсуще́ственно
Portekizcesubstancialmente
Japonca少なからず
İsveççei allt väsentligt, väsentligen
Macarcalényegesen
Norveççei alt vesentligt, vesentligen
Bulgarcaзначително, съществено
Ermeniceէապես
Etimoloji
Etymology tree English substantial Middle English -ly English -ly English substantially From substantial + -ly.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Ürünler büyük ölçüde aynıydı.
The products were substantially the same.
Bu ciddi anlamda büyük bir etki.
This is a substantially large impact.
Bu tersane öncekinden oldukça genişti.
It is clear that this group would be substantially larger than the first.
Gri renkteki ülkeler büyük ölçüde değişmemiştir.[1]
Countries in grey are substantially unchanged.[51]
Darbe, cephede ise bir değişikliğe neden olmamıştır.
The battle did not change the front substantially.
Karşı karşıya kaldığı en önemli sorun enflasyon oldu.
The only parameter we could influence substantially was stroke.
Her bir girişim diğerinden önemli derecede farklıydı.
Each attempt was substantially different from the other.
Çin ekonomisinin istikrarı büyük ölçüde abartılmıştır.
The stability of Chinese economy is substantially overestimated.
Seçimden sonra, gaz fiyatları önemli ölçüde azaldı.[1]
After his election, gas prices were reduced substantially.[48]
Açıkçası, bunda diğerlerinden oldukça iyi bir yerdeydik.
So, clearly, we were in a substantially better place for this.
Aslında ülke genel olarak ciddi ölçüde ilerleme kaydetti.
In fact, the overall picture has been improving substantially.
Herkes temkinli davranıyor, risk seviyesi oldukça yükseldi."
Everyone is feeling their way, the risk level has gone up substantially."