spoon
/spuːn/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"spoon" kelimesinin Türkçesi: kaşık, golfta topu vurup havalandırmaya mahsus bir çeşit değnek, kaşıkla almak, kaşık ile balık tutmak, kroket veya golfta topu vurup havalandırmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkaşık
Genelgolfta topu vurup havalandırmaya mahsus bir çeşit değnek
Genelkaşıkla almak
Genelkaşık ile balık tutmak
Genelkroket veya golfta topu vurup havalandırmak
Genel(k. dili) oynaşmak
Genelsevişmek. born with a silver spoon in one' mouth zengin aile çocuğu olarak doğmuş.
Genelkasık şeklindeki şey
Görsel




Tanım
•formerly a golfing wood with an elevated face
•snuggle and lie in a position where one person faces the back of the others
Atasözü & Deyim
“Her ağaçtan kaşık olmaz:”
“Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil”
“Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya (doğru) getiremez”
Diğer Dillerde
AlmancaLöffel, Löffelchen schlafen
Fransızcacuiller, cuillère
İspanyolcacuchara, cucharear, echar con una cuchara, servir con una cuchara
İtalyancacucchiaio
Rusçaблесна́, ло́жечка, ло́жка
Farsçaچَمْچَه, چَمْچِه, چُمْچَه, چُمْچِه, قاشُق, قاشِق
Azericeqaşıq
Kazakçaқасық
Özbekçeqoshiq
Tatarcaкашык
Portekizcecolher, deitar de conchinha, fazer conchinha
Japoncaスプーン
Lehçełyżeczka, łyżeczkować, łyżka, wahadłówka
Ukraynacaбле́шня
Fincekapusta, lusikka, lusikoida, nukkua lusikassa, uistella, uistin
Çekçelžíce
Rumencelingură
Macarcakanál
İbraniceכַּף
Latincecochleārium
Dancaligge i ske, ske
Etimoloji
Uncertain. Compare spoom.
Kelime Ailesi
absinthe spoon
apostle spoon
baffing spoon
bar spoon
big spoon
born with a silver spoon in one's mouth
butterspoon
caddy spoon
caviar spoon
deflagrating spoon
dig one's grave with a fork and spoon
ear spoon
ear-spoon
earspoon
eat something up with a spoon
eat up with a spoon
egg and spoon race
fopoon
Örnek Cümleler
Kaşık küret
Spoon-shaped curette.
Kaşık kirli.
The spoon is dirty.
Bu bir kaşık.
This is a spoon.
Bir kaşık var.
There is a spoon.
Hiç kaşık yok.
There is no spoon.
Bir kaşık alın.
Grab a spoon.
Bir kaşık aldı.
She took a spoon.
Kaşığı yaladım.
I licked the spoon.
Üç kaşık eksik.
Three spoons are missing.
Bana kaşık verin.
Give me the spoon.
O, kaşığı yaladı.
She licked the spoon.
Kaşıkları severim.
I like spoons.