soggy

/ˈsɒɡi/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"soggy" kelimesinin Türkçesi: sırsıklam, ipislak, iyice ıslanmış, ağır. sogginess sırsıklam bir halde olma.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsırsıklam
Genelipislak
Geneliyice ıslanmış
Genelağır. sogginess sırsıklam bir halde olma.
Tanım
•slow and apathetic
Diğer Dillerde
Almancadurchnässt, durchweicht, feucht, pampig
Fransızcatrempé
İtalyancainzuppato
Portekizceencharcado, ensopado
İsveççeblöt
Endonezcemelempem
Bulgarcaнамокрен, просмукан
Galiçyacaaugacento, auguento, enchoupado
İrlandacafliuch
Esperantomalsekega
Afrikancasop nat
Yidişאַדורכגעווייקט, דורכגעווייקט, נאַס, נאַסלעך, צעווייקט, צעקוואַטשעט
Etimoloji
Etymology tree English sog English -y English soggy From sog + -y.
Kelime Ailesi
muh soggy knees
never eat soggy waffles
never eat soggy Weet-Bix
never eat soggy wheat
soggily
sogginess
soggy biscuit
unsoggy
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Yalnız kız vıcık vıcık bir sandviç yiyor.
The lonely girl eats a soggy sandwich.
Şiddetli yağmur yağıyor bu yüzden zemin çok çamur.
It's raining heavily so the ground is very soggy.
Nakliye karavanı. Çocuktan şekerini alır gibi olacak.
You need anything dampened or made soggy?
Tom, Oreo'yu çok uzun zaman süte daldırdı ve vıcık vıcık oldu.
Tom dunked the Oreo in milk for too long and it became soggy.
Yeterince sinir adam şaşırmış bir sürücü için gerçekten bir boggy, vıcık vıcık, squitchy resim.
A boggy, soggy, squitchy picture truly, enough to drive a nervous man distracted.