snug

/snʌɡ/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"snug" kelimesinin Türkçesi: sıkılık., üste oturan (giysi), sıkı (geçme), rahat etmek, kapalı yere sığınmak. snugdown (den.) fırtınaya karşı yelkenlide tedbir almak. snugly rahatça. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsıkılık.
Genelüste oturan (giysi)
Genelsıkı (geçme)
Genelrahat etmek
Genelkapalı yere sığınmak. snugdown (den.) fırtınaya karşı yelkenlide tedbir almak. snugly rahatça
Genelsıkıca. snugness rahatlık

Tanım

•a small secluded room
•enjoying or affording comforting warmth and shelter especially in a small space

Diğer Dillerde

Almancaenganliegend, gemütliche Ecke, gemütlicher Hinterraum, Hinterraum, passgenau, Separee
Fransızcadouillet
İtalyancaconfortevole
Rusçaуютно
Farsçaدنج
Kazakçaыңғайлы
Portekizceconfortável
Yunancaάνετος
Korece아늑하다
Lehçedopasowany, przytulny
Ukraynacaзатишний, облягаючий, прилягаючий
Bulgarcaзакътан, плътно прилягащ, уютен
Galiçyacareservado
İrlandacaclúid, cúláisean
Gürcüceმყუდრო
Esperantokomforta

Etimoloji

From dialectal English snug (“tight, handsome”), perhaps from Old Norse snøggr, from Proto-Germanic *snawwuz (“short, quick, fast”). Compare Icelandic snöggur (“smooth”), Danish snög (“neat”), Swedish snygg (“handsome, nice-looking”). Compare also English snudge (“to nestle, remain snug and quiet”).

Kelime Ailesi

snug as a bug
snug as a bug in a rug
snug down
snuggery
snuggie
snuggish
snugify
snugly
snugness
ultrasnug

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O benimle kıvrılıp yatar.
He snuggles with me.
Sadece sokulmak istiyorum.
I just want to snuggle.
Tom yatağında kıvrılıp yattı.
Tom snuggled down in his bed.
Tom koltuğa uzanmış TV izliyordu.
Tom was snuggled up in an armchair watching TV.
Tom yatakta yatmış kitap okuyordu.
Tom was snuggled up in bed reading a book.
Tom battaniyenin altına kıvrılıp yatmıştı.
Tom snuggled under the blankets.
Tom sarılıp yatmaya çalıştı ama Mary onu itti.
Tom attempted to snuggle, but Mary pushed him away.
Tom'un kedisi bacağına dayalı kıvrılıp yatmıştı.
Tom's cat snuggled against his leg.
Keşke sarılıp yatabileceğim birisine sahip olsam.
I wish I had someone I could snuggle with.
Diyorum, ben, siz yeteri kadar rahat yapacağız. "
I say, and I'll make ye snug enough."
Mary Tom'a sokuldu ve kollarını onun boynuna attı.
Mary snuggled up to Tom and put her arms around his neck.
Köpek için verilen talimatların aynısını kullanın.
If they are specially loving snuggle cats, then that's all the better.