sedentary
/ˈsɛd(ə)ntɛɹi/4 hece
EN → TR
"sedentary" kelimesinin Türkçesi: yerleşik, sakin, sabit, bir yerde yerleşmiş olan, dışarı çıkmayan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyerleşik
Genelsakin
Genelsabit
Genelbir yerde yerleşmiş olan
Geneldışarı çıkmayan
Genel(zool.) bir yere yapışık. sedentarily yerleşik olarak. sedentariness yerleşik oluş.
Geneldaima oturarak vakit geçiren
Genelseyyar olmayan
Görsel




Tanım
•requiring sitting or little activity
Diğer Dillerde
Fransızcasédentaire
İspanyolcasedentario
Rusçaмалоподви́жный, осе́длый, сидя́чий
Arapçaحَضَرِيّ
Azericeoturaq
Kazakçaотырықшы
Felemenkçesedentair, stilzittend
Portekizcesedentário
Yunancaκαθιστικός
Korece앉은, 앉은뱅이, 정착성
İsveççestillasittande
Lehçeosiadły, siedzący
Ukraynacaосі́лий
Finceistuma-, paikallaan pysyvä, vähän liikkuva
Rumencesedentar
Macarcahelyhez kötött, ülő
Norveççesedat, stillesittende
Endonezcesambil duduk, sedenter
Bulgarcaзаседнал, непрелетен, седящ, уседнал
Katalancasedentari
İrlandacaneamhaistreach
İzlandacahreyfingarleysis-, kyrrsetu-
Telugucaకూర్చున్నట్టు చేసేపని
Belarusçaасе́лы
Etimoloji
From Middle French sédentaire, from Latin sedentārius (“sitting”), from sedeō (“to sit, to be seated”).
Kelime Ailesi
endosedentary
nonsedentary
sedentarily
sedentariness
sedentarism
sedentarization
semisedentary
unsedentary
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Mevsimlik dağılımın dışında yerleşiktir.
It is sedentary apart from seasonal dispersion.
Hem göçmen hem de yerleşik kuşlar için uluslararası öneme sahip bir bölgedir.
It is an internationally important locale for both migratory and sedentary birds.
Yerleşik topluluklar hâlinde yaşayan Cermenler ve Gotlar, bölgeye ilk yerleşim yapan halklardı.
The East Germanic Goths and Gepids, who lived in sedentary communities, were the first new arrivals.