resent
/ɹiˈzɛnt/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"resent" kelimesinin Türkçesi: gücenmek, içerlemek, bir şeyden dolayı kızmak, bir şeye içerlemek., zoruna gitmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgücenmek
Geneliçerlemek
Genelbir şeyden dolayı kızmak
Genelbir şeye içerlemek.
Genelzoruna gitmek
Tanım
•wish ill or allow unwillingly
Diğer Dillerde
Fransızcaavoir de l'amertume, exprimer son mécontentement, s'indigner
İspanyolcaindignarse, resentir, resentirse
Rusçaвозмути́ться, возмуща́ться и́з-за, возопи́ть, вопи́ть, негодова́ть, поднима́ть крик
Farsçaدلخور شدن
Felemenkçewrok koesteren, zich storen aan, zijn ongenoegen uiten
Portekizceressentir
Yunancaαγανακτώ
Japonca憤慨する
Fincepahastua, paheksua
Çekçecítit odpor, nelibě nést, nesnášet, zazlívat
Macarcaneheztel, rossz néven vesz, sérelmez, zokon vesz
Bulgarcaвъзмущавам се, негодувам
Katalancaresentir-se
İzlandacagremjast eitthvað, taka einhverju illa, taka eitthvað óstinnt upp, vera misboðið með einhverju
Etimoloji
From Middle French ressentir, resentir, from Old French resentir (Modern ressentir), from re- + sentir (“to feel”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom kırgın.
Tom is resentful.
Ona kızıyorum.
I resent that.
O imaya alındım.
I resent that implication.
Ve çok gücendim!
And I resent it!
Neden bana güceniyorsun?
Why do you resent me?
Korkak denilmesine gücendi.
He resented being called a coward.
O karışmaya sinirleniyorum.
I resent that implication.
Ben senin imana alınıyorum.
I resent your implication.
Biraz kızgınlık hissedebilirler.
They may feel some resentment.
Burada olmamıza güceniyor musun?
Do you resent our being here?
Yine de içerlediğim bir şey var.
But there is something in all this that I resent.
Burada olmam zorunuza mı gidiyor?
Do you resent my being here?