puddle

/ˈpʌdəl/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"puddle" kelimesinin Türkçesi: gölek, gölet, gölet, kirli su birikintisi, çiş yapmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgölek
Genelgölet
Genelgölet
Genelkirli su birikintisi
Genelçiş yapmak.
Geneldökme demiri ocakta tavlamak
Genelçamurlatmak (su)
Genelözlü çamuru su ile yoğurup sıva haline koymak.
Genelsıvacı çamuru
Genelçamurlu gölcük
Genelkumlu harç

Tanım

•eliminate urine
•something resembling a pool of liquid

Diğer Dillerde

Fransızcaflaque, flaque d'eau, gouille, puddler
İspanyolcacharco, cocha, encharcada, poza, pudelar
İtalyancapozzanghera
Rusçaлу́жа, обма́зка
Arapçaبِرْكَة, غَدِير
Kazakçaшалшық
Özbekçekoʻlmak, xalqob
Felemenkçeplas
Portekizcepoça
Yunancaλακκούβα με νερό
Korece웅덩이
Ukraynacaкалю́жа
Finceläiskyttää, lammikko, lätäkkö, leikkiä lätäkössä, muodostaa lätäkkö, putlata
Rumencebaltă
İbraniceשְׁלוּלִית
Dancapæl, pyt
Norveççepytt, sølepytt
Endonezcegenangan air
Vietnamcahũm, vũng
Bulgarcaло́ква, шляпам

Etimoloji

From Middle English podel, diminutive of Old English pudd (“ditch”), from Proto-Germanic *puddaz (compare Low German Pudel (“puddle”), Middle High German podel (“quagmire, mudhole”), Hunsrik Puttel, dialectal German Pfudel (“puddle”), German pudeln (“to splash about”)), ultimately imitative.

Kelime Ailesi

bepuddle
cuddle puddle
Liverpudlian
mudpuddle
puddle ball
puddle bar
puddle hopper
puddle jump
puddle jumper
puddle pirate
puddle up
puddle-jump
puddle-jumper
Puddledock
puddleful
puddlelike
puddler
puddlesome

Örnek Cümleler

Çocuk çamurlu suda yürüdü.
The boy walked through the puddles.
Toy yerdeydi, kanlar icinde.
There's the punk on the ground, puddle of blood.
O, su birikintisi üzerinden atladı.
He jumped across the puddle.
Yollarda birkaç su birikintisi var.
There are several puddles on the roads.
Tom bir su birikintisi içinde yürüdü.
Tom stepped in a puddle of water.
Tom su birikitisinin üzerinden atladı.
Tom jumped over the puddle.
Çamur birikintisine basmamaya dikkat et.
Be careful not to step in the mud puddle.
Tom çamur birikintisinin üzerinden atladı.
Tom jumped across the mud puddle.
Dün yağmur yağdığı için su birikintileri var.
There are puddles because it was raining yesterday.
Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.
After the rain, there were puddles on the street.
GÖKYÜZÜNÜN SU BİRİKİNTİSİConstellation name (optional)
PUDDLE OF SKY
Geçen bir araç bir su birikintisine çarptı ve üstüme su sıçrattı.
A passing car hit a puddle and splashed water all over me.