on hand

EN → TR

Tanım

•readily available

Diğer Dillerde

Almancavorhanden, zur Hand
İspanyolcaa mano
Rusçaв нали́чии, в распоряже́нии, на рука́х, под руко́й
Portekizceem mãos
Japonca手元に
Katalancaa mà
Galcegerllaw

Etimoloji

From Middle English *onhande, onhende, from Old English onhende (“on hand, demanding attention”), from Proto-Germanic *anahandijaz. Equivalent to on- + hand. Cognate with Icelandic áhendur (“within reach”). Compare offhand.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Üzerimde hiç para yok.
I don't have any money on hand.
Elimde fazla param yok.
I do not have much money on hand.
insanlar (bileğin üzerinde)
People (on hand)
Tom'un elinde hiç nakiti yok.
Tom doesn't have any cash on hand.
20 Aralık 1942'de 1.615 araç hazırdı.
1615 were on hand on 20 December 1942.
20 Aralık 1942'de 855 adet üretilmişti.
855 were on hand on 20 December 1942.
Eğer el kremi sürmezsen ellerin kuruyacak.
If you don't put on hand cream, your hands will get dry.
Tom ben onu istediğimde asla hazır değildir.
Tom is never on hand when I want him.
Sırbistan Savunma Bakanı Sragan Sutanovac da Brüksel'deydi.
Serbia's Defence Minister Dragan Sutanovac was on hand in Brussels.
İç saha maçlarını 53.985 kişi kapasiteli Jalisco Stadyumu'nda oynamaktadır.
A crowd of 45,890 is on hand at Metropolitan Stadium.
Ampulün yeni yerine takılması için bir elektrikçi de hazırda beklemekteydi.
An electrician was on hand to install the bulb into the new fire station's emergency generator.
Makedon sınır polisi temsilcileri, Sırp mevkidaşlarına yardıma hazır olacak.
Macedonian border police representatives will be on hand to help their Serbian counterparts.