Ana içeriğe geç
Sözlük
/
necklace

necklace

/ˈnɛkləs/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"necklace" kelimesinin Türkçesi: gerdanlık, kolye., gerdanlık, kolye. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgerdanlık
Genelkolye.
Genelgerdanlık
Genelkolye

Görsel

Kafasında mücevherli taç ve gerdanlık ile süslü chihuahua portresiTaç ve Mücevherli Gerdanlık Takan Bir Kraliyet Çitasının Görkemli PortresiAltın Taç ve Gerdanlıklı Kraliyet Zebrasının Büyüleyici Dijital Portresi

Tanım

•jewelry consisting of a cord or chain (often bearing gems) worn about the neck as an ornament (especially by women)

Diğer Dillerde

Fransızcacollier, supplice du pneu
İspanyolcacollar
İtalyancacollana, girocollo
Rusçaколье́, мони́сто, ожере́лье
Arapçaقِلَادَة
Azericeboyunbağı
Kazakçaалқа
Özbekçemarjon, shoda
Tatarcaколйә, муенча
Felemenkçeexecutie bij brandende rubberband, halsketting, halssnoer, halssnoer-achtig, ketting
Portekizcecolar, microondas
Korece목걸이
İsveççehalsband, pärlband
Lehçenaszyjnik
Ukraynacaкольє́, нами́сто, наши́йник
Çekçenáhrdelník
Macarcanyakék, nyaklánc
İbraniceעֲנָק, שרשרת
Latincemonīle
Dancahalskæde
Norveççehalsbånd, halskjede

Etimoloji

From neck + lace.

Kelime Ailesi

anodyne necklace
Casal's necklace
Colombian necklace
coral necklace
necklace poplar
necklace tree
necklacelike
necklacer
pearl necklace
sea necklace

Örnek Cümleler

Hoş bir kolye.
That's a pretty necklace.
O güzel bir kolye.
That's a beautiful necklace.
Kolyeni seviyorum.
I like your necklace.
Tom kolyeyi çaldı.
Tom stole the necklace.
Senin kolyen güzel.
Your necklace is beautiful.
O kolyeyi seviyorum.
I like that necklace.
O bir kolye sakladı.
She hid a necklace.
Bu kolyeyi kontrol et.
Check out this necklace.
Mary kolyesini çıkardı.
Mary took her necklace off.
Cebinden kolyeyi çıkardı.
He pulled the necklace from his pocket.
Ben gümüş kolye bakıyorum.
I'm looking for a silver necklace.
Kadın bir inci kolye taktı.
The lady wore a necklace of pearls.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod